• $ 5,5874
  • € 6,2006
  • 270.76
  • 95734.2
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

Sahnenin yaralı ruhları

Ralph Fiennes’in hem yönetmen koltuğunda oturduğu hem de yan rolde yer alarak oyunculuğundan da bizi mahrum etmediği ‘Beyaz Karga’ (The White Crow) bu haftanın öne çıkan filmlerinden. ‘The Reader’ ve ‘The Hours’ filmlerinin senaristi David Hare’nin kaleme aldığı film, ünlü Rus balet Rudolf Nureyev’in dönemin Sovyetler Birliği’nin komünist yaşam tarzından kaçarak Fransa’ya iltica edişini konu alıyor. Tabii filmin merkezine aldığı bu konu, aslında Nureyev’in çocukluğundan taşıdığı yaralar sonucu kendi ülkesinde var olamayacağını düşünüp ülkesini ve dolayısıyla kimliğini yeniden seçmesinin arkasındaki hikayeyi anlatmak için bir nevi araç görevi görüyor. Haliyle film, sanatçının danstaki başarısı ve yükselişinden ziyade örselenmiş ruhunun izlerini takip ediyor. Bu arada ünlü baleti canlandıran Oleg Ivenko’nun hırçın, heyecanlı oyunculuğu filmde merak duygusunu tetikleyerek sürükleyiciliğe de katkıda bulunuyor. Gerilimi yüksek ‘Siyah Kuğu’dan sonra ‘Beyaz Karga’ daha yumuşak bir anlatımla sahne dünyasından bir başka yaralı ruhun hayatına merak dolu bir yolculuk yaptırıyor.

Oyuncak Hikayesi 4

İlk kez 1995’te tanıştığımız ‘Oyuncak Hikayesi’ (Toy Story), kendisini izleyerek büyüyen şimdinin yetişkinleri ile hasret gidermek üzere ‘Oyuncak Hikayesi 4’ ile geri dönüyor. Woody, Bo Peep, Buzz Işıkyılı, Jessie ve tüm oyuncak ekibinin bir araya geldiği animasyon filmi, yeni karakterlerin de katılmasıyla hayatın anlamı ve sevgi üzerine yepyeni ve sıcacık bir macerayı konu alıyor. Başından sonuna birbirinden komik anlarla ve hatta korku sinemasına esprili göndermelerle dolu olan ‘Oyuncak Hikayesi 4’ filminde özellikle çocuklarıyla sinemaya gidecek olan yetişkinleri bile güldürecek ince bir mizah var. Türkiye’de sadece dublajlı olarak seyredilebilecek olan animasyonda, yeni karakterlerden Dük Caboom’u Keanbu Reeves’in, Ducky ve Bunny karakterlerini ise Keegan-Michael Key ve Jordan Peele’nin seslendirdiğini bilerek Türkçe dublajlı izlemek ise benim gibi animasyon seven yetişkin kitlenin hevesini biraz kursağında bırakacak olsa da ‘Oyuncak Hikayesi 4’ tam anlamıyla bir Pixar harikası!

Fanatizm’in sinemasal hali

Fanatizm daha çok sporla ilişkilendirilir ancak gerçek sinema seyircisi de fanatikliğe oldukça yakındır. İstanbul Modern Sinema’nın hazırladığı ‘Fanatik Program’ tam da bu anlamda sinemada hayran psikolojisi ve hatta ‘bir şeyin hastası olma’ olgusu üzerine farklı dönem ve türlerdeki filmlerle 20- 30 Haziran arasında izleyiciyle buluşuyor. Seçkide, Ken Loach’tan ‘Hayata Çalım At’, Stanley Kubrick’tan ‘Gözü Tamamen Kapalı’, Armando Iannucci’den ‘Stalin’in Ölümü’ gibi filmlerin yanısıra ayrıca İstanbul Modern’in 2014 yılında düzenlediği “Yüzyıllık Aşk” sergisinde yer alan Türkan Şoray, Filiz Akın ve Yılmaz Güney hayranları üzerine çekilmiş ‘Seyirci Fanatiktir!’ başlıklı kısa filmler de yer alıyor.

Derya Canan Süter Diğer Yazıları

Rocketman

14.06.2019

<p>Kaya, ailesiyle 12 yaşındayken gittiği İstanbul´dan 2 yıl önce dönerek Tatvan´ın Yediveren köyüne

17 Yıl Sonra Döndüğü Köyünde Süt Tesisi Kurdu

İşsizlik maaşı için şart koşulan 120 günlük 'prim ödeyerek sürekli çalışma' maddesi değiştiriliyor

Dev balina sahile vurdu: Vinç taşıyamadı

Yılın en büyük indirimi açıklandı: Otomobil markaları ağustos ayına iddialı kampanyalar hazırladı