• $8,3343
  • €10,1809
  • 500.449
  • 1462.22
18 Ocak 2014 Cumartesi

Ayılara fısıldayan kadınlar

‘Köpeklere Fısıldayan Adam’ı duymuşsunuzdur, Cesar Millan. Gidiyor; eğitimsiz köpeklere birkaç numara çekiyor, köpek sahipleri mutlu oluyor. “Bu da iş mi?” diye soracağım Sayın Millan’a. Bizim memlekette nice kadın ‘ayı’larla yaşıyor, onları eğitmeye adıyor bütün bir ömrü; n’aber?

İŞİN şakası bir yana, gerçekten güzel programlar yapıyor köpek eğitmeni Cesar Millan. ‘Sürünün Lideri’ yeni programı, sadık okuyucu hatırlayacaktır. Bir süre önce Millan’a seslenmiş, “Köpekleri eğitmek de iş mi, gel de bizim adamlara bir şeyler öğret demiştim”; ses seda çıkmadı. Bahsettiğim yazıdan sonra çok sayıda elektronik posta aldım kadın okuyucumdan. Yazıya çok güldüğünü, eğlendiğini söyleyen de vardı; yazıyı ciddiye alarak “Aşk olsun, bizim adamların eğitime ihtiyacı mı var?” diyen de. İlginç bir şekilde, kocasından, nişanlısından, sevgilisinden ‘ayı’ diye bahseden ve yaşadıklarını paylaşanlar da oldu ki ziyadesiyle şaşırdım. Kocasına “Ayı” diyen bir kadına “Neden devam ediyorsun birlikte olmaya?” diye sordum, cevabı daha da ilginçti “Kocamdan ayrılsam hayatıma başka bir ayı girecek, en azından buna alıştım...” İstanbul’dan yazan, gayet iyi bir işi, bir kızı ve güzel bir hayatı olan, 40’larında bir okuyucum bakın nasıl anlatmış yaşadıklarını; “Kocam, çok hoş bir adamdır; yakışıklıdır. Tertemiz giyinir, tıraş olmadan, parfüm sürmeden sokağa çıkmaz. Evde durum farklı, ciddi bir gaz sıkıntısı var. Evlendiğimizden bu yana, sıkıntısı arttı çünkü ilk aylarda pek belli etmiyor ya da hemen banyoya koşuyordu. Akşamları aynı odada televizyon seyretmek bir işkence artık, sanki bir başınaymış gibi davranıyor ve çok rahatsız oluyorum bu durumdan. Başta birkaç kez uyardım, hoşuma gitmediğini söyledim. Anlamıyor, dinlemiyor. Ben de duymazdan geliyorum, diyelim ki 15 defa gaz kaçırıyorsa, iki tanesine tepki veriyorum. Bardağı taşıransa, geçen akşam ona ‘Ya yeter artık, tuvalete gitsene’ demem oldu. Bana ne dese beğenirsiniz: Sıkıldım artık söylenmenden; bır bır bır amma konuşuyorsun, sıktın beni...”
Okuyucum, kocasının kendisine değer vermediğini düşünüyor. “Boşanacağım, sizce doğru mu yapıyorum?” diye sormuş, buna cevap vermek güç... Bir başka elektronik postadaysa bir başka ‘ayı’dan söz ediliyor. “Tanıştığımızda beni en çok etkileyen arabaya binerken kapımı açması oluyordu, bu durum üç ay sürdü. Sonrasında bıraktı, neden artık yapmadığını sordum. Çok konuştuğumu ve benim de değiştiğimi söyledi. Geçen yaz tatile gitmiştik, akşam yemeği yedikten sonra odamıza çıkmak için asansöre doğru ilerledik. O sırada asansör geldi ve kocam yanımızdaki kadına yol vererek asansöre binmesine yardımcı oldu ve arkasından kendi girdi. Ben dışarda kaldım, en son ben bindim asansöre, oralı bile olmadı. Farkında değildi anlayacağınız, neden böyle yaptığını sorunca da, ‘Sen amma kıskanç bir kadınsın’ diye cevap verdi. Kalakaldım...” Ben de kalakalıyorum doğrusu, böylesi hikâyeleri duyunca. Son örnek, çok kişinin başına geliyor diye düşünüyorum... “İlk başta, her özel günü kutlardık. Ne kadar varsa. Tanıştığımız günü bile. Hatta her ay, ‘Bak bir ay daha oldu’ diyerek birbirimizi öper, mesajlar yollardık. Aradan zaman geçti, sadece belli özel günleri kutlar olduk. Ben kocama birkaç sürpriz doğum günü düzenledim. Para biriktirdim, öyle çok param olmasa da elimden geleni yaptım. Ancak baktım ki bir karşılığı yok, vazgeçtim. Benim doğum günlerimde kendi arkadaşlarıyla bir yemek ayarlıyor, benim sevip sevmemem umurunda değil. Baş başa hiçbir yere gitmedik mesela. Her neyse, artık ne Sevgililer Günü hediyesi, ne bir kucaklaşma, güzel sözcükler, bir şey kalmadı. Bu yıl tanıştığımız günü hatırlamadı bile, işin ilginci sormadım, bir şey söylemedim. Söylesem, bir türlü laf edecek ve rencide olan yine ben olacağım. Ayrılmıyorum çünkü bir başka ayı çıkacak karşıma ve artık kimseyi eğitip terbiye edecek gücüm yok. Zaten anne-babasının eğitemediği birini, 45’inden sonra ben nasıl eğiteyim? Şimdilerde uyuduğu zaman kulağına fısıldıyorum. Bir ihtimal işe yarar diye, sessizce kulağına eğilip, ‘Karına iyi davran, iyi bir erkek ve koca ol’ diyorum. Bu da benim yeni yöntemim…” Muhteşem değil mi, ayılara fısıldayan kadınlar! Erkek okuyucu hoşlanmayabilir yazılanlardan ama yaşananların gerçekliğini değiştirmiyor olanlar. Varsa aranızda dişi kaplanlarla yaşayanlar, siz de yazın. Bir bakalım, erkeklerin durumu da kadınlar kadar vahim mi memlekette?

