• $7,3848
  • €8,977
  • 442.974
  • 1549.02
26 Kasım 2020 Perşembe

Yunan'ın gemi provokasyonu

Dr. Eray Güçlüer
Dr. Eray Güçlüer
YAZARIN SAYFASI

22 Kasım 2020 tarihinde Libya’ya insani yardım götüren bir Türk gemisinin Yunanistan’ın güney batısında ve Bingazi’ye yaklaşık 200 km mesafede, komutası Yunanlı olan Alman askeri gemisi tarafından durdurularak aranması modern korsanlığın son örneği olarak kayıtlara geçti.

Bu olay aynı zamanda başarısız bir provokasyon girişimidir. Alman savaş gemisi-Yunanlı asker ve Libya, bunları toplarsanız sonuç provokasyon çıkıyor. Ancak provokasyon kumpaslarında başarısız olursanız karşı tarafın elini güçlendirirsiniz.

Gemide bir şey çıkmayınca, şimdi Türkiye’nin eli hem hukuki hem de siyasi anlamda daha da güçlendi. 10 Aralık’taki AB liderler zirvesinde Türkiye’ye karşı ne söyleyebilecekler. Tam tersine artık Türkiye’nin söyleyebileceği çok şey var ve hatta Türkiye’nin yapabileceği çok şey var, zaten hem diplomatik olarak hem de sahada gereken adımlar atılmaya başlandı.

TÜRKİYE’NİN SAHADA YAPACAĞI ÇOK ŞEY VAR

Hadi Yunanistan’ın Türkiye’ye karşı tavrını biliyoruz da düne kadar arabulucu rol üstlenmeye çalışan ve sevimli-sempatik tavırlar içinde olan Almanya’nın Yunanistan tetikçiliği üzerinde Türkiye’ye karşı duruşu ne anlama geliyor. Bunu birkaç sebeple açıklayabiliriz.

Birincisi Fransa’nın aynı yöntemle Türkiye’ye karşı yürüttüğü jeopolitik mücadeleyi kaybetmesi nedeniyle ortaya çıkan boşluğu Almanya’nın doldurmak istemesi. İkincisi Almanya merkezli Avrupa’nın Türkiye jeopolitiğinde üstünlük sağlama isteği. Çünkü Avrupa’nın hiçbir zaman Türkiye ile eşit şartlarda ilişki kurmak istemeyeceğini biliyoruz. Ancak süreç onların istediği gibi gelişmedi. Ve Almanya’nın yürütmeye çalıştığı kontrollü kriz senaryosu veya diğer bir ifadeye kontrollü provokasyon kumpası tutmadı.

Burada sorgulanması gereken Türkiye-Avrupa ilişkililerinde yaşanabilecek krizlerin boyutunun ne olabileceğidir. Ekonomik açıdan Türkiye halen Avrupa için çok önemli bir pazardır. Ayrıca Türkiye Avrupa’daki finans kaynakları için de son derece önemlidir. Orta Doğu’dan göçün önlenmesi, İran-Rusya-Çin hattında doğuya karşı NATO ve AB üzerinden dengenin sağlanmasında Türkiye’nin merkezi bir role sahip olması gibi pek çok açıdan Türkiye’nin önemi büyüktür.

AB LİDERLER ZİRVESİNİN ÖNE ÇIKAN BAŞLIKLARI

Bugüne kadar başta yakın çevresi olmak üzere dünyanın pek çok alanında güçlü jeopolitik ilişkilere sahip hatta pek çok konuda entegrasyon gerçekleştirebilmiş bir ülke olması, Türkiye’ye karşı eski klasik paradigmalarla, ambargocu zihniyetlerle dayatmalar bulunulmasını zorlaştırıyor. Zira bu tür dayatmaları Türkiye’nin çok rahatlıkla aşabildiğini görmekteyiz. Bu nedenle şu anki krizlerin topyekûn bir hesaplaşmaya doğru evirilmesi çok realist değildir. Ve bu kapsamda 10 Aralık’ta yapılacak AB liderler zirvesinden Ekim ayında olduğu gibi Türkiye’yi sıkıntıya sokabilecek somut kararların çıkabileceğini düşünmüyorum.

Türkiye aynı zamanda kendi içinde de kabuk değiştiriyor. Yakında uygulanmaya konulacak olan hukuk ve ekonomi reform paketleri her şeyden önce bizler için, ülkemiz için yarar sağlayacaktır. Türkiye’de ne zaman bir hukuk reformundan bahsedilse sanki teröristleri hapisten çıkarmak veya onlar için af kanunları çıkarmak için bir fırsatmış şeklindeki görüş ve düşüncelerden artık uzaklaşmamız gerekiyor.

İster içeride olsun isterse dışarıda olsun Türkiye’nin teröristlerle ne siyasi ne de hukuki bir pazarlığı olamaz. Bu reformlarla hukuk sistemimizin ülke ekonomisine olan güveni arttıracak şekilde geliştirilmesi, uzun süren davaların daha hızlı sonuca bağlanmasına imkan tanıyacak teknolojik alt yapının kurulması, hukuk ve ekonomideki bürokrasinin azaltılması, başta avukatlık olmak üzere arabuluculuk, bilirkişilik gibi hukuk müesseselerini revize ederek ülkemizi evrensel hukuk sistemiyle daha güçlü entegre edecek kurumların oluşturulması, hakim ve savcılarımız ile diğer adli personelin deneyim, eğitim ve niteliklerinin arttırılması son derece önemlidir. Ayrıca gelişen ve değişen dünya koşullarında başta eğitim, sağlık, alt yapı ve güvenlik olmak üzere bütün alanlarda toplumsal kalkınmamızı hızlandıracak reformların bundan sonra da devam etmesi gerekir.

TÜRKİYE’NİN SAĞLIK ORDUSU SAHADA GÜCÜNÜ GÖSTERİYOR

Son olarak artan Kovid-19 salgınıyla mücadelede gerçekten insan üstü bir çaba veriliyor. Bu bakımdan Sağlık ordumuzun kahraman personelini saygıyla selamlıyorum.

Onların bu çabalarına destek vermek ve bu illeti yok edebilmek için ulus olarak hepimizin TEMİZLİK-MASKE-MESAFE kuralları etrafında kenetlenmemiz gerekiyor. Gerektiğinde her bir ferdi tek başına kahraman olan insanlarımızı düşmanın görünmemezliği aldatmasın.

Riskleri sadece kendimiz için düşünmeyelim. Bu virüsün ülkemizde yapabileceği çok yönlü tahribatları, kendi canımızdan kopardığı canları bir an önce durdurmamız gerekiyor.

Bununda da tek yolu Temizlik-Maske-Mesafe kurallarına sıkı sıkıya sarılmaktır.

Hayat Eve Sığar.

Evde Kal Türkiye’m.

Dr.D.Eray GÜÇLÜER

Altınbaş Üniversitesi Öğretim Üyesi

<h3>Süper Lig'in 21. haftasında Galatasaray, Yeni Malatyaspor'a konuk oldu. Sarı Kırmızılılar çok zo

Galatasaray - Yeni Malatyaspor maç yorumu

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Kırıkkale'de polis merkezi önünde silahlı kavga: 1 yaralı

Dünyanın en saçma yasakları! Bunları ilk kez duyacaksınız