• $7,4627
  • €9,024
  • 437.81
  • 1524.49
23 Şubat 2011 Çarşamba

Libya yanıyor!

Deniz Ülke Arıboğan
Deniz Ülke Arıboğan
YAZARIN SAYFASI

Tunus'un ardından alev alan Kuzey Afrika toprakları yanmaya devam ediyor. Libya'da ortaya çıkan durum hepsinden çok daha vahim ve kanlı bir tabloya işaret ediyor. Çöl aslanı Kaddafi, Neron'laşma yolunda. Kaddafi 'dünyanın onun gibi bir siyasetçi kaybetmemesi için uğraşıyor'(!) besbelli. Kanının son damlasına kadar direneceği ise çok açık.

Kaddafi'yi bu kadar saldırgan hale getiren birçok sebep var. Bu sebeplerin hepsinin önünde kişiliği geliyor. Tuhaf bir egosu ve karizması var. Üstelik bu karizmasını dünya devlerine arada sırada posta koyarak kuvvetlendirdiği de aşikar. Tarzından asla taviz vermediği gibi, gerek uluslararası zirvelerden, gerekse ikili buluşmalardan hep star olarak çıkma başarısını gösteriyor. Herkesin 5 yıldızlı otellerde konakladığı yerde çadırını kurduruyor, tüm liderleri bu çadırda ağırlıyor, misafirlerini ister yüceltip ister yerin dibine sokma cüretini gösteriyor. Türk siyasetçiler de bunu deneyimleyerek gördüler.

***
Bugünlerde ise Kaddafi bir can alıp, can verme savaşı yapıyor. Başına geleceklerin farkında. Halk hareketlerini tavizler ve-rerek, ılımlı davranarak yatıştıracağını düşünen diğer diktatörlerin düştükleri durumu gördü. Yatıştırma politikaları işe yaramıyor. Kaldı ki, yönetiminin bugüne kadarki ilişkileri çerçevesinde Batı'dan destek göremeyeceğini de biliyor. Bu çaresizlik ve genel gidişat onu sertleştiriyor. Kendi halkının üzerine savaş uçaklarıyla, tanklarla ateş açtırıyor.
Diğer diktatörler gibi bir başka ülkeye tez elden kapağı atıp biriktirdiği paraları afiyetle yemek yerine, dövüşerek gitmeyi tercih ettiği açık. Lakin Kaddafi bunca sertliğin yanı sıra bazı olumlu reformlar için de kapı açabilir. Zira havuç ve sopayı birlikte kullanmasını bilecek kadar akıllı bir siyasetçi. Bir yandan dış dünya ile ilişkilerinde, diğer yandan da içeriye yönelik davranışlarında pazarlıkçı bir tutum içerisine girmesi mümkün. Ancak masaya bu pazarlık öncesi gücünü göstererek oturmak istiyor.
Başarılı olabilir mi? Sanmam. Zira bunca kan döküldükten sonra pazarlık masasına oturmak karşı taraf için imkansız hale geliyor. Kaddafi bireysel stratejisini kurmaya çalışsa da işler sadece Libya ile değil, sistemin bütünüyle alakalı. Kaddafi dikta rejimlerinin simgesi niteliğini taşıyor. O devrildikten sonra diğerleri daha kolay sallanacak belli ki.

***
Türkiye içinse durum oldukça tehlikeli. Dışişleri teşkilatımız bütün gücüyle orada çalışan, yaşayan 25.000 vatandaşımızı tahliye etmeye çalışıyor. Seyf-ül İslam Kaddafi'nin Türkiye ve İtalya'yı, tarihsel verilere dayanarak da olsa işaret etmesi, Türkler için ciddi bir tehdit niteliğinde. Libya halkının bu ifadeyi nasıl anladığı, oğul Kaddafi'nin ne demek istediğinden çok daha önemli. Bir de olayın İsrail ile işbirliği yaparak bu olayları tahrik ettiği iddia edilen Türkler kısmı var ki, konuyu iyice zor bir mecraya taşıyor.
Hükümetin konuya yaklaşımı doğru ve dikkatli. 'Mısır konusunda konuşurken Libya ile ilgili niye konuşmuyorsun?' demenin bir manası olmadığı ortada. Klasik muhalefet tavrı ve tarzıyla hemen eleştiriye girişmek haksız ve ölçüsüz. Öncelik, her şeyden evvel insanlarımızı oradan çıkartmak.

***
Kaddafi'yi şimdiden karşıya alıp, düşman ilan etmenin zeki bir tavır olmadığı da açık. Tahliye gemilerimiz yanlarında savaş gemilerimizin desteğiyle bölgeye gidiyor. Libya'da limanlar, havaalanları, havasahası kapalı. Ortam çok riskli. Nitekim Başbakan Erdoğan da bu riskin farkında. Sürekli kardeşlik vurgusu yapmasının bir sebebi var. 'Oradaki Türklerin canı kardeş Libyalılara emanettir' sözü aslında ciddi bir sıkıntıyla karşı karşıya olduğumuzun göstergesi.
Türkiye, Libya'daki kaos dolayısıyla yalnızca petrol fiyatlarının fırlamasından doğacak dünya çapındaki sallantıdan değil, kendi ilişkileri bakımından da hasar alabilir. Zira bölgedeki varlığı, ekonomik ilişkileri, beklentileri itibarıyla bu durum bizi maddi ve manevi etkileyecektir. Bu zararı minimize etmeye çalışmanın dışında bir alternatif de şu anda yok.

<p>Okurlarından gelen 'Kullanmış olduğunuz dil, çoğu kez 'ağdalı ve anlaşılması güç' noktasında gele

'Türkçenin inceliklerini kullanmazsak yok olup gidecek'

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Haftanın Fotoğrafları (08-14 Ocak)

İzinsiz kazı yapan 11 kişi gözaltına alındı