• $32,8227
  • €35,1458
  • 2479.89
  • 10747.9
2 Haziran 2024 Pazar

Reisi unutuldu mu?

19 Mayıs 2024 tarihinde bir helikopter kazasında hayatını kaybeden İran'ın eski Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi'nin ölümünün arkasındaki sır perdesi gizemini koruyor. Bu olayla ilgili spekülasyonlar daha uzun süre devam edecek gibi görünüyor. Ancak Ortadoğu coğrafyasındaki şekillenmeler hız kesmeden devam ediyor. Eski İran Cumhurbaşkanı Reisi'nin kim ya da kimler tarafından öldürülmüş olabileceği dünya kamuoyunda geniş şekilde tartışıldı. Bizler de Türkiye'de bu konuyu olabildiğince detaylı incelemeye çalıştık. Sonuçta İbrahim Reisi'nin ölümü aslında İran'daki güç mücadelesinin en önemli işaret fişeğiydi. Bu güç mücadelesi aslında sadece rejim yanlılarıyla muhalifler arasında değil, İran'ın düştüğü kötü durumdan kurtarmak isteyenlerle mevcut düzenin devam etmesini arzu edenler arasında da gerçekleşmeye başladı. İran'ın mevcut durumunun kötü olduğunu ve bir şeyler yapılması gerektiğine inananlar arasında çok çeşitli toplumsal grupların olması da oldukça enteresan.

KORKULARA DAYALI POLİTİKA

Kapalı bir devlet olan İran'ın uyguladığı güvenlik ve dış politikalar yıllardır korkulara dayalı olarak yaratılan düşmanlaştırma ekseninde şekillendirilmiştir. Böylece İran yönetimi içeride halkı belli bir seviyede konsolide etmeyi başarabilir ama devlet düzeyinde gelişmeyi ve toplumsal ilerlemeyi gerçekleştiremez. 1979'dan beri sürdürülen bu yanlış politikalar nedeniyle İran ciddi şekilde bir yol ayrımına gelmiş bulunmakta. Çıkar hesabına göre komşularla iş birliği yapmak yerine korku ekseninde karşıtlık üretmek İran'ın hiçbir zaman faydasına olmamıştır. Örneğin 8 yıl Irak'la savaşmasının İran'a ne faydası oldu? Yıllardır Türkiye'ye karşı ABD ve Batılı emperyalistlerin yarattığı PKK terörünü desteklemesinden İran ne kazanç sağladı. Pakistan'la ve Can Azerbaycan'la yürüttüğü çatışmacı politikaların kime ne faydası oldu? Ve dahası Şii-Sünni karşıtlığı üzerinden yürütülen politikaların İslam'a ve İslam toplumlarına ne hayrı dokundu? Eğer İran'ın korkuları varsa bunun çözümü ayrıştırıcı ve asimetrik politikalar uygulamak değil, diyalog ve samimiyete dayanan diplomasidir.

BÖLGE JEOPOLİTİĞİNDE İRAN

Bir ülkenin üzerinde var olduğu coğrafyanın o ülkenin dış politikasına olan etkileri ancak yönetimlerin yürüteceği akılcı ve karşılıklı çıkara dayalı politikalarla avantaja dönüşür. Ama şu durumda İran kendi jeopolitik konumunda ana karasını bile korumakta güçlük çeken bir duruma gerilemiş vaziyette. Bunun sorumlusu başkaları değil İran'ın kendi yönetimidir. İran kimsede kusur aramasın. 1979 yılında Şah rejimi nasıl değiştiyse mevcut molla rejimi de öyle değişebilir. Bunu yüksek sesle dillendiriyorum çünkü dost acı söyler. Irak ve Suriye'den sonra İran'ın da istikrarsızlaşması sadece emperyalistlerin işine yarar. Bölge coğrafyasındaki emperyalist kuşatma hem İran hem de Türkiye için geçerlidir. Irak ve Suriye'nin halini görüyoruz. Bu saatten sonra bu emperyalist kuşatmadan İran ancak Türkiye ile sağlam ilişkiler tesis ederek kurtulabilir. O yüzden İran'dan samimi adımlar bekliyoruz. PKK'yı kendi topraklarından kovması, Irak ve Suriye'de egemen devlet yapılarının oluşmasında Türkiye ile yakın iş birliği yapması, bunun için bu alanlardaki PKK'nın yok edilmesinde elini taşın altına koyması gibi. Yoksa Türkiye bu coğrafyadan PKK'yı siler atar ama Reisi'nin unutulduğu gibi İran rejimi de bir gün gelir unutulur. Gün birlik zamanı, dayanışma zamanıdır. Dostluk kazansın, emperyalizm değil.

<p>Devrek'te hayvancılık işi yapan Kayhan Ayvacı ve ev hanımı Rabia Ayvacı, düğün salonunda gerçekle

Düğünde damada takı yerine koyun hediye ettiler

Yetişen alıyor: 80.000 TL'den başlıyor! İşte ikinci el araba modelleri

Dünya mirası Nemrut bayramda ziyaretçi akınına uğradı

Etiyopya'da müzedeki dev kaplumbağa görenleri şaşırtıyor!