• $8,5108
  • €10,2936
  • 498.457
  • 1441.33
04 Mart 2011 Cuma

Libya'ya askeri müdahale

Deniz Ülke Arıboğan
Deniz Ülke Arıboğan
YAZARIN SAYFASI

Libya'da meydana gelen olayların devam etmesi ve Kaddafi'nin 'ölene kadar Libya'dan ayrılmayacağız' mesajı önümüzdeki dönemin de gerilimli geçeceğini gösteriyor. Zira Kaddafi'nin olaylara verdiği tepki kendi rasyonalitesini yansıtıyor ve bu bakış açısı barışın sağlanması adına kolaylaştırıcı değil. Ölmeyi ve öldürmeyi göze almış bir diktatörün iç dinamiklerle devrilmesi ise oldukça zor. Kaldı ki, Libya, Tunus ve Mısır'a kıyasla çok daha farklı bir toplumsal yapıya sahip ve modern bir devlet oluşumunun çok uzağında. Askeri müdahale seçeneği ise her türlü zorluğa karşın masada duruyor. Bu durumu kısaca analiz edelim.

1- Libya'da genellikle konuşulanın aksine, devlet gücüyle halk arasında çatışma olduğu söylenemez. Zira ortada örgütlü bir devlet gücü yok. Libya ordusu farklı aşiretlerden gelen askerlerden oluşuyor ve şimdilerde her biri kendi aşiretine bağlı olarak silahını kullanmaktan çekinmiyor. Çatışma kabileler arasında. Kabilelerin bir kısmı Kaddafi'yi destekliyor ama bu, yandaş kabilelerin isyancıların karşısında ve devletin yanında yer aldığı anlamını taşımıyor. Herkes kendini koruma pozisyonunda ve hukuk tamamen ortadan kalkmış durumda. Aşiretlerin kendi bölgelerindeki egemenlik mücadelesi diğer aşiretleri bölgeden atma motifine dayandığı için, mikro düzeyde katliamların olması da mümkün. Ölü sayısının şimdiden 3000'e yaklaştığı söyleniyor.

2- Katliamdan kaçanlar sınır kapılarında hayatta kalma savaşı veriyorlar. Yüz binlerce insan Tunus ve Mısır sınırında bekliyor. Oysa ne Tunus'un ne de Mısır'ın böyle bir yardımı yapabilecek durumu var. Her iki ülkede de siyasi kaos devam ediyor ve iç meselelerine dönmüş durumdalar. Binlerce insanın telef olmaları ihtimali her geçen gün artıyor. Büyük bir insani dramla karşı karşıyayız. Bu tip durumlarda Birleşmiş Milletler'in ve uluslararası yardım kuruluşlarının devreye girmesi beklenir.

3- BM Güvenlik Konseyi'nin aldığı kararlar sadece Kaddafi ve ailesini hedef alıyor. Şimdilik sadece banka hesaplarını dondurmak, seyahat yasağı getirmek gibi önlemler söz konusu. Libya'nın bütününe yönelik bir tavır yok. Konu giderek bir güvenlik meselesi hüviyetine bürünecek gibi. Libya semalarında uçuşa yasak bölge ilan edilmesi gibi konular tartışılıyor. ABD 6. filosu ise Libya açıklarında...

4- Libya'ya yönelik güvenlik yaptırımının nasıl şekillenmesi gerektiği konusunda bir fikir birliği henüz yok. İngiltere uçuşa yasak bölge sağlama konusunda uluslararası topluma önderlik etmeye çalışıyor. Kıbrıs'taki askeri üslerini bu iş için kullanmaya hazır olduğunu bildiren Cameron'un ne kadar başarılı olacağı ise tartışmalı. Zira Fransa askeri önlemden çok insani müdahaleye sıcak bakıyor. Güvenlik Konseyi'nde veto gücü olan Rusya ise uçuşa yasak bölge uygulamasını reddediyor. ABD yönetimi de kararsız. Libya'ya hızla müdahale edilmesini savunanlar kadar, dikkatli olmak gerektiğini söyleyen ve yeni bir Afganistan istemediklerini beyan edenler de var. Üstelik Libya'da uçuş yasağı getirmek kolay değil. Çok geniş bir alan ve kontrolü çok yüksek maliyetli bir iş. Hem Kaddafi'nin uçaklarına hem de füzelere müdahale etmek gerekiyor ki bu, askeri bakımdan işin içine girmek demek. ABD daha önce de Libya'yı bombaladı ve bu hareket Kaddafi rejimini bırakın zayıflatmayı, konsolide olmasına, halk tarafından daha fazla desteklenmesine yardımcı oldu.

5- Türkiye'nin Libya'ya askeri müdahale konusundaki tavrı ise net gibi görünse de aslında muğlak noktalar var. Başbakanımız 'NATO'nun orada ne işi var?' dese bile, pasif kalındığı müddetçe Libya'da başkalarının yapacağı askeri müdahaleyi seyretmek gibi bir risk de var. Üstelik NATO içinde tek başına veto kullanma meselesi sürekli sorun yaratıyor. Kaldı ki NATO artık işi olmayan yerlerde müdahalelerde bulunabiliyor. Bosna'ya, Kosova'ya müdahale edebiliyor.

6- Görünen o ki, Kaddafi'nin gitmeye niyeti yok. Öyleyse bu iş karakolda biter. Karakolda da muhtemelen ülkeyi ikiye böler, petrol kuyularını yeni sahiplerine teslim eder ve 'yaşasın demokrasi' bildirisi yayınlayıp altını parafe ederler. Biz de kutlarız.

<p>Tarihçi-Yazar Koray Şerbetçi bu hafta Kestirmeden Tarih  programında Kudüs özel bölümüyle karşını

Medeniyetlerin aynası Kudüs… Kadim şehre kim ne getirdi?

NASA Mars'ın 3 boyutlu görüntülerini yayınladı

Düştüğü dere yatağında 5 gün mahsur kaldı

Mersin sahilinde bulundu! Sahil güvenlik hemen çalışma başlattı