• $32,5305
  • €35,0005
  • 2433.98
  • 10471.3
9 Mart 2023 Perşembe

Deprem, seçim ve rövanş alma

Yüzyılın felaketinin yaralarını sarmaya çalıştığımız şu günlerde siyasetin gündemi de oldukça yoğun. Ancak siyasi kaygılardan önce yaşanan depremin acılarını dindirmeye, depremzede insanlarımızı daha güçlü kucaklamaya ihtiyacımız var. Bunun için devletimiz milletimizle el ele tam bir seferberlik halinde çalışıyor. Dün itibariyle depremin etkilediği on bir ilde köyler dahil yapımı planlanan 309 bin konuttan 28 bininin temelleri atıldı. Yani depremden bir ay sonra ilk temeller atılmış oldu. Geri kalan evlerin temelleri de iki ay içinde atılacak. Ve bir yıla kalmaz hak sahiplerine 309 bin konut teslim edilecek. Gerçekten büyük bir iş. Giden canlarımızın yerini hiçbir şey tutamaz ancak geride kalanlara sahip çıkmak devletin namus borcudur. Ve bu hizmet layıkıyla yerine getirilmeye çalışılıyor. Bütün millet olarak geride kalan depremzedelere sahip çıkmada adeta yarışıyoruz. Bravo Türkiye'm.

Başta deprem olmak üzere doğal afetlerle mücadele konusunda bilim insanlarının katılımıyla 03 Mart tarihinde Türkiye Ulusal Risk Kalkanı Toplantısı'nın icra edilmesi de son derece önemli. Yani deprem felaketinin acılarının dinmesi, ortalığın sakinleşmesi beklenmeden ve 90'lı yıllarda olduğu gibi felaketin üstüne yatılmadan hemen ve derhal akıl ve bilim rehberliğinde bundan sonra neler yapılmalı konuları devlette en üst seviyede tartışılmaya başlandı, yeni eylem planları hazırlanması gündeme alındı. Bununla birlikte Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum tarafından yapılan açıklamada olası İstanbul depremine hazırlık için bir buçuk milyon yeni konutun yapılacağının açıklanması da son derece önemli. Çünkü Sadece Kahramanmaraş merkezli 11 ili etkileyen depremi değil başta İstanbul ve Marmara bölgesi olmak üzere bütün Türkiye'nin deprem sorununu çözmek için hükümet kolları sıvamış durumda.

Bu arada hatırlamakta fayda var Türkiye'nin ilk milli muharip savaş uçağı TF-X 25 Aralık gecesi motor çalıştırarak piste çıktı, testleri devam ediyor. Ayrıca Türkiye'nin ilk uçak gemisi TCG Anadolu dün Deniz Kuvvetlerine teslim edildi. Üzerindeki Taarruzi İnsansız Hava Araçları ve bünyesinde tanklarla takviyeli bir Amfibi Hücum Taburu da olan Türkiye'nin ilk mobil su üstü muharebe gücü ve yüksek seviyeli komuta merkezi TCG Anadolu'nun ilk görev yerinin Girit adası açıkları olması düşünülüyor. Ne kadar manidar ve caydırıcı değil mi? Hani birileri bize uçak gemisi gönderiyordu. Sanırım mesaj alınmıştır. Ve ülkemizin caydırıcılık kapasitesi şu an itibariyle en az 3 kat artmıştır. Hayırlı olsun.

Gelelim siyasete. Siyasetçi olmadığım için siyaset konuşmak istemiyorum ama mademki ülkeyi siyasiler yönetiyor ve önümüzdeki seçim ülkeyi yönetecek siyasi iradeyi belirleyecek benim de siyasetle ilgili bir çift sözüm olacak. Küresel anlamda dünyanın geldiği son aşamayı göz önüne alırsak bu saatten sonra sadece Türkiye değil hiçbir ülkenin siyasal istikrarsızlığı kaldırabilme şansı yok. Dünya üçüncü büyük kapışmaya doğru hızla sürükleniyor. Siyasal açıdan istikrarsız ülkelerin bu büyük kapışmada var olabilme şansları son derece düşük. Çin dış işleri bakanı Çin Gang dünkü yaptığı resmî açıklamada "ABD'nin Çin'e yönelik tutumunu değiştirmemesi halinde Pekin ile Washington arasında çatışmanın kaçınılmaz olduğunu" söyledi. Günaydın ben bunu üç yıldır söylüyorum. Bari tarihini de söyleyeyim 2030 civarında Çin topa girmek zorunda kalacak. Şimdilik Ukrayna savaşı, Tayland krizi gibi taktik denemeler yapılıyor. Ama asıl büyük çatışma kapıda. O yüzden siyaseten diyorum ki; İstikrar, İstikrar, İstikrar. Bu saatten sonra istikrarsız olmak güvenlik bakımından neredeyse yok olmak anlamına gelebilir.

Diğer taraftan Türkiye'yi merkeze alarak bir analiz yapacak olursak 100 yıl önce büyük Atatürk'ün ilan ettiği Cumhuriyetimizden rövanş almak isteyen bütün küresel güçler ve taşeronlarının adeta hazırlık içerisinde olduklarını görüyoruz. Suriye, Irak, Doğu Akdeniz ve Ege'de hiç boş durmuyorlar. 15 Temmuz'da deviremedikleri muktedir siyasi iradeyi ve bozamadıkları milli birliğimizi şimdi depremin acılarını istismar ederek siyasi ranta çevirmek isteyenlere ve destekçilerine karşı dikkatli olmamız gerekiyor. Milletimiz kendisine şu soruyu sormalıdır "Kim istikrar vadediyor? Masayı devirenler mi? Ülkeyi imar edenler mi? Son sözü Yüce Türk Milleti söylemelidir, ABD başkanı Joe Biden ve içerideki arkadaşları değil. O yüzden ülkemizin geçmişte yaşadığı karanlık günleri unutmayalım. Terörle iltisaklı olduğu ayan beyan ortada olan HDP'nin son üç günde kazandığı moralin sebebi nedir? Kimlerden cesaret alarak yeniden sahneye çıkmaya başladılar. Kimlerin ülkemizi neye hazırlamak istediğini ve nereye götürmek için planlar yaptığını iyi düşünmek gerekir. Bu nedenle hangi görüşte olursa olsun yüreği Türkiye için atan bütün insanlarımızın hiçbir siyasi kaygıya ve kavgaya düşmeden birbirlerine daha sıkı kenetlenme zamanıdır. Çok yaşa Türkiye'm.

Dr.D.Eray GÜÇLÜER

Altınbaş Üniversitesi Öğretim Üyesi

<p>Edinilen bilgiye göre, ismi öğrenilemeyen şahıs, uyumak için otogarın mescidine girdi. Üzerinden

Otobüs terminalinin mescidinde ölü bulundu

Etiyopya'da müzedeki dev kaplumbağa görenleri şaşırtıyor!

Dünya bizimkileri konuşuyor! ''Türkler mücevherine güvendi''

Milliler inanmış bir kere!