• $8,1548
  • €9,7306
  • 456.135
  • 1376.4
03 Haziran 2011 Cuma

Seçimlere giderken

Deniz Ülke Arıboğan
Deniz Ülke Arıboğan
YAZARIN SAYFASI

Seçimlere çok az bir zaman kala bir yandan liderlerin üslubu sertleşirken, diğer yandan da kamuoyunun nabzı yükseliyor. Kamuoyu anketlerine göre çok sürprizli geçmesi beklenmeyen bu seçimlerde bile heyecan dorukta. Demokrasi kavramını en çok seçimle özdeşleştiren halkımız sandığa gitmeyi dört gözle bekliyor. Avrupa'da seçimleri en çok seven halka sahip olduğumuz seçimlere katılma oranlarından belli. 1999 seçimlerinde %87 olan katılma oranı, 2002'de %79.1, 2007'de ise %85.1 olarak gerçekleşmiş. Bu seçimlerde de %80'in üzerinde bir katılım olması şaşırtıcı olamaz. Ben de seçimlere dair bir-iki saptama yapmak istiyorum.

1-AKP'nin oy sayısı bakımından seçimin net galibi olacağı belli olsa da, ele geçireceği milletvekili sayısında düşüş yaşaması mümkün. Nitekim Başbakan Erdoğan da olası milletvekili sayısını 315-335 aralığı içerisinde beklediğini söylüyor. Bu, hükümeti kurmak için yeterli ama anayasa değişikliği için yetersiz. O zaman seçim sonrasında, yeni anayasa yapımı için bir koalisyon gerekeceğini ve seçim öncesinin ve sonrasının ayrı bir matematiği olacağını söylemek mümkün. Başkanlık sistemi ve yerel yönetimlere dair düzenlemelerin de olacağı büyük bir değişikliğe kimin destek verip, kimin karşı duracağı şimdiden bilinmiyor. AKP içerisinden de büyük yapısal değişikliklere karşı bir muhalefet gelişmesi mümkün olduğundan dışarıdan mutlaka destek gerekecektir. Bu da gösteriyor ki, önümüzdeki seçim bir son değil, bir başlangıç niteliğinde. Ardından gelişecek olası anayasa referandumu ve başkanlık seçimini bir paket olarak değerlendirmek gerek.

2- CHP'nin oy oranını ve milletvekili sayısını artıracağı da kamuoyu anketlerinde görülmekte. En azından sayısal bakımdan daha güçlü bir muhalefet oluşacağı söylenebilir. İlginç olan, bu partinin bundan önceki yıllarda kendi varlık eksenini tanımladığı 'Laiklik = Başörtüsüne karşı olma', 'Kürt meselesi = Terör sorunu', 'Devlet = Asker' gibi kavramların tamamen dışına çıkması ve buna karşın tabanını muhafaza ediyor olması. CHP son bir yıl içerisinde ideolojisini üzerine inşa ettiği neredeyse tüm kavramları yeniden tanımlama eğiliminde. Bu, Kemal Kılıçdaroğlu liderliğinde yeni bir siyasi duruş benimseyen CHP'nin tabanı ile arasındaki bağın 'ideolojik değil, psikolojik olduğu' yorumlarını doğrular nitelikte. CHP bu seçimde AKP'nin bir süredir aleyhine işleyen 'özgürlük ve demokrasi' yürüyüşünden yolda kalanları toplayabilir. İktidar yorgunluğu ise kuşkusuz ana muhalefet partisine yarayacaktır.

3- MHP'nin durumu çoğunlukla barajı aşıp aşmama bağlamında değerlendiriliyor. Bazı kamuoyu yoklamalarından baraj altında kalma riski var gibi görünse de ben bunu çok mümkün görmüyorum. Türkiye'de milliyetçi damarın her zaman %10'a yakın bir oy potansiyeli var. Son kaset savaşları kısmi bir negatif etkisi yaratsa da, kanımca sonuca büyük etkisi olmayacaktır. Buna karşın Başbakan Erdoğan'ın bu seçim döneminde BDP'yi tamamen karşısına alması ve milliyetçi tabana olumlu sinyaller vermesinin birkaç puanlık bir oy kaybına sebep olması mümkündür. Bu kayıp, CHP'nin milliyetçi çizgiyi terk etmesi ile arada kalan bir grubun MHP'ye kaymasıyla telafi edilebilir.

4- BDP, seçimlere oldukça geniş kapsamlı ve çok  renkli bir listeyle girmesinin olumlu yansımalarını görecek gibi. 30 civarında bağımsız milletvekilini Meclis'e sokmayı başarırlarsa, anayasa yapımında kilit parti niteliğini de taşıyacak gibi görünüyor. Bu seçimlerde daha öncekinden farklı olarak AKP'ye değil, CHP'ye daha yakın görünen BDP, söylemlerini de bölge dışına taşıracak ve daha geniş hedefler güdecek bir profil sergiliyor. BDP'nin giderek AKP hükümetine MHP'den bile uzak durması ve açılıma karşı çıkan CHP'nin, açılımdan daha da ötede iddialarla meydanlara inmesi, bence bu seçimin en ilginç notları...

<p>Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Özlem Esen Koronavirüs'ün kalp rahatsızlığı olanlar üzerindeki etkis

Koronavirüs Kalp Krizine Yol Açar Mı?

Osmanlı döneminde padişahların iftar sofralarını süsleyen yemekler

Petranboard'u kapan zirveye koştu

Muş'un yüksek kesimleri beyaz örtüyle kaplandı