• $32,5038
  • €34,7826
  • 2499.53
  • 9693.46
8 Şubat 2022 Salı

Ukrayna'da üçüncü seçenek-2

24 Ocaktaki yazımın devamı olarak bugünkü yazımda da Ukrayna'daki gelişmelere değinmek istedim. Ukrayna krizi gündemdeki yerini korurken tansiyon biraz düşmüş gibi görünüyor. Rusya diplomatik seçenekleri öncelemiş durumda. Bunun birkaç sebebi var. Birincisi uzun süreli olarak geniş kapsamlı sıcak bir savaşla Rusya'nın Ukrayna'yı işgal etmesinin ekonomik maliyetini Rus ekonomisinin kaldırması çok mümkün değil. Rus ekonomisinden silah ve enerjiyi çıkardığınızda geride fazla bir şey kalmaz. Diğer bir husus da Ukrayna'yı işgal etmesi durumunda neredeyse dünyanın tamamını karşısına almak gibi bir durumla karşılaşacak olması Rusya'nın siyasal amaçlarıyla örtüşmez. Dahası böyle bir durum Rusya'yı ekonomiden de öte geniş kapsamlı yaptırımlarla hatta izolasyonlarla karşı karşıya bırakabilir. Giderek yalnızlaşarak adeta İranlaşan Rusya, oluşacak yeni soğuk savaş atmosferini taşımakta zorlanabilir. Üçüncü ve belki de yakın vadede en önemli husus ise Rusya'nın işgal tarzında yürüteceği olası geniş kapsamlı harekâtta Ukrayna sahasında enerjisini tüketecek ve her geçen gün daha fazla enerji sarf etmesine yol açabilecek asimetrik savaş yöntemleriyle karşılaşacak olmasıdır. Derinlere girdikçe her yönden ve sürekli saldırılara karşı daha fazla askeri kuvvet yığmak zorunda kalacak olması Rusya'yı endişelendirmektedir. Rusya Ukrayna'yı işgal edebilir, ancak bütün Ukrayna sahasını kontrol edemez. Bu kontrolsüz ortam zamanla Ukrayna'daki yangının Rusya ana karasına sıçramasına da yol açabilir. Bu da Rusya'yı zamanla iç ve dış tehlikelere açık hale getirebilecek kadar zayıflatabilir. Dolayısıyla Rusya'nın diplomasiye ağırlık vermesi son derece mantıklıdır. Bundan sonraki aşama Rusya için muhtemelen Kırım- Donbass hattının elde bulundurulması ve bu hattaki mevcut kazanımlarını korumaya yönelik politikalar izlenmesi şeklinde olacaktır. Ancak bunun da kolay olacağını kimse söyleyemez. Zira Kırım- Donbass hattındaki mevcut sorun ABD ve Batının bölgede daha geniş kapsamlı istikrarsızlık alanları üretebilmesi için uygun zeminler sağlamaktadır. Kırım- Donbass hattı şimdilik doğuyla batının geçici temas hattı durumundadır. Kalıcı istikrar ancak kalıcı siyasi çözümlerle mümkün olabilir.

ÜÇÜNCÜ SEÇENEK TÜRKİYE

Batı ve Doğu arasında yaşanan Ukrayna krizinde diplomatik eksenli bu yeni eğilim doğal olarak yeni siyasal çözüm seçeneklerini de masaya getirmektedir. Bölgede çatışmaların önlenmesi, barışın tesisi, barışın korunması gibi BM misyonlarında da yer alan alternatifler daha güçlü şekilde seslendirilmeye başlandı. Şayet diplomasi önümüzdeki günlerde daha da güç kazanırsa Barış Misyonlarının bölgede uygulanabilmesinin önü açılabilir. Bu misyonların uygulanmasında en güçlü aday Türkiye'dir. Türkiye bölgesel güç olarak başta Karadeniz olmak üzere kendi çıkar alanlarında istikrarsızlığın olmasını istememektedir. Bunun için Montrö anlaşmasından taviz vermeyerek Karadeniz'de özellikle Rusya'nın güvenliğine katkıda bulunurken aynı zamanda Ukrayna ile çok yönlü ve çok katmanlı ilişkiler tesis ederek dengeyi sağlamaktadır. Diplomatik süreçte Ukrayna'nın yanında Türkiye'nin arabuluculuğuna Rusya'nın da yeşil ışık yakması, Türkiye'nin bölgede yürüttüğü denge bulucu politikasının karşılığı olduğunu göstermektedir. Rusya devlet başkanı Putin'in yakında Türkiye'yi ziyaret edecek olması bölge istikrarı bakımından Türkiye'nin üstlenebileceği barışçıl rolün somutlaşması açısından son derece önemlidir. Belki daha da önemlisi bütün bu süreçleri Türkiye'nin NATO üyesi kimliğiyle gerçekleştiriyor olmasıdır. Burada ilk akla gelen NATO savaşa girerse Türkiye de Rusya'ya karşı savaşa girer mi sorusu olmaktadır. Ukrayna NATO'ya üye değildir. O yüzden böyle bir durumun olması çok olası görünmemektedir. Ayrıca ABD ve Batı Rusya'ya karşı Ukrayna'da askeri bir çatışmaya girmek istemiyor, bunu yerine yıpratma stratejisini uygulamaya çalışıyorlar. Bu arada yıpratma stratejisinin bir türevi olarak ABD suni şekilde Rus korkusunu arttırıp Avrupa'yı daha güçlü şekilde kendisine bağlamak istiyor. Bunun için de neredeyse her gün Rusya'nın Ukrayna'yı işgal edeceğine dair haberler servis ediliyor. Günümüzde barışçıl misyonlar sadece NATO değil esas itibariyle BM veya bölgesel organizasyonlar tarafından da yürütülebilmektedir. Bunlara ilave olarak bugün Türkiye-NATO ilişkilerinin geçmişte olduğu gibi adeta teslimiyet zemininde değil artık karşılıklı çıkar ve denge ekseninde yürütüldüğünü de hatırlatmak isterim. Bu nedenle milli güç ve kapasitesiyle oyun kurabilen Türkiye, Kuzeyin istikrarını sağlayabilecek en güçlü Üçüncü seçenek olarak durmaktadır.

<p>Dünya Doğa Koruma Birliği tarafından nesli tükenme tehlikesi altında olan türlerin kırmızı listes

Dağ keçileri Palu Kalesi'nde görüldü

Kontrolden çıkan araç, park halindeki 14 araca çarptı

Duş başlıklarını temizlemenin basit yolu! Kireç sorunu tarih oluyor…

Tokat'ta kırılmanın olduğu fay hattı görüntülendi