• $8,3167
  • €10,0837
  • 489.083
  • 1444.87
02 Mart 2011 Çarşamba

Erbakan'ın ardından

Deniz Ülke Arıboğan
Deniz Ülke Arıboğan
YAZARIN SAYFASI

Bir siyaset adamının ardından onun kişiliği, kimliği ve yaptıkları üzerine kalem oynatmak oldukça sıradan bir durum. Hele de bu kişi Prof. Necmettin Erbakan gibi renkli bir figürse, kaybedilenin ardından yazılabilecek çok şey bulabilirsiniz. Benim için kendisi çocukluğumun neşeli anıları arasında yer alıyor. Mahallenin tüm çocukları bir araya gelerek onu dinlediğimizi, esprilerine güldüğümüzü ve çocuk aklımızla siyasetle aramızdaki ilişkiye neşe katıldığını hatırlıyorum.

Necmettin Erbakan, gerçekten de siyasetin mizah yoluyla nasıl aktarılabileceğini çok iyi bilen ve toplumun her kesimine hitap edebilecek belagate sahip bir konuşma ustasıydı. Anneannemi de, beni de, ona asla oy vermeyecek kadar laik kasabımızı da, subay dostlarımızı da televizyonun başına aynı anda oturtabilen bir kişilikti. Önemli bir siyaset adamıydı. Kendisine Allah'tan rahmet diliyorum.

Ve bu vesileyle cenaze töreni hakkında bazı eleştirilerimi yazmak istiyorum.

1- Her ne kadar resmi bir devlet töreni arzu edilmediyse de, birçok resmi kimliğin dahil olduğu bir cenaze töreninde bu denli izdihama ve güvenlik riskine izin verilmemesi gerekirdi. Bir ara Cumhurbaşkanımızın ve Başbakanımızın neredeyse ezilme tehlikesi atlattığı televizyon ekranlarından açıkça görülüyordu. Böylesine bir kalabalığın bu denli düzensiz ve kuralsız bir biçimde toplandığı her yerde ciddi risklerin bulunduğu açık. Cenaze töreni boyunca herhangi bir VIP protokol uygulanmasa da, korumaların bu denli çaresiz kaldığı görüntüler izlemek de hoş değildi. Ortaya çıkacak bir aksilik, devletin acziyeti olarak algılanırdı.

2- Güvenlik riski böyle kalabalıklarda sadece önemli resmi kişiler için değil, cenazeye katılan herkes için geçerli. Özellikle tabutun taşınması sırasında olur ya, ayağı takılıp yere düşen birisinin sağ çıkması mümkün değildi. Nitekim basit bir gürültü halinde bile büyük bir kargaşa ve izdiham olabilecek böyle kalabalık topluluklarda düzen, esas olarak güvenlik açısından önemli. Mahşeri kalabalıkları da belirli bir düzen içerisinde tutmak mümkün. İnsanların cenazelerine sahip çıkması, duygularını en coşkulu biçimde ortaya koymaya çalışmaları anlaşılabilir bir şey. Biz, Doğu toplumları olarak dingin bir yas tutma geleneğine sahip değiliz. Duygularımızı ve acımızı kontrol altında tutmadan dışarıya vurmayı tercih ediyoruz. Belki bu sağlıklı da bir durum, lakin Humeyni'nin cenazesindeki gibi ölünün kefenini parçalamaya kadar gidecek bir histeriye de 'dur' demek gerekiyor. Bu her şeyden önce ölünün manevi şahsiyetine bir saygısızlık. Bu bakımdan Diyanet İşleri Başkanlığımızın, özellikle bu tür kalabalık törenlerde liderlik etmesini ve düzeni tesis etmekte yardımcı olmasını önemli buluyorum.

3- Cenazelerin insanları birleştirmesi ve aradaki kırgınlıkları, uzlaşmazlıkları unutturarak herkesi aynı ortamda buluşturması çok özel bir şey. Prof. Erbakan'ın cenazesi sırasında askerlerin, siyasetçilerin, entelektüellerin, vatandaşların aralarındaki siyasi görüş ve duruş farklılıklarını unutarak bir araya gelebilmesini bu yüzden önemsiyorum. Herkesin birbirini affedebilmesi için bundan daha iyi bir platform olmazdı herhalde. Ölüm ayırır derler, oysa aynı zamanda geride kalanları da birleştirebiliyor. 

4- Erbakan'ın ardından onun hayatını anlatan programları izledikçe Türkiye'de siyasetçi olmanın zorluklarını ve bedellerini bir kez daha duyumsadım. Bu ülkede siyaset yapmak, idam edilme, suikasta uğrama riskini her daim cepte taşımak demek. Hapislere düşmek, ölçüsüz ve hakkaniyetsiz cezalara uğramak, yasaklanmak, özel hayatının bir gün gazetelerde teşhir edildiğini görmek, ailenizle ilgili yalan yanlış söylentilerin kulaktan kulağa dolaştığını bilmek, başkaları tarafından dinlenilmek, hakarete uğramak, nefret edilmek vs. demek. Siyaset, ister iktidarda ister muhalefette olun çilesiz bir hayat vaat etmiyor bu ülkede kimseye. Bir gün, hemen her siyasete bulaşan,  bir tutam da olsa onun acı tadını hissediyor. Bu bakımdan siyaset aslında kıymetli bir uğraş. Ne kadar haklarında atıp tutsak da, acımasızca eleştirip yaptıklarını bir türlü beğenmesek de, siyaseti bir hizmet mercii olarak gören herkese şükran duymamız gerekiyor.

<p>İşgalci İsrail'in işgal altındaki Doğu Kudüs'te Filistinlilere yönelik müdahalesi devam ederken,

Kudüs'te tepki çeken görüntü! Mescid-i Aksa'dan alevler yükselirken Yahudiler Kudüs Günü'nü kutladı

Demir yoluyla taşınan bor, seramik ve mermer miktarı arttı

Bakan Karaismailoğlu, Trabzon'da inceleme ve ziyaretlerde bulundu

Osmaniye'de tarlada bulunan yaban kedisi yavruları bakıma alındı