• $7,6921
  • €9,1281
  • 416.628
  • 1532.87
16 Nisan 2011 Cumartesi

Aynı kadını sevmek...

En iyi arkadaşınızla huyunuz suyunuz benzer, hele de uzun yıllara varan bir arkadaşlıkta kardeşten öte olursunuz. Aynı kitapları okur, aynı yemekleri sever, aynı filmlerden zevk alırsınız. Peki, aynı insana aşık olabilir misiniz?

Bir kadın birbirinden çok farklı iki erkekte de aradığı aşkı bulabilir. Karar aşamasında ise en az bir kişi mutsuz olacaktır.

Bu hafta vizyona giren 'Bizim Büyük Çaresizliğimiz' işte bu konu etrafında örüyor ağlarını. Üç kişilik bir aşk anlatılıyor filmde, üç kişi için de son derece zor bir durum olsa gerek. Oyuncular muhteşem, hikaye de; bakalım büyük çaresizlikte bir sonuca ulaşılabilecek mi, mutlu olunabilecek mi?
Woody Allen imzalı 'Bercelona Bercelona'da da trük aynıdır, üçlü bir aşk anlatılır. Tutku dolu tuhaf bir aşktır anlatılan, usta yönetmen kendi diliyle sonlandırır filmi ama hepsi için de yeni bir başlangıçtır varılan nokta... Burada fark iki kadın ve bir erkeğin anlatılmasıdır.
İki yakın erkek arkadaş aynı kadına aşık olursa... 'Bizim Büyük Çaresizliğimiz'in konusu işte bu. Yakın erkek arkadaşlar gerçek hayatta kardeş gibidirler. Birbirlerini her koşulda korur, kollar, arka çıkar ve severler, asla 'satmazlar'. Hatta kardeşlerinden daha çok arkadaşlarını severler. Mahalle arkadaşı, asker arkadaşı erkekleri için çok önemlidir, paralarını, namuslarını emanet ederler birbirlerine.
Aynı kadına aşık olan iki erkek kadar, aşık olunan kadının durumu da berbat değil midir? Aynı zamanda tanışmışlarsa bir de! Bir zamanlar yakın bir kız arkadaşımın başına gelmişti, iki arkadaş da ona talipti; biriyle evlenmiş ama aklı hep diğerinde kalmıştı. Daha yakışıklı ve zengin olanı seçmişti, serseri ruhlu olan ve geleceğini garanti altına alamayacağı erkeğe yüz vermemişti. Ancak kızgın, kırgın ve ruhen yıpranmış olduğu zamanlarda kendini hep sorgulardı; 'Acaba yanlış seçim mi yaptım?'.  Kadın bildiği sığ sularda yüzmek istemişti sadece, maceraya hazır değildi ve korkuyordu...
Bu durumda erkeklerden biri zafer kazanmış, diğeri yenilmiş midir? Seçilmeyen ve çekip giden bir yandan kaybetmiş gibi görünse de, aslında elde edilemeyen midir?
Sevdiği kadınla evlenen erkekse bir yandan en yakın arkadaşını kaybetmiştir... Mutluluk varsa mutsuzluk da kapının önündedir. Döngü...
Erkekler açısından bakalım, bir başkası için, en yakın arkadaşınız için kendinizi feda edebilir misiniz? İşte önemli soru bu, insan kendini mi daha çok sever (ya da sevmeli) arkadaşını mı? Çaresizliğin büyüklüğü işte burada, sonuçta ne olursa olsun üç kişi de mutsuz olacak. En iyisi yaşanan garip üçgeni ilk fark edenin çekip gitmesi bana kalırsa, alevlenmeden aşk, sırt çevirmek. Aşk paylaşılamaz ama aşık olunan paylaşılabilir... Kim daha büyük seviyor, kim daha deli aşık, kim daha fedakar, fedakarlık akıllılık mı; cevapların ortaya çıkacağı en berbat arena işte burada. Kimse içinde olmak istemez eminim ama beyazperdede başkalarının dramını veya 'çaresizliğini' seyretmek tuhaf bir zevk veriyor bana itiraf etmeliyim...

<p>Cumhurbakanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Türkiye - ABD ilişkilerine dair açıklamalarda bulundu. Kal

'NATO savunma sistemine entegre edilmeyecek'

Yaren Leylek ve Adem Amca, 10'uncu yılda da buluştu

Bitlis'te besiciler kış şartlarındaki zorlu mücadelesi

Tarihin sıfır noktası: Göbeklitepe dikkatleri üzerine çekmeyi sürdürüyor