• $7,4627
  • €9,024
  • 437.81
  • 1524.49
09 Temmuz 2011 Cumartesi

Baba sevgisi yaşamayan kızlar daha şanslıdır

Şahane babaya sahip biri olarak 'baba ilgisizliğini' hiç bahane gösteremedim başarısızlıklarımda. Babasız kızlar istedikleri gibi hata yaparlar oysa. Bazıları hayatın babasız kızlara zor olduğunu söyler ama bal gibi yanılır...

GİRİŞ: Bir süre önce arkadaşlık sitelerini incelemiştim. Geçtiğimiz hafta da yurtdışı ve içindeki arkadaşlık sitelerini karşılaştırdım. Bizde kadınlar yaşlı erkek tercih ederken, yaşlı erkekler de kendilerinden en az 10 yaş genç kadın arzuluyorlar. Yurtdışında durum ilginç, herkes kendi yaş gurubundan sevgili istiyor...
GELİŞME: Babasıyla arası olmayan, ihmal edilen, ilgi-alaka görmeyen kızları kıskanmışımdır hep! Hayatın onlara kolay olduğunu düşünürüm. Baba sevgisi yaşamayan kızlar hata yapabilirler, yanlış adım atabilirler, kötü evlilik yapabilirler... Her zaman mazur görülürler, her zaman bahaneleri hazırdır; 'Baba sevgisi nedir bilmedim ben!'...
Nedense her erkekte baba sevgisi ararlar, erkeklerle istedikleri kadar tecrübe yaşayabilirler ve bu arayışları hiç bitmez... Gerçekten de bu konuyu bir uzmana danışmalıyım, neden hayatına sokacağı erkekte yaşayamadığı baba sevgisini arar ki bir kadın? Baba sevgisi arıyorsa neden bir yaşlılar yurduna gidip orada kendine eş-dost, manevi bir baba edinmez? Orada alaka bekleyen ve kızları tarafından ihmal edilmiş babalar yok mudur?
Mesela bakınız, hiç Maserati'm olmadı ama Maserati amblemini alıp kendi arabama takmadım! Öyle ya Doğan görünümü verilen Şahin'lerle alay etmedik mi biz zamanında? O halde neden adamcağızın birine baba misyonu yükleyelim, kaldı ki onunla sevgili olacağız...
Hayatta denklik diye bir kavram vardır dostlarım, o denklikte bahtınıza bir yaşlı erkek düştüyse ve onu koca diye kabullenmek istediyseniz alın başınızın tacı yapın.
Hayatta eksik yönleri tamamlamak diye bir kavram daha vardır, hangi yönünüz eksikse onu tamamlayacak birini sokarsınız hayatınıza. Fakirseniz zengin istersiniz, kötü kalpliyseniz iyi birini istersiniz, kıskançsanız kıskanç olmayan birini arzularsınız. Siz isteseniz de istemeseniz de öyle sonuçlanır neticede, 'Bu adamı nasıl sevdim ben, istemediğim tüm özellikler onda var' diyen bir dolu kadın tanıdım. Sevmişlerdi çünkü eksiktiler, naif bir kadının kaba bir erkekle beraber olması gayet açıklanabilir bir durumdur böyle bakınca. Ya da gayet efendi bir erkeğin, şirret bir kadınla bir ömür geçirmesini nasıl açıklarsınız? Bahsettiğim eksik yönleri tamamlamak kavramıyla elbette...
SONUÇ: Fakir ve yaşlı erkekle evlenir misiniz? İşin en can alıcı kısmına geldim, hazır mısınız duymaya? Yaşlı erkeklerle evlenen kadınlara bakınca şunu gözlemliyorum, hiçbiri köşesine çekilmiş emekli amcalar değil. İlginç değil mi? Amcaların da zaten hali vakti yerinde olunca öyle bir öz güvenleri oluyor, öyle şakıyorlar ki bülbüller gibi, genç kadınların gözleri dönüveriyor. İşte tam bu tuhaflıkta da 'Baba sevgisi yaşamadım' diyenleri tokatlamak istiyorum, 'Güzel kardeşim sen beni aptal mı sandın, bak işte bal gibi adamı kandırdın, sen bu yaşadığını aşk mı sandın, adam gerçekten çok zenginse yeni kadın gelecek emin ol, sen fena aldandın'...
İTİRAF: Sakın hainlik yapıp geçmişimi yüzüme vurmayın. Tamam, 19 yaş büyük biriyle evlenmiştim bir zamanlar ve fekat zengin değildi. Baba sevgisi değil ama olgunluk, oturmuşluk ve sağduyu aramıştım. Yanlış seçimdi ve bahanem de yoktu...
İTİRAF 2: Olgundur diye yaşlı bir adamla evlenmeyi düşünen kadınlara uyarı; genç ve sağlıklı erkekle beraber olun. Olgunlaşmak diye bir şey yok, erkekler de ciddi olarak yaşlanıyorlar... (Yaşlanmak: Pörsümek, sarkmak, gevşemek, gıdısı çıkmak, göbeklenmek, performans kaybetmek...) 
İTİRAF 3: Üstelik tüm bunları söylersek, bu durumda genç kadınla evlenen yaşlı erkek için de 'Kız evlat eksikliğini tatmin ediyor' dememiz gerekir ki berbat bir duruma düşeriz harbiden...

