İstanbul
  °C
İl Seç

HAVA DURUMU

Yaşadığınız şehrin günlük hava durumunu görüntüleyin

  • 4.7681
  • 5.51
  • 196.08
  • 92997

Alaycı Kuş’tan Kızıl Serçe’ye

‘Açlık Oyunları’ serisinin yönetmeni Francis Lawrence ile serinin başrol oyuncusu Jennifer Lawrence’ın yolları yine birleşti. Eski bir CIA ajanı olan Jason Matthews’un romanından Justin Haythe tarafından senaryolaştırılıp sinemaya uyarlanan ‘Kızıl Serçe’ (Red Sparrow) yer yer tahmin edilebilir konusuna rağmen finali ve sıkı oyunculuklarıyla iyi bir casusluk filmi.

Filmin konusuna gelince, Bolşoy’da başbalerin olarak çalışan Dominika Egorova’nın bir kaza sonucu dans hayatının sona ermesinin ardından annesine bakmak için Rus istihbaratında çalışan amcası Vanya Egorova’dan yardım ister. Dünyayla ilişkilerini, hâlâ sürmekte olduğu varsayılan bir soğuk savaş algısı üzerine kuran Rusya’nın bu amaca hizmet etmek üzere serçe olarak kodladığı ajanları eğitmek için hazırladığı programa katılan Dominika, ilk görevi olarak Amerikalı ajan Nate’e ulaşmaya ve güvenini kazanmaya çalışır.

Rus istihbaratındaki köstebeği bulmaya çalışırken bir yandan da amcası Vanya’nın kurduğu ve kendisini de alet ettiği bu çarpık düzenden çıkmanın yollarını arayan Dominika’yı takip ederken filmde yansıtılan stereotiplerle dürüst ve hümanist Amerikalı ajanlarla, kurnaz ve sinsi Rus ajanların kendi vatanseverlik tanımlarınca yer aldıkları siyasi düzenden de parçalar görüyoruz. Senaryodaki zeki hamlelerle sürükleyiciliğini koruyan filmde politik alt metinler de biraz bu minvalde veriliyor.

Filmde Rus ajanı nam-ı diğer ‘Kızıl Serçe’ Jennifer Lawrence’a CIA ajanı rolünde Joel Edgerton eşlik ederken diğer rollerde Matthias Schoenaerts, Jeremy Irons, Ciarán Hinds, Charlotte Rampling ve Mary-Louise Parker’dan oluşan güçlü bir kadro ile film etkileyiciliğini sağlıyor. Bazı casusluk klişelerini ve ufak tefek mantık hatalarını saymazsak şaşırtan finaliyle ‘Kızıl Serçe’ ortalamanın biraz üzerine bir yerde duruyor.

UÇ UÇ UĞUR BÖCEĞİ

Bu sene Oscar’dan eli boş dönse de Golden Globe’da ‘Müzikal veya Komedi Dalında En İyi Film’ ve ‘Müzikal veya Komedi Dalında En İyi Kadın Sinema Oyuncusu’ ödüllerini alan ‘Uğur Böceği’nin (Lady Bird) naif ve samimi yetişkinliğe geçiş hikâyesiyle benim kalbimi kazandığını söyleyebilirim.

‘Frances Ha’ ve ‘Mistress America’ ile tanıdığımız Greta Gerwig’in yönetmenliğini yaptığı, başrolünde Saoirse Ronan’ı izlediğimiz film, 17 yaşındaki Christine’in kendini bulmaya çalışırken hayatı da yavaş yavaş tanımaya başladığı gençlik dönemini ve yuvadan uçup tek başına yola koyulmasını ele alıyor. ‘The Perks of Being a Wallflower’, ‘Me and Earl and the Dying Girl’ ve ‘Submarine’ gibi gençlik ve büyüme hikâyelerini seviyorsanız ‘Uğur Böceği’ tam size göre…

Suruç´taki AK Partlililere yönelik kanlı saldırının öncesine ait görüntüler ilk kez yayınlandı.

Suruç´taki kanlı saldırının öncesine ait görüntüler ilk kez yayınlandı

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları

Şans diye buna denir

Terör örgütü PKK elebaşı Kılıçdaroğlu'nu yalanladı

En Çok Okunanlar