• $7,4269
  • €9,0135
  • 443.323
  • 1540.21
25 Şubat 2011 Cuma

Libya üzerine notlar

Deniz Ülke Arıboğan
Deniz Ülke Arıboğan
YAZARIN SAYFASI

Yaklaşık 25.000 insanımızın yaşadığı Libya'da ortaya çıkan siyasi kaos ve sokaklara yayılan dehşet hali oldukça sıkıntılı bir durumda. Kaddafi'nin özellikle Nijer ve Çad'dan taşıdığı paralı asker ordusunun sokaktaki insanlara, kim olduklarına bakmadan, gözü dönmüş bir şiddet uygulaması bir insanlık dramına kapı açıyor. Camide, evde, fabrikada, sokakta, kısaca her yerde kuralsız bir bastırma süreci hüküm sürüyor. Kaddafi, iktidarını devam ettirebilmek adına her yolu deneyeceğini ve uzlaşmak gibi bir yola gitmeyeceğini açıkça ilan ediyor.

Libya'da rejimin Trablus'ta sıkışmış durumda olduğu ve özellikle doğu bölgesinin kontrolünün neredeyse tamamen kaybedildiği bilinmekle birlikte, Kaddafi sonrası dönemin nasıl olacağına dair bir alternatif görünmemesi, olayın bir devrim sürecinden çok, şuursuz bir protesto görüntüsü vermesine neden oluyor. Zira Libya; Mısır ya da Tunus gibi modern bir devletten izler taşımıyor. Devletin unsurları belli: Kabilelerden oluşan bir toplum, muhtemel bir askeri darbeye geçit vermemek üzere iyice zayıf tutulan yaklaşık 40.000 askerlik bir ordu, aşiret reisleri,  petrole bağımlı bir ekonomi ve onun besledikleri, devrimi muhafaza etmekle görevli paramiliter yapılar. Ve tüm bunların üzerinde kendisini 'rehber' olarak konumlandıran bir lider.

İşte bu nedenle Libya'daki en temel sorun, Kaddafi'nin devrilmesi halinde ne olacağının, hangi güç merkezinin ya da muhalefet unsurunun iktidara talip olacağının bilinmemesi. Bu bakımdan anarşi ve kaos, düzenden çok daha kolay görünüyor. Kaddafi de üst üste yaptığı halka hitaplarında bu konulara parmak basıyor. Libya'nın son günlere kadar herkesin imrendiği bir ülke olduğunu, sokakların El Kaide'nin etkisindeki elleri silahlı hap kullanan, uyuşturucu bağımlısı yeni yetmelerce bu hale getirildiğini savunuyor. Halka mahalle komitelerini kurmalarını, gerçek erkekler gibi davranmalarını öğütleyerek, düzen olarak tanımladığı Kaddafi rejimini destekleyecek özsavunma birliklerini yaratmaya çalışıyor.

En son konuşmasının bitiriş sözleriyse bir intihar komandosu gibi davranmaya hazırlandığının göstergesi. 'Sokaklardan çocuklarınızı toplayın, yoksa çok kızarız ve bu ülkeyi başınıza yıkarız'. Şurası hiç kuşkusuz; o rasyonel bir lider değil. Hayatta kalabilmek adına gözünü karartmış bir siyasetçi. Çevresine çok fazla zarar verebilir ve maalesef vermeye de hazırlanıyor.

Kaddafi'nin mesajlarının diğer muhatabı ise petrol bağımlılığından mustarip endüstrileşmiş dünya. İçeriyi kontrol altına alamazsa dışarıdan destek bulabilir düşüncesinde. Nitekim petrol fiyatlarının 110 dolara dayanmasının yarattığı panik ortamını kullanarak, gerekirse petrol kuyularını ateşe verebileceğini de belirtiyor. Unutmamak gerekir ki, Libya, dünyada tüketilen petrolün %2'sini üretiyor. Zaten büyük bir ekonomik krizin ardından hala yoğun bakımdan çıkamamış durumdaki Avrupa'nın bundan ne kadar ağır etkileneceğini tekrar söylemeye gerek yok. Kaddafi bu bilinçle dışa dönük mesajlarında bir yandan petrol, diğer yandan radikal İslam yani El Kaide tehdidini öne sürüyor.

Türkiye ise bir çılgının elinden vatandaşlarını çekip kurtarmak için yoğun bir çaba içerisinde. Tarihin en kapsamlı tahliye operasyonlarından bir tanesi fazlaca gürültü çıkartılmadan yürütülüyor. Bir yandan Kaddafi'yi yatıştırmaya yönelik kardeşlik mesajları veriliyor, diğer yandan da yüzlerce insan gemilerle, uçaklarla, karayoluyla ateşin içinden kaçırılıyor.

Türklerin mallarına el konulmuş, fabrikalar çalışamaz kılınmış, şantiyeler basılmış durumda. Gemilerle ülkesine dönen insanlar bir yandan ekmek paralarını kaybetmiş olmanın ve gelecek konusundaki belirsizliğin üzüntüsünde, diğer yandansa vatan toprağının güvenli kollarına sığınmanın huzuru gözleniyor. İnsanın nerede yaşarsa yaşasın bir aksilik anında geriye dönecek bir vatanı olması işte böyle bir şey.
Vatan denilen şey baba ocağı, ana kucağı. 'İnsan ekmeğini nerede kazanırsa orası vatandır' derler ya o yalan. 'İnsanın ekmeğini kazanmadığı halde dönüp gelmek istediği, istediği zaman da dönüp gelebildiği yermiş vatan.'

<p>HDP’nin Esenyurt ilçe binasına düzenlenen operasyon  kapsamında terör örgütü elebaşı Abdull

HDP siyasette sona mı yaklaştı?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Dünyayı şok eden iddia! ''Yolcu uçağı lazer silahıyla vurularak düşürüldü!''

Yüksek Hızlı Tren (YHT) hattında performans testi için Ankara'dan Yozgat'a geçti