• $7,3707
  • €8,9822
  • 442.885
  • 1551.57
26 Ekim 2011 Çarşamba

Deprem ve 'Azra' bebek

Deniz Ülke Arıboğan
Deniz Ülke Arıboğan
YAZARIN SAYFASI

'Eğer mevsim kışsa, bahar uzak olabilir mi?' diye sorar şair Percy B. Shelley. Eğer hayat değişmez olsaydı, mutluluk ya da mutsuzluk fark etmeksizin her şey tekdüze olsaydı bir anlam bulabilir miydik onda? Soğuk olmasa sıcağı fark eder miydik? Çaresizlik hissetmeseydik umudu bilir miydik; ölmeseydik doğumu sever miydik, ağlamasak gülebilir miydik? Zor günlere katlanma gücünü veren şey de bu değil mi? Bir baharın gelişini beklemek.

Azra bebeğin kurtarma ekiplerinin kollarındaki görüntüsü tüm acıların içerisinde bir bahar kokusu getirdi hepimize.
Henüz 2 haftalık bedeniyle her şeye inat yaşama tutunmayı başarmıştı. Umarım bu direnci devam eder, çünkü prematüre doğmuş küçücük bir bebek o. Onu görünce 'birileri olmalı yanında annesiz hayatta kalamazdı' diye söyleniyorum.  O sırada Azra'nın ardından annesi ve babaannesi de çıkartılıyor enkazdan. Hepimizde bir umut, enkazda canla başla çalışanlarda bir sevinç. Başkaları da vardır diye düşünüyor insan. Bir kişi, bir kişi daha ve belki küçük bir kız çocuğu daha. 'Ses geldi' diyorlar ya hani. Saatlerdir hiç durmadan elleri ile toprağı kazan kurtarma gönüllülerini, askerleri, halkı bir kez daha tutuşturan umut bu.

Sonra ülkemi izliyorum şaşkınlıkla. Bir yanda nice güzel gönüllü insanın yardım çabaları. İşte benim halkım diyorum, işte bu ülke Türkiye. Küçük büyük herkes yardım toplama telaşında. Battaniyeler alınıyor, mamalar paketleniyor, oyuncaklar toplanıyor. Belediyeler, sivil toplum kuruluşları engel tanımadan gece gündüz çalışıyorlar.

Üniversiteler ayakta. Yüzlerce İstanbul Bilgi Üniversitesi öğrencisi kan bağışı kuyruğunda, kolilerce yardım yağıyor. İstanbul Üniversitesi, Yeditepe Üniversitesi, Yıldız Teknik Üniversitesi, Bahçeşehir Üniversitesi, Ege Üniversitesi, Selçuk Üniversitesi ve diğerleri, hepsi ayakta. Arama kurtarma ekipleri yollara düşmüş, hocalar öğrenciler el ele vermiş hızla duruma müdahale etme gayretindeler.

Başbakan Erdoğan ve bakanlar aynı gün Van'a uçuyorlar. Ana muhalefet partisi temsilcileri herkesten önce orada olduklarını gururla söylüyor. CHP lideri Kılıçdaroğlu hızla Van'a ulaşıyor. Bölgeye giremez diye nitelendirilen MHP teşkilatı, en önce bölgeye ulaşanlardan. BDP lideri Demirtaş 'yardımlarda kardeş kokusu var' diyor. MHP lideri Bahçeli 'ağlama sırası onlarda' diyenleri soysuzlukla itham ediyor. Kısaca siyaset dünyası ilk refleksini Türkiye'ye yakışan bir üslupta veriyor. Sonra...

Hayatın diğer yüzü kendisini gösteriyor. Organizasyon bozukluğu yüzünden yardım kamyonları yağmalanıyor, öfkeden deliye dönen insanlar arabaların camlarını kırıyor, vali istifaya çağırılıyor ve travma sonrası ruh halindeki yerli halk tahrik ediliyor. Tam da o sıralarda Van'daki karakola saldırı oluyor ve bir yandan kulaktan kulağa, diğer yandan tweet'ten tweet'e dedikodu terörü hortluyor. Birileri birbirimize olan sevgimizden, dayanışma duygumuzdan hoşlanmamış belli ki. Her dönemin istismarcıları da ortalarda, faşist, ırkçı düşünceleriyle gurur duyan medya starları da. Allah herkese müstahakkını versin diyoruz...

Havanın dondurucu bir soğuklukta olması ise en büyük problem. Evler çökmüş, ayakta olanlara da girmek ise hala risk taşıyor. Bu yüzden halk sokaklarda sabahlıyor. Çadır ve sıcak bir mekan ihtiyacı had safhada. Kızılay'ın ise böylesi büyük bir depremde yeterli donanıma sahip olmadığı görülüyor. Bölge yoğun nüfus barındırmamasına rağmen bu tür aksaklıkların olması, olası başka büyük depremlerde de ciddi sıkıntılar çekeceğimizin göstergesi. İyi niyet yetmiyor, profesyonellik gerekli.

Aslında böyle zamanlarda organizasyon kabiliyeti olan bir devletin bile, organize olmayan bir toplumda başarılı olma şansı zayıf. Japonya'daki depremde insanların daha kendilerine hiçbir şey söylenmeden sıraya girmeleri, tevekkül içerisinde beklemeleri gözümün önüne geliyor. Halkım da devletim de yeterince hazır değil diye düşünüyorum.

Sonra yeniden Azra bebek geliyor ekranlara. Memleketimin dört bir yanında görüntülerin mutluluk gözyaşları ile izlendiğinden eminim. Ve twitter'dan yazdığım cümleyi mırıldanıyorum yeniden. 'Sessiz çoğunluğun azgın azınlığı susturduğu gün bugündür. İyi günde kötü günde beraberiz. Bu, Türkiye'dir'. Unutanlara...

<p>Amerika Birleşik Devletlerinde 46. Başkan Demokrat Lider Joe Biden oldu. </p><p>ABD'de yeni

ABD'de yeni dönem başladı

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Yol kenarında biriken kardan araba yaptı

Binlerce su maymunu taşkın nedeniyle Edirne'ye geldi