HAFTALIK... HAFTALIK... HAFTALIK...

- Geçen hafta ölen, dünyanın en çok kullanılan silahı Kalaşnikof’un mucidi Rus mühendis Mihail Kalaşnikof’un ölmeden önce kilisiye yazı yazarak, vicdan azabını dile getirmesi ilginç bir haberdi. Daha da ilginç kısım, kilisenin “Kalaşnikof günahsızdır” açıklaması oldu; kilise “Vatanı savunmak için icat edilmiştir o silah, Suudi Arabistan teröristleri kullansın diye değil” dedi.
- Bu hafta bütün haber bültenlerinde “Kayakseverler çok üzgün” başlıklı haberler vardı, bir elden çıkmış gibi yazılan. Neymiş, dağlarda yeterince kar yokmuş, kayakseverler kayamıyormuş! Hay Allah’ım sen aklımı koru; korkarım bahsi geçen kişiler yakında ‘kar duasına’ çıkar... Yine de Allah başka dert vermesin diyelim...
- Ersa Erol düşük yaptı, biliyorsunuzdur. Gerçekten de bir kadının yaşadığı en zor durumlardandır; ekranda bebeği olacağını duyuran, sevincini seyircisiyle paylaşan ve yine programında teselli arayan Erol’a geçmiş olsun diyelim. Zor... İyi ki güzel bir işi, seven bir kocası ve bir oğlu var. Birçok kadın itile kakıla, sevgisiz-öpücüksüz, bir güzel cümle duymadan yaşıyor; düşüğünü de doğumunu da berbat şartlarda yaşıyor. Ağlamaya fırsatları olmuyor...
- Lionel Messi’nin kıyafetine bayıldım; Dolce Gabbana tasarımı şarap rengi kostümü giymesi için 1 milyon euro aldığı söyleniyor. Erkeklerin özel veya resmi davetlerde siyah smokin giymesinden hiç hoşlanmıyorum. Geçen hafta yapılan Golden Globe töreninde neredeyse bütün erkekler aynı tasarımcı tarafından giydirilmiş gibiydi. Renkli giyinmek neden sadece kadınların tekelinde? Bakın görün birkaç yıla kadar, kırmızı halıda erkekler de kadınlar kadar iddialı giyinecek. Sıkıcı penguen kostümlere son! Yaşasın erkek kardeşlerimizin renkli giyinme özgürlüğü!
- ‘Düzenbaz-American Hustle’ gösterime girdi. Sıkı oyuncuların, ‘oyunculuk dersi’ verdiği bir film; bayıldım. Ancak Golden Globe’da neden sadece Jennifer Lawrence ve Amy Adams ödül aldı anlamadım. Hollywood Yabancı Basın Birliği’nin erkek oyuncularla bir derdi mi var? Christian Bale ve Bradley Cooper inanılmaz.

<p><b >KADEMEL<b >İ <b >NORMALLE<b >ŞME DÖ<b >NEM<b >İ / 17 MAYIS –

Kademeli normalleşme sürecinde vaka sayıları düşmeye devam eder mi?

Filistin'de işgalci İsrail'e ait patlamamış bir füze bulundu

Belediye ekipleri Marmara Deniz'indeki deniz salyasını temizlemeye başladı

ASELSAN'ın mikro insansız hava aracı ''Saka'' kanatlandı