• $32,4907
  • €34,7149
  • 2479
  • 9530.47
1 Mart 2024 Cuma

Siyaset her şeyi affeder mi?

Yakın siyasi tarihimize baktığımızda en temel konularda sapla samanın birbirine karıştırıldığını görüyoruz. Daha açık bir ifadeyle iç siyasetin kapsama alanının belirsiz olduğunu, hemen her şeyin siyaset alanına dahil edilmeye çalışıldığına şahit oluyoruz. Bu nedenle doğal olarak siyasetçilerin her konuyu kendi siyasi perspektifleri doğrultusunda yorumlayabilmelerinin önü açılmış oluyor. Tam da bu noktada kronik ayrışmalar ve kutuplaşmalar başlıyor ve yıllar içerisinde toplumumuz için olumsuz bu sosyo-politik özellikler daha kalıcı ve daha yerleşik hale geliyorlar. Siyasetin alanı var mı? Siyasetin çerçevesi nedir ve ne olmalıdır? Siyasal partiler içerisinde yer alan siyasetçiler her konuyu sadece kendi politik pencerelerinden mi değerlendirmelidirler? Yoksa siyasetin üstünde bütün siyasetçilerin politik görüşlerinden arındıkları veya kendi politik görüşlerini arkalarında bırakacakları bir üst siyasi seviye var mıdır? Vardır ve olmalıdır. Her siyasi görüşün siyasal manevra alanı o siyasi oluşumun veya partinin kendi politik fikirlerine göre şekillenir. Ancak bir ülkede bunun da üstünde yer alan stratejik siyaset alanları da vardır. Milli siyaset alanı da diyebileceğimiz politikanın bu en üst seviyesini milli hedefler, milli çıkarlar ve ülkenin bekası oluşturur. İşte iç politik siyaset alanı ile milli siyaset alanının arasındaki sınır burada başlar. Maalesef Türkiye'de bu konuda ciddi eksiklikler var. Hep duymuşsunuzdur mesela PKK ve FETÖ konusu gündeme geldiğinde başta Avrupa ve ABD olmak üzere neredeyse bütün ülkeler kendi aralarındaki sorunları bir kenara bırakıp Türkiye'ye karşı birleşebilmekteler. Hatta bu ülkelerin kendi iç siyaset alanları içerisinde yer alan farklı politik görüşlerdeki siyasi partilerin siyasal çekişmelerini unutup PKK ve FETÖ aparatlarına destek olduklarına, teröre kendi ülkelerinde alan açtıklarına şahit oluyoruz. Çünkü o ülkelerin milli hedefleri FETÖ ve PKK terörünü kullanarak Türkiye'yi zayıflatmayı içeriyor. Bunun için herkes kendi iç siyasi mücadelelerini unutup ülkelerinin milli hedefleri doğrultusunda birlikte hareket edebiliyorlar. Bunlar için başka örnekler de verebiliriz. Yine silah satışı, Avrupa Birliği'ne katılım süreçlerindeki tavırlar, ekonomik ve politik ambargoların, dayatmaların ortaklaşa gerçekleştirilmesi gibi. Peki Türkiye'de bu niye olmuyor? Siyaset yapılıyor adı altında neden teröre alan açılmak isteniyor? Neden birtakım siyasetçiler uluslararası ortamda kendi ülkelerini, Türkiye'yi akıl almaz iftiralarla şikâyet etmeye kalkıyor? Yine neden KHK'lar ile görevlerinden ilişikleri kesilmiş FETÖ ile iltisaklı olanların affedilmesi, terör örgütü olan YPG'nin terör örgütü değil de masum bir sivil toplum kuruluşu gibi görüldüğü canlı yayınlarda bazı siyasetçiler tarafından pişkin pişkin anlatılıyor. Neden bazıları tarafından Suriye'den, Irak'tan Türk askeri çekilmek isteniyor? Ve bütün bunlar birtakım siyasetçilerle demokrasi adı altında maskelenerek millete yutturulmaya çalışılıyor? Türkiye'de iç siyasetle milli siyaset alanları arasındaki sınırların belirgin olmayışı, iç siyaset aktörlerinin kendi politik görüşleri üzerinden milli hedeflerle ve milli çıkarlarla örtüşmeyen faaliyetlerini milli siyaset alanına taşımaya çalışmaları, bu kapsamda milli siyaseti kendi dar politik görüşleri çerçevesine sığdırmaya çalışmaları günümüzdeki en önemli siyaset problemidir. Haddini bilmez bir takım iç siyasi aktörlerin milli siyaset alanında milli davranabildikleri gün bu millet çok daha güçlü hale gelecektir. Ülkemizin değerlerini hiçe sayan, milli siyaset alanında milli davranmayan hadsizlere bu millet sandıkta haddini bildirecektir.

<p>İran'da nükleer programı   'Barış için Atom', aslında ABD'nin yardımı ile başlatıldı. </p><p>5 nü

İran ve İsrail arasında 'nükleer' gerginlik!

Karadeniz'in peştamalını dünyaya tanıttı

Antalya'daki teleferik kazasının enkazı havadan görüntülendi: Facianın boyutu gözler önüne serildi

Sırrı ortaya çıktı: Makarna suyunu dökenler pişman oluyor!