Hangi erkek daha çekicidir?
Geçen haftalarda yaşanan ve magazin dünyasını ziyadesiyle meşgul eden evlilikler yüzünden (Ayşe olsun, Kate Moss olsun, Prenslerden Albert ve William olsun) yatıp kalkıp dedikodu yapar oldum. Yakın çevremle yaptığım dedikodu beni kesmeyince ama onlar benden bunalınca, twitdaşlarla yazışmaya başladım. Art arda sorular sordum canım takipçilerime, 'Karınıza güvenir misiniz', 'Hangi erkeğe güvenilir', 'Hangi meslek grubu çapkınlık yapmaya daha elverişlidir' gibi. Sağ olsunlar cevapladılar sorularımı ve ortaya hiç de şaşırmadığım sonuçlar çıktı. Erkeklerin tam yarısı kadınlarına güvenmiyor ve 'Kadının sağı, solu belli olmaz' diyor, kadınlar erkeklere güvenmediklerini empoze edip asında güveniyorlar ve 'Onları korkutmak ve sürekli canlarına okumak lazım' diyorlar. Kendilerini öven, iltifat eden, hediye alan, jest yapan erkekleri çekici buluyor kadınlar ama erkekler bunları ancak ilk iki ayda yapıyor. Erkekler 'Sana hesap mı vereceğim, dırdır yapma' diyenlerin mutlaka kadını aldattığını itiraf ediyor. Her iki cinse göre de en çapkın meslekler şöyle: Rehber, doktor, reklam metin yazarı, kuaför, satış elemanı, pilot, halkla ilişkiler uzmanı, gazeteci, sporcu...
NOT: Kadınların arzu nesnesi Brad Pitt bu arada, kadın okuyucu onunla röportaj yapmamı istiyor. 'Yakından bak ve bize anlat' diyorlar... Oldu...

İtalyan Glamour Dergisi'nde İstanbul
Dergi İstanbul'u 'favori şehir' olarak göstermiş haziran sayısında. Sultanahmet'teki Emma Saray ve Alzer Otel önerilmiş, Caferağa Mahallesi'ndeki Çiya Sofrası'nda ve Beşinci Kat'ta mutlaka yemek yensin denmiş, Armada Terrace'ta içki çilsin, 11:11'de eğlenilsin, Paris Texas'tan alışveriş yapılsın denilmiş... İstanbul'u turist gibi yaşamak isteyenler Glamour'a takılsın bu hafta sonu...

Normal mi?
l 7 farklı bikini alıp, her zaman aynı bikiniyi giymek!
l Sevgiliyi sevmeye devam edip, yerine koyacak yeni birine bakmak!
l Tavsiye isteyip bildiğini okumak.
l Tantrik seksin sıkıcı olduğunu düşünmek ve hiç denememek!
l Telefon etmemek, mesajla mazeret bildirmek!

HAFTALIK
l Kabus: Hilal Cebeci'nin fotoğrafları ve bir televizyon programına başlama ihtimali. Aklıma gelen olur benim, aman diyeyim de...
l İngilizlerin Zeki Müren'i Elton John bizzat benim salona gelip söylese dinlemeyecektim ama konsere gitmediğim için üzgünüm. Ben sosyal hayatın içindeki, hatta göbeğindeki en        a-sosyal kadınım        a dostlar... Hem gitmem, hem pişman olurum. Bir de...
l Durmaksızın kaç saat alışveriş yapabilirim diye merak ediyorum. Böyle bir deneme yapmalıyım, her sabah saat 10'da başlayacağım, akşam 10'a kadar para harcayacağım; şahane olmaz mı? Mevsimine göre, artık ne olursa. Elbise, ayakkabı, kahve makinesi, derin dondurucu, gözaltı kapatıcı, leopar desenli tayt, bizzat leopar... 
l Geçmiş olsun: Yiğit Bulut ve ayağını ısıran farecik; ikisine de üzüldüm ben, hislendim.

<p>Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla, koronavirüs aşısına dai

Bakan Koca paylaştı: Aşı uygulaması hakkında pratik bilgiler

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

İzmir'de aslan yavrusu bulundu

İran, Hint Okyanusu'ndaki temsili hedeflere uzun menzilli balistik füzeler fırlattı