• $8,058
  • €9,6752
  • 460.376
  • 1408.14
24 Haziran 2011 Cuma

Hatip Dicle meselesi!

Deniz Ülke Arıboğan
Deniz Ülke Arıboğan
YAZARIN SAYFASI

Kör topal ilerlediğimiz demokrasi yolculuğumuza YSK'dan yeni bir darbe daha geldi. Yaklaşık 80.000 oyla seçilen BDP'li Hatip Dicle'nin milletvekilliği düşürüldü. Doğal olarak bu karar çoğu kişi tarafından sandığa müdahale olarak algılandı ve huzursuzluğun yayılabileceğinin sinyalleri gelmeye başladı.
Ortam gerilecek ve ne %50 destek ile iktidara gelen AKP, ne beklenmedik bir başarıya ulaşarak Meclis'e 35 vekil sokan BDP, ne Kürt sorunun çözümünde devreye girmeye çalışan yeni CHP, ne de milliyetçi gençlerin sokaklara dökülmesini engellemek için yıllardır uğraş veren MHP yönetimi bundan memnun olamayacak.
Hatip Dicle'nin milletvekilliğinin düşürülmesi bir sürü hukuki ve siyasi yorumun bir harmanı. Hukukla siyasetin bu denli iç içe geçtiği başka bir ülke ya da dönem var mıdır bilemiyorum ama yargı da en az siyaset kurumu kadar yıpranıyor. 'Bir taşla tüm kuşları vurma başarısını gösterenlerin altını çiziyor' ve küçük değerlendirmemize geçiyorum.

1- YSK'nın kararının yasalar çerçevesinde verildiği açık, lakin hukuki çerçeve, zamanlama, eksik önlem ve siyasi yorum problemi var. H. Dicle hakkındaki hukuki süreç şöyle işlemiş. Önce 19 Şubat 2009'da Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi Dicle hakkındaki kararı almış. Hemen temyize gidilmiş. Konu Yargıtay'a aktarıldıktan sonra 22 Mart 2011 tarihinde karar onanmış. H. Dicle 11 Nisan'da milletvekili adaylığına başvurmuş, 4 gün sonra da Yargıtay kararına itiraz etmiş. Yargıtay bu itirazı da 11 Mayıs 2011'de reddetmiş. Dava dosyası 2 Haziran'da Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmiş ve sicil kaydına işlenmiş. Yani H. Dicle milletvekili seçilmeden önce seçilme yeterliliğini kaybetmesine neden olan bir mahkumiyet almış. Anayasanın 76. Maddesi toplam 1. yıldan fazla hüküm giyenler için milletvekilliği yeterliliği olmadığına hükmettiğinden ve H. Dicle'nin durumu cezanın infazından sonra
3 yıl geçmesini öngören 'yasaklanmış hakların iadesi' kapsamına girmediğinden yasal bakımdan H. Dicle'nin durumu oldukça net.

2- Dicle'nin durumunun yasal olduğu konusu net olmakla birlikte durumun hukukiliği konusunda aynı şeyi söylemek mümkün değil. 'Hukuki olmak' evrensel normlara ve ilkelere uygun olmakla tanımlanabilen bir durum. Buna karşın ülkelerin yasalarında evrensel ilkelere uymayan içerikler olabiliyor. H. Dicle'nin durumu da bu içerikte ve terör örgütüne düşünsel destek vermekle suçlanıyor. Düşünce suçu evrensel normlar çerçevesinde objektif olarak tanımlanabilir bir niteliğe sahip değil. Sınırlarını tespit etmek de imkansız. Kaldı ki, H. Dicle bir başka suçtan giydiği hükümden 6 yıl fazladan hapiste kalmış. Bu yattığı yılların diğer suça mahsup edilmesi söz konusu da olmadığından ortaya ciddi bir adaletsizlik çıkıyor. Devletin hükümlünün aleyhine hata yapmasının telafisi yok, ama lehine yaptıklarının bedeli bir gün mutlaka ödetilmekte.

3- 7 asil ve 4 yedek üyeden oluşan YSK'nın yapısı Yargıtay ve Danıştay'dan gelen üyelerden oluşuyor. Yani üyeleri hukukçu. Ancak son dönemlerde aldıkları ve geri aldıkları kararlarla siyasetin bütün rotasını tayin etmekteler. Böyle bir durum seçilmişlerin atanmışlara mutlak tabi olması anlamına geldiğinden, demokratik teamüllere aykırı. Yargıçların bu kadar aktif oyuncular haline gelmesi en çok kendilerinin zararına.

4-12 Eylül darbesinin bir ürünü olan anayasamızın reformist bir tavırla düzeltilmesi mümkün değil. Düzeltilmesi yerine yeni bir anayasaya olan ihtiyaç her zamankinden daha net. Lakin eksik ve yanlış da olsa hukuk hukuktur. Yasalardan şikayeti olan çok, ancak BDP'nin sürekli devleti sokaklara dökülmekle, şiddetle tehdit etmesi, boykot tehditleri savurması da artık bıktırıcı hale geldi. Sorunları çözmek yerine sorunlardan fırsat üretmeye çalışmak artık bırakılması gereken bir siyaset tarzı. Bu bakımdan BDP yöneticilerini aklıselim davranmaya ve sorunların çözümü için Meclis çatısını mesken tutmaya çağırıyorum.

<p>Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Dendias ile görüşmesinde ger

Dendias provokasyon için mi geldi?

Milli Savunma Bakanlığı fotoğrafları paylaştı

''Baharın müjdecisi'' leylekler Bingöl'e renk kattı

Bozuk parayla öyle bir şey yaptı ki görenleri hayrete düşürdü