• $7,4067
  • €9,0138
  • 442.695
  • 1535.73
25 Şubat 2012 Cumartesi

İş kocası mı; bir bu eksikti!

Bir süredir Amerika'da 'iş kocası'ndan söz ediliyor. Kadınların işyerlerinde uzun vakit geçirdiği ve sıkı arkadaş olduğu erkeklere 'iş kocası' demelerinin yankısı bizim gibi, koca kıtayı 50 yıl geriden takip eden memleketlerde nasıl kendini gösterecek?

Geçenlerde bir internet sitesinde okudum. Adamcağız karısını şikayet ediyor ve 'iş kocasını' kıskandığını anlatıyordu. İş kocası ne demek bir bakalım mı?
Bir tane kocayla baş edemeyen kadın için, 'iş kocası'ndan söz etmek bile yeterince acımasızlık olur. Ancak Amerika'da böyle bir kavram oluşmaya başladı, önceleri kadınlar esprili bir şekilde iş arkadaşlarından 'işyeri kocam' diye bahsettiler. Zamanla da kavram yerleşti ve gündelik yaşamda kullanılmaya başlandı. Peki doğru mu? Hiç sevimli bulmadığımı söylemeliyim, ben ki kadınların erkekleri ezdiği hikayelere, fıkralara bayılırım; erkekleri ezme fikriyle bile kendimden geçerim. Bahsedilen kavramı sevmedim çünkü bunu derhal 'işyerinden karım'a çevirir bizim adamlar. İşin içine namus kavramı girer, bu esprili yaklaşımdan etkilenen yaralı bir koca işyerine gelip herkesi delik deşik eder! Hadisenin öteki yüzünü düşünmek bile korkunç yani. Tek taraflı bakmak da objektif olmayacak. Çıkamadım içinden...
İnternet sitesinde karısından şikayet eden adam 'Karım ve iş kocası sürekli seyahatlere gidiyorlar, çok iyi vakit geçirdiklerini söylüyorlar. Toplantılardan artan vakitlerinde müzeleri geziyor ve yemeklere gidiyorlarmış' diyordu. Asıl derdini sonradan anladım, son cümlesi 'Acaba karım beni aldatır mı' idi... Orası Amerika idi ve muhtemelen adam elini kana bulamayacaktı. Modernizm hoş gibi duruyor uzaktan ancak ortalarda bir yerlerde buluşulamaz mı?
Ne o kadar geniş, ne de bizdeki gibi dar görüş taraftarıyım. Geniş bakınca midem bir tuhaf oluyor, evde gül gibi kocamı bırakıp da ne diye elin adamıyla müze gezeyim? Tamam benim koca müzeden anlamıyor olabilir, tiyatroya burun kıvırabilir, opera dediğimde ağzımı burnumu kırmak isteyebilir ama sevmişim de almışım adamı bir kere. Hem kocam futbol maçına bir kadınla gitse üzülmez miyim?
O kadar dar da bakamıyorum meseleye... O zaman iş mizahi bir boyut kazanıyor. İşyeri görümcem, işyeri kaynım, işyeri kaynanam gibi gittikçe büyüyen bir akrabalığa dönüştürürüz, kocayla yetinmeyiz biz. Kendimize bakalım; kadınlar kocalarıyla konuşamıyorlar, dertleşemiyorlar. İlginç bir şekilde adamlar da karılarıyla iletişim kurmayı sevmiyor. Başka insanlarda, işyerindeki arkadaşlarında tatmin ediyorlar sohbet etme ihtiyaçlarını. Ne yazık! Karısının çok konuştuğundan şikayetçi adam, tarifi zor bir şekilde işyerindeki kız arkadaşının derdini dinleyebiliyor. Kocasından durmaksızın şikayet eden kadın, işyerindeki erkek arkadaşının tavrından asla şikayet etmiyor... 'O halde yanlış kişilerle mi evleniyoruz' diye bir soru takılıyor aklıma, 'Evdekinin ne günahı var' diye de düşünüyorum. Dedim ya evdekiyle baş edelim önce, işyerindekileri kendi karıları düşünsün... Elalemin kocasına kültür turu yaptırmak bize mi kaldı canım!

Haftalık
- Can Bonomo ilk beşe girer mi? İlk üçe girer mi? Birinci olur mu? Şarkı çalıntı mı? Nakaratı var mı? Türkçe mi söyleseydi? Biz konuşaduralım çocuk gidiyor yarışmaya; dua edelim de o berbat ceketi giymesin ve ekibe birkaç tane dansçı kadın alsın...
- Kate Moss felç geçirmiş. Moss bir ikon, bir minik dev, bir moda tanrıçası; fanatikleri hayli üzülmüş. Ona 'İyileş ve hayata geri dön, artık içme, uyuşturucu kullanma, bizi bırakma' diye mesajlar yolluyor. Onu öpmek ve iyileştirmek istiyorlar, 'Kiss Me Kate' filmine gönderme yapıp, 'Kiss Me Back Kate' diyorlar. Hayranlarına gelene kadar bakalım Moss, çocuğunu öpebilecek mi?
- Kocayı ve böbrekleri paylaşan kadınlardan pek bahseden olmadı. Poligaminin varlığının altını kırmızı kalemle çizen olayın kahramanları iki kadın ve bir erkek. Kadın böbrek hastası ve ihtiyacı olan böbreği kumadan alıyor. Birincisi, Allah kimseye böyle hastalık yaşatmasın, ikincisi kimsenin kuması olmasın; üçüncüsü de verecekse böyle kuma versin mi demek lazım, bilemedim...
- Mağara diyeti gerçekten sağlıklı mıydı? Bir makale okudum ve çok fena beslendiklerini öğrendim. Hayat öyle kiviyle, avokadoyla, mangoyla, ananasla geçmiyormuş a dostlar. Mağara devri deyince akıllara yanar-döner meyve tabağı gelmesin çok rica ederim. Börtü böcek yiyorlarmış en çok...

<p>Amerika Birleşik Devletlerinde 46. Başkan Demokrat Lider Joe Biden oldu. </p><p>ABD'de yeni

ABD'de yeni dönem başladı

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Malatya'da depremin izleri devletin yardım eliyle siliniyor

Merve Boluğur yalanlamıştı... Işın Karaca açtı ağzını yumdu gözünü