• $8,155
  • €9,7089
  • 457.312
  • 1393.24
10 Şubat 2015 Salı

Yeni risk unsuru artık Çin mi?

Hatırlanırsa ABD Merkez Bankası Başkanı son toplantıda faiz arttırma açısından “Sabırlı olacağız ve uluslararası risklere de bakacağız” demişti ya, hangi uluslararası risklerden bahsediyordu acaba? Aslında durumu açıklamak için tek bir kelime yeter! Yeni risk unsuru kısaca “ Çin” !

Londra kökenli Lombard Street araştırmacısı D.Choyleva Çin’in büyümesinin yüzde 5'e düştüğünü ama bu gerçeğin açıklanmadığını uzun zamandır iddia ediyor. Ona göre şu anda Çin son yirmi yılın en düşük büyümesini ve en güçlü daralmasını yaşıyor. Uzun zamandır ilk defa Çin’in elektrik üretimi kuvvetli şekilde daralmış, hatta 2009'dan bu yana en düşük düzeye inmiş. Demir çelik üretimi de 2009'dan bu yana en düşük düzeyde. Aylık ISM satın alma yöneticileri endeksi de 50 sayısının altına inmiş, yani endeks daralma var diyor. Çin’de en çok talep edilen emtianın, demir cevheri ve bakırın fiyatları da son bir yılda iyice düşmüş bulunuyor.

Şirketlerde rekor borç oranı

Zaten Çin finansal sisteminde de önemli işaretler var. Çin 2000 yılında yüzde 121 olan toplam borç/GSYİH oranını (2.1 trilyon dolar demek) , 2007 yılında yüzde 158 oranına (7.4 trilyon dolar demek ) ve şimdi de 2014 yılında yüzde 282 oranına ( yani 28.2 trilyon dolara) çıkardı. Bu borç /GSYİH oranı sayısı G.Kore için 286,Avustralya için 274, ABD için 269, Almanya için 258, ve Kanada için 247,yani Çin’in oranı hepsine benzer bir düzeye gelmiş. Çin 2007 yılından bu yana toplama 20.8 trilyon dolar borç eklemiş.
Çin’de finansal olmayan şirketlerin borcu GSYİH sayısının yüzde 125 kadarı. Bu finansal olmayan şirketler için tüm dünyadaki en yüksek borç/GSYİH oranı ! Dünyada şirket borçlarının hızla yükselmesi geçmişte hep finansal kriz ile sonuçlanmış.
Üç temel riske daha da işaret etmek gerekiyor. Hane halkı, finansal olmayan şirketler ve kamunun borcunun yarısı inşaat sektörü ile ilişkili. İkincisi yerel yönetim kurumlarının ilişkili oldukları kurumların bilançolarına saklı borçlarıyla ilişkili, çünkü geri ödeme yapamıyorlar. Yapılan araştırmalar gösteriyor ki bu kurumlar yeni kredilerin yüzde 20 kadarını eski kredileri geri ödemek için alıyorlar. Üçüncüsü ise Çin’de toplam borcun üçte biri “shadow banking system” denen birimler ile ilişkili.

Döviz ve fon çıkışı artıyor

Çin’de banka varlıklarının artışı da tamamen durmuş durumda. Bu durumda son haftada mevduat karşılık oranının düşürülmesi de parasal sistemi gevşetmek demek, ama daha çok indirim gerekecek diye düşünülüyor.
Son birkaç ayda döviz çıkışı olduğu ve de fonların Shanghai borsasına hisse senedi yatırımına kaçtığı da düşünülüyor, çünkü Shanghai hisse senedi endeksi yüzde 40 artmış. Çin geçmişte dolar girişiyle yaşayan en büyük ekonomi idi. Mayıs 2013'ten bu yana yavaş da olsa başlayan gelişen ülkelerden dolar kaçışı birçok gelişen ülkeyi endişeye sokmuştu. ABD faizleri bir gün yükselecekti ama o gün acaba hangi gündü? Çin faiz artışı takvimini geciktirebilir!
Çin bugüne kadar, hem tüm dünyayı hem de özellikle gelişen bazı ülkeleri, büyümesi ve ticaretiyle 2008'den bu yana durgunluk ve resesyona karşı korumuştu. Ama şimdi Çin ABD’ ye kendi ihracatını arttırmak zorunda ki sorun yaşamasın. Şimdi bütün ülkeler agressive şekilde para miktarını artırır ve ülke parasının değerini düşürürken ve paralarını dolar karşısında daha düşük tutmaya çalışırken, Çin parasının dolara karşı rekabet gücü düşüyor.
Borç yükü de taşınamaz hale gelebilir. Fed'in uluslararası korkusu bu!

<p>Koronavirüs salgınının uzun süredir kontrolden çıkmış olduğu ABD'de son durum ne? Aşılama süreci

ABD'de koronavirüs salgınında son durum

Beşiktaş, Erzurum'a ayak bastı

Zonguldak'ta dereden akan çamurlu su denizin rengini değiştirdi

Nisan ayında yağan kar Domaniç Dağları'nı beyaza bürüdü