• $7,431
  • €8,9864
  • 413.199
  • 1471.39
14 Kasım 2012 Çarşamba

Suriye olgunlaşıyor!

Deniz Ülke Arıboğan
Deniz Ülke Arıboğan
YAZARIN SAYFASI

ABD'de seçimlerin tamamlanmasıyla birlikte Suriye meselesi yeni bir ivme kazanmış görünüyor. 2 gün önce Doha'da yapılan toplantıda alınan kararlar yeni bir çatışma düzlemine işaret ediyor. Artık Suriye Ulusal Konseyi'nin (SUK) de altında bulunduğu yeni bir çatı örgüt var: SUKO, yani Suriye Ulusal Koalisyonu. Birbirinden çok farklı tarz ve hedeflerle hareket eden muhalif hareketlerin aynı çatı altında örgütlenmesi, kuşkusuz Beşşar Esad için kötü haber. Üstelik bu yeni örgütün arkasında daha güçlü bir uluslararası destek var gibi görünüyor. 'Yeni durum ne anlama geliyor' kısaca değerlendirelim.

1-
SUK başından beri tüm muhalefeti altında toplamayı başaramadığı gibi Müslüman Kardeşler'le olan yakın bağları nedeniyle ABD tarafından da dışlanmıştı. Nusayri ve Kürt grupların yeterince temsil edilmediği de sıkça dile getirilmekteydi. Farklı grupları bünyesinde toplayan ve başında Kürt asıllı Abdülbesit Seyda'nın bulunduğu bu hareket önemli ölçüde Türkiye, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin güdümünde hareket ediyordu. Bu da içinde her ne kadar farklı inanç gruplarına mensup üyeler olsa da, doğal olarak SUK'un bir Sünni bloklaşma olduğu intibaını yaratıyordu. SUK'un zafiyeti, Sünni ve Şii fay hatları üzerinden ikiye yırtılması ihtimali olan Ortadoğu'nun, hayal edilebilecek en kötü senaryo olmasıydı. En son Hillary Clinton'ın 'bunlar halkı temsil edecek özelliklere sahip bir muhalefet değil. Çoğu 20, 30, 40 yıldır Suriye'de bile yaşamamış. Ön saflarda özgürlükleri için savaşan, ölen insanların temsil edilmesi gerekir' sözleriyle netleşen tavır sonrası SUK, daha geniş bir çatı örgütün parçalarından olmayı kabul etmek zorunda kaldı. Bu, bir anlamda bölgesel güçlerin rejime karşı doğru dürüst bir muhalefet hareketi örgütlemeyi beceremediğinin de ilanı gibiydi. Nitekim büyük abi, seçimlere kadar bekleyip, kıtaların ötesinden son rötuşu yapmayı tercih etmişti.

BUMERANG ENDİŞESİ
2- ABD'nin en büyük endişesi bazı radikal İslami hareketlerin muhalefet içerisinde güç kazanması ve tıpkı bir bumerang gibi Esad sonrası dönemde dönüp ABD çıkarlarını vurması. Nitekim bu yüzden muhalif hareketlere silah gönderilmesi ve yeterli destek sağlanması konusunda oldukça çekingen davranıyorlar. ABD'nin SUK'a verilen destek konusunda geri çekilmesine yol açan en önemli neden El Kaide'nin Suriye'ye yerleşmesi olmuştu. Yüzlerce militanın bölgeye akın etmesi ve tahrip gücü çok yüksek eylemlerde bulunması, Suriye'ye müdahil olmayı düşünen diğer aktörleri de bir anda duraklatmıştı. Giderek girenin çıkamayacağı bir bataklığa dönüşmekte olan Suriye'nin göbeğini, kendi halkının kesmesi daha güvenli görünüyordu. Uluslararası müdahale seçeneği etik olmaktan ziyade pragmatik sebeplerle durmuştu. Başkaları zaten ölürken, ölmeye gerek yoktu. Bekleyip görme politikası herkese daha uygun geldi ve Suriye kendi haline bırakıldı.

3- SUK'nun başına Hıristiyan olan George Sabra'nın seçilmesi hareketin uluslararası tanınırlık konusuna ehemmiyet verdiğini ve Suriye ile radikal İslamcı hareketlerin örtüştürülmesinin istenmediğini gösteriyor. Kendisine en büyük desteğin İhvan'dan geldiğini de belirtelim. Kuşkusuz bu sembolik tavır Sünni-Şii diyalektiğine karşı bir antitez niteliğini de taşıyor. SUKO'nun başına Sünni bir din alimi olan El Hatip'in seçilmesi ise ılımlı Müslümanların öne çıkarıldığını gösteriyor. Ayrıca PKK'nın uzantısı konumundaki PYD'nin SUKO içerisinde yer bulamamasını da dikkaten kaçırmamak lazım. Suriye'de şartlar olgunlaşıyor.

<p>Peki, önümüzdeki günlerde Paşinyan'ı neler bekliyor?  Azerbaycan-Ermenistan hattında neler yaşanı

İskender füzesi iddiasının sebebi ne?

Öğretmenlere koronavirüs aşısının yapılmaya başlandı

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar A-400M hangarını ziyaret etti

Balıkçı ağlarına bin yıllık tekne parçaları ile 13 amfora takıldı