• $7,4521
  • €9,059
  • 444.107
  • 1565.01
30 Temmuz 2011 Cumartesi

Bir daha asla evlenmem

76 yaşındaki efsane oyuncu Shirley MacLaine, nisan ayında yayınlanan son kitabı 'I'm Over All That and Other Confessions'da hayatı ve aşkları hakkında çılgın açıklamalar yapmış.

Shirley MacLaine, 12. kitabı 'I'm Over All That and Other Confessions'ı yayınladı. Yaklaşık olarak 'bitirdiklerim/aştıklarım ve diğer itiraflar' şeklinde çevirebiliriz kitabın adını.  www.dailymail.co.uk adresinde okuduğum makalede oyuncunun kitabından bazı bölümlere yer verilmiş. İşin ilginç tarafı, 76 yaşında bir kadının aşk ve seks hayatıyla alakalı açıklamalar yapması ve ülkesinde bunun hoşgörüyle karşılanması. Malum bizim memlekette hoşgörü kelimesinin karşılığı bilinmiyor!
Hikayeye en baştan başlayacağım; MacLaine, 1934'te Virginia'da doğmuş ve konservatuarda okuyarak balerin olmuş. Oyuncu olmaya karar vermiş, bir iki denemenin ardından şansı yaver gitmiş ve kendini kısa sürede Hollywood'da başrol oyuncusu olarak bulmuş.

OYUNCULARA AŞIK OLDUM
'Hiç de güzel ve seksi bir kız değildim, beni başroldeki karakter oyuncusu olarak kabul ettiler' demiş kitabında Shirley MacLaine. 30 yıl süren bir evlik yapmış işadamı Steve Parker ile. Kitabın evlilikle alakalı bölümü hayli ilginç, 'Biz çok açık bir çifttik, evliliğimiz boyunca ikimizin de aşkları, ilişkileri oldu. Steve ve ben çok iyi arkadaştık'...
Gerçekten de erkeklerin ve kadınların 'tehlikeli' bulmayacağı fizikte bir kadın Shirley, sevimli, tatlı, güvenilir bir kadın. Kimse eğer kendisi açıklamasaydı onun kocasını hem de defalarca aldatan biri olduğunu bilmeyecekti.
'Filmlerimde başrolü paylaştığım erkeklerle ilişkim oldu, birçoğundan çok etkilendim' diyerek anlatıyor hikayesini; 'Robert Mitchum'a aşık oldum ve Yves Montand ile aşk yaşadım. Ancak o kadar yaşlandım ki sevişip sevişmediğimizi hatırlamıyorum bile'...
Yaşadığı aşkların duygusal olduğunun altını çiziyor MacLaine, sekse dayalı ilişkilerin kendine göre olmadığının da. Oscar ödülü kazandığı 'Sevgi Sözcükleri'nde başrol paylaştığı Jack Nicholson ile hiç yakınlaşmamaları ilginç, 'Jack gereğinden fazla tehlikeli bir erkekti, ben kontrol edilebilir çılgınlıkları severim'. Peki ya Jack Lemmon? 'Lemmon da fazla tehlikesizdi. İkisinin ortası erkekleri tercih ettim'...
Dansçı olduğu için vücudundan yana pek şikayeti olmamış, '60'larıma kadar idare etti beni vücudum, ancak yağlarımı aldırmak istedim sonradan ama doktor istemedi, ben de bol pantolonlar giyiyor ve bolca yürüyüş yapıyorum'...
Güzellik konusunda bir takıntısı yok, '15 yaşımdan 40'a kadar aynı yüze sahiptim neden sonra bir anda büyükanne rolleri gelmeye başlayınca yüzümü gerdirdim. Gerçekten de sonuç şahane oldu, bir süre gözlerimi aynadan ayıramadım. Ancak bilginiz olsun, devam eden bir ilişkiniz varsa ameliyatı gizli saklı yaptırın ve ameliyattan sonra sakın sevişmeyin. Dikişleriniz patlayabilir'...
Asla uyuşturucu kullanmamış MacLaine, davetli olduğu bir evde gecenin bir yarısı garson tepside uyuşturucu getirmiş ve ikram etmeye başlamış, ne olduğunu anlamadan kahvesine koca bir kaşık dolduruvermiş Shirley, şeker zannederek 'Bir daha da o eve davet edilmedim nedense'.
Son aşkı 11 yaşındaki köpeği Terry, koca çiftlikle beraber yaşıyorlar, MacLaine yakın arkadaşlarının da tıpkı kendisi gibi artık seksten bahsetmek istemediğini ve seksten sıkılan insanlarla arkadaşlık yapabildiğini söylüyor.
'Şöhretin bedeli ruhun parçalanmasıdır, sahne ışıkları insanı kör edebilir, şöhret sahte Tanrı'dır' diyor yaşadığı onca 'şöhret'in ardından, kitapta en yakın arkadaşı Liz Taylor ile olan dostluklarına ve sırlarına da yer vermiş. Kitapta Shirley MacLaine'in güzellik tavsiyeleri de var, 'Bir kadın nasıl oturacağını bilmeli, asla gün ışığına sırtınızı vermeyin, doğal ışık en iyisidir, tam tepeden gelen ışık sizi büyükanne gibi gösterir. Marlene Dietrich bana çenenin altına sıkı ve neredeyse görülmeyecek kadar ince bir zincir takmayı öğretmişti. Böylece doğal bir yüz germe elde ediyordu. Bir de küçük inci tanelerini sutyenin içine koyar ve göğüslerinin çekici göründüğüne inanırdı'...
Efsane oyuncunun efsane anıları birçok yönden hayat dersi veriyor okuyana, ancak düşünmeden edemiyorum, ne zaman bir Ajda Pekkan, Türkan Şoray kendi zincirlerinden kurtulup da samimi birer otobiyografi yazacaklar? Ve ne zaman onların yazdığı samimi kitapları, bizler eleştirmeden okuyacak ve onları oldukları gibi sevmeye devam edeceğiz...
NOT: Pekkan ve Şoray adları örnek olarak verilmiştir... Şahsen ben en çok Filiz Akın'ı merak etmekteyim, hakkında onca söylenen doğru muydu? Keşke yazsa...

