• $7,33
  • €8,8094
  • 404.679
  • 1523.63
21 Ocak 2012 Cumartesi

Değişmeyen tek şey değişim!

'Ben erkeğin spor yapanını severim, göbekli erkeklere tahammül edemem' diyen Hülya Avşar, görünen o ki hayata artık gönül gözüyle bakmaya başlamış. Belki de sadece spor yapmanın ve güzel bir vücuda sahip olmanın sevmek/sevilmek için yeterli olmadığını anlamıştır...

İşte şu adam tam benim tipim' diyenleri hiç anlamamışımdır. Bir de hayatlarına gireceği olası erkeği tarif edenleri, 'Saçları koyu, gözleri açık renk olsun, olgun olsun, kadın ruhundan anlasın, eh bir de iyi bir işi olsun'...
Salt dış görünüşün veya sergilenen imajın bir 'anlam' ifade etmediğini düşünürüm, eski kafalıyım. Sert hatlı, önermeler içeren, kesinlik naraları atan cümleler kurmam; hele de insanlarla, hayatla alakalı. Hayat öyle ki, bir bakarsınız yanından bile geçmeyeceğiniz biriyle yan yana oturmaktasınız. Öyle çaresiz kalırsınız ki yapmam dediğiniz işi yaparsınız. Öyle aç kalırsınız ki, asla yemem dediğiniz bir yiyecek için ağzınız sulanır.
Veya öyle olması gerektiği için öyle gelişir olaylar, siz değişirsiniz, eskiden yapmadıklarınızı yapar olursunuz...
Bakıp da hayran kaldığınız adam konuşmaya başlayınca yanından kaçmak istersiniz. Öte yandan pek de beğenmediğiniz bir erkek ayaklarınızı yerden kesebilir. 'Spor yapan, kaslı vücudu olan, boyu uzun' diye ballandıra ballandıra tarif ettiğiniz adam bir bakarsınız sadece fotoğraftan ibaret. Büyük konuşmamak lazım, büyük cümleler etmeden büyük düşünmek lazım. Zaten insan yaş aldıkça bu özellik de kendiliğinden gelişiyor. Daha çok yirmili yaşlarda sarf edilen ve 'asla' ile başlayan cümleler yerini 'olabilir, neden olmasın'lara bırakıyor.
2011 Ekim'inde Hürriyet gazetesine verdiği bir röportaja rastladım, Hülya Avşar şu cümleleri kullanmış:
- Bana genç sevgili olmaz. Zannetmiyorum. Ben öğrenmeyi, gelişmeyi seviyorum. O da senden küçüklerle sanki çok mümkün değil. Ya da ben olabileceğine inanmıyorum. Ne diyorsam, tek bir cümlede anlatabilmeliyim, iki saat ona izah etmemeliyim. Her şey de seks değil. Ben, beynimle sevişmeyi seviyorum. Beyniyle sevişebildiğim erkeğin seksinden zevk alıyorum. O yüzden genç sevgili zor.
- Şişman erkeleri yatağa almayı bırak, suratına bile bakmam. Bakamıyorum. Basbayağı midem bulanıyor. Bana pis geliyorlar! Düşünsene bir gün önce belki içki içti, ne yedi ne yaptı, ne etti, vücudunda onlar, hala duruyor. Göbekli erkeklere de tahammül edemiyorum. Erkeğin spor yapmaması demek, benim için ilkokul mezunu bile olmaması gibi bir durum.
Görünen o ki, Hülya Avşar büyük konuşmuş, zaten hep öyle yapmadı mı? Karşılığı olmayan cümleler kurdu, hep gardını alarak söze başladı. Şaşırtıcı değil bu durum. Hülya Avşar markasını yaratmadan önceki yıllara bir gidelim...

EĞİTİM ŞART!
Spor yapmayan erkekler girmiştir elbette hayatına. Sinemaya başladığında, en güzel yıllarında; beraberlik yaşadığı söylenen bazı işadamları hiç de sporcu özelliği taşımıyordu. İbrahim Tatlıses ile aşk yaşamıştı, zamanın magazin basını sayfa sayfa bu aşkı konu ediyordu ama Hülya Avşar henüz kendini tanıma aşamasındaydı. Sadece 'En güzel benim' söylemleri başlamıştı...
Ne istediğini bilen, istediğini elde eden, maddi /manevi güce kavuşmuş insan için, herhangi bir şeyi işaret etmek kolaydır. İşte o aşamaya geldiğinde, Hülya da arzu edilen değil, arzu eden kadın olarak, belki de kendine göz diken birtakım insanları uzaklaştırmak için hedef belirtmiştir.
İnsanın yolunun kesiştiği herkes bir sonraki aşk/ iş hayatı için belirleyici oluyor aslında. Ne garip...
Hülya Avşar'ın ilişki yaşadığı iddia edilen beyefendi mutlaka çok kıymetlidir, çok kıymetli bir aileden gelmektedir, toplumda ve iş hayatında itibar sahibidir. Ancak şu dakikadan sonra 500 gram da alsa 500 gram da verse haberdir...
Hülya Avşar bir başka büyük cümle kurana kadar durum değişmeyecektir...

Haftalık...
- Nuri Bilge Ceylan'ın hırkası ve Meltem Cumbul'un elbisesi, bu haftanın en çok konuşulan olaylarıydı. Birileri başarır birileri konuşur, kural değişmedi.
- Ciddi bir ameliyat geçiren gazeteci Şermin Terzi'ye geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz, tez zamanda sağlığına kavuşsun inşallah.
- Ahmet Hakan'ın ekranda sarf ettiği 'Hepimiz Ermeniyiz' cümlesi şahane, Yılmaz Özdil'in 'Yasin Hayal'di gerçek oldu' yazısı muhteşemdi.
- Levent Kırca yeniden program yapmaya başlayacakmış, nerelere kaçsam?

<p><span>28 Şubat darbesiyle iktidardan uzaklaştırılan ve bu uğurda büyük bedeller ödeyen Erbakan'ı

CHP'nin 'Erbakan' ilgisi

İstanbul'da yüzde 50 kapasiteyle kafe ve restoranlar ilk müşterilerini aldı

Yeni normalleşme süreciyle okullarda yüz yüze eğitim başlandı! İşte ilk kareler

Madde madde kademeli normalleşme dönemi! İşte merak edilen soruların cevabı