• $7,4387
  • €9,0138
  • 413.96
  • 1471.39
15 Haziran 2012 Cuma

Irak'ta sular durulmuyor!

Deniz Ülke Arıboğan
Deniz Ülke Arıboğan
YAZARIN SAYFASI

Ortadoğu'da ortaya çıkan sorunların tekil olarak devletler bazında açıklanması mümkün değildir. Bölgede tüm sistem birbirine bağlıdır ve herhangi bir olayın bu zincirden izole edilerek anlaşılmasına imkan yoktur. Kimi yerde mezhepsel zincirler girer devreye, kimi yerde etnik bağlantılar ya da akrabalık bağları. Bazen küresel dengeler içerisindeki ittifak ilişkilerine bakarız, bazen tarihsel düşmanlıklara. Bu bakımdan bölgede teklik değil, çokluk esastır. Suriye'den bahsederken aynı zamanda Lübnan'ı, Irak'ı ve İran'ı da kastederiz; tıpkı S.Arabistan deyince Katar'ı, Birleşik Arap Emirlikleri'ni, Bahreyn'i kapsadığımız gibi.
Şimdilerde de bu bağları oldukça net bir biçimde gözler önüne serecek biçimde zincirleme reaksiyonlar gelişiyor bölgede. Suriye, Lübnan ve Irak aynı anda gerilime girmiş durumda. Özellikle Irak'ta meydana gelen son terör saldırıları ve Maliki'ye karşı gelişen cephe önümüzdeki dönemde bu ülkenin Suriye'den beter hale gelebileceğini gösteriyor. Kısa bir değerlendirme yapalım.

1- Maliki'nin başbakanlığının bundan sonra topal ördek konumuna geldiği söylenebilir. 170 civarında imza toplanmasına rağmen iktidarını hala sürdürebilmesi hem ABD'nin hem de İran'ın desteğiyle mümkün olsa da bu, onun gücünü değil kırılganlığını gösteriyor. Dış destekle ayakta duruyor ve bu desteklerden birisi geriye çekilmek için doğru zamanlamayı bekliyor. ABD'nin hiçbir zaman İran ile bu kadar iç içe yaşayan Maliki'ye müttefik olmayacağı açık. Lakin Irak Anayasası'nda gensoru ile düşme halinde yeni hükümetin kurulması için 45 günlük bir süre var. Kurulamazsa yeniden seçime gitmek gerekiyor. ABD yönetimi ise daha önceki tecrübelerden verili ittifak ilişkileri içerisinde yeni hükümetin kurulabilmesinin mümkün olamayacağını görüyor. Kasım ayındaki başkanlık seçimlerine kadar problem istemeyen ABD yönetiminin Maliki hakkındaki tavrı, onu değil göreceli istikrarı bir süre daha koruma isteğinden kaynaklanıyor. Irak içerisindeki muhalif grupların başbakan değişsin ama hükümet kalsın biçimindeki Maliki'yi kişisel olarak hedef alan yaklaşımı da yasal olarak kolay bir süreç değil. Yine de muhalefetin ona karşı tepkisini sürdüreceği söylenebilir.

2- Tıpkı Suriye'deki gibi Irak'ta da radikal İslamcı teröristler El Kaide şapkası altında harekete geçmiş durumdalar. 2 gün önce gerekleştirilen saldırıların faturası 80'den fazla ölü ve yüzlerce yaralı. Şiilerin bulunduğu mekanlara yönelik yapılan eylemler Sünni gruplarca organize edilmiş görünüyor. Büyük bir mezhep savaşı kapıda. Aynı anda gerçekleştirilen eylem sayısına ve tahribat gücüne bakılırsa da son derece örgütlü bir güçle karşı karşıya olduğumuz söylenebilir. Yakında 3. güçten bahsedildiğini ve istihbarat servisleri arasındaki savaşın büyüdüğünü duyabiliriz. Mezheplerin kirli devlet siyasetlerinin aracı haline gelmesi işte böyle bir şey. Her şey kullanıma açık.

3- Suriye ve Irak'ta ortaya çıkan istikrarsızlığın Türkiye açısından sadece mezhep bağlamında riskler yaratacağı söylenemez. Bu sorunun en önemli çıktısı 'bağımsız bir Kürt devleti'nin gündeme gelmesi olabilir. Bugüne kadar Kürt devletinin kurulmasına karşı en fazla reaksiyon gösteren Türkiye'nin önümüzdeki dönemde farklı bir tavra girmesi mümkündür. Zira Irak'ın bölünmesi projesi 20 yıldır demlendirilen bir ABD stratejisidir. Türkiye'deki savunucularından birisi de Turgut Özal'dı. Türkiye'nin Kürtlerle ilişkisi bölgedeki çok bilinmeyenli denklemin en önemli fonksiyonlarından birisi. Bakalım nasıl şekillenecek?

<p>Peki, önümüzdeki günlerde Paşinyan'ı neler bekliyor?  Azerbaycan-Ermenistan hattında neler yaşanı

İskender füzesi iddiasının sebebi ne?

Öğretmenlere koronavirüs aşısının yapılmaya başlandı

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar A-400M hangarını ziyaret etti

Balıkçı ağlarına bin yıllık tekne parçaları ile 13 amfora takıldı