HAFTALIK
- Arkadaşımız Oray Eğin, geçtiğimiz hafta haklı olarak sitem etmiş bana. Yazgülü Aldoğan'ın yöneticileri tarafından uyarılarak daha az siyasi yazılar yazmasının istendiğini Oray Eğin'in köşesinde okumuştum ve ardından Aldoğan ile röportaj yapmıştım. Yönetim katıyla kurduğu ilişki sayesinde olup bitenden haberdar olduğunu söyleyen Eğin, röportajımda kendisine atıfta bulunmadığımı hatırlatmış. Gecikmeli olarak atıfta bulunuyor ve kendisinin en kıymetli haber kaynaklarımdan biri olduğunu bilmesini istiyorum.
- İki hafta önce Ayvalık'ta 'Ay Büyürken Uyuyamam' setinde ziyaret etmiştim Şerif Gören'i. Oğlu Mehmet'in yapımcılığa başlamasıyla yönetmenliğe geri dönen ve 'kamera' diyen Gören heyecanlıydı. Fırat Çelik filmin başrolünde, sahne gereği dayak yemiş ve perişan bir halde yakaladım kendisini. Ustanın yeni filmini heyecanla bekliyorum, izlediğim sahneyi onlarca defa tekrarlattı, oyuncuların performanslarına inanamadım. Bakalım ortaya nasıl bir 'Gören' ortaklığı çıkacak?

<p>Popüler sosyal paylaşım sitesi Facebook da Türkiye'ye temsilci atamaya karar verdi. Açıklama, rek

Türkiye'de temsilcilik açmayan sosyal medya şirketlerini neler bekliyor?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Yusufeli Barajı'nda sona yaklaşıldı

Yurt genelindeki 90 yaş ve üstü evlerinde aşılanıyor