• $7,4374
  • €9,0196
  • 421.707
  • 1473.49
10 Ocak 2012 Salı

Üfüren kim? (2)

Bizim Asaf Savaş ilginç bir iktisatçıdır. Geçmişte en az beş yıl kendisi ile Merkez Bankası'nın para politikaları konusunda çekişmiş ve anlaşamamıştık. Sonunda bu yıl para politikası konusunda ayni çizgiye geldik. O zamanlar 'Geçmişte yapılan para politikaları hataları!' diye uçarken, ben de 'Ne zaman, Dünya Savaşı döneminde mi?' diye sorardım ve birbirimizle dalga geçer, kapışırdık, televizyon izleyicileri de mutlu olurlardı. 
Şimdi aynı cephedeyiz. Vatan Gazetesi'ndeki 'Merkez Bankası'nın Gücü' başlıklı ve 8 Ocak 2012 Pazar günü yayınlanan köşe yazısında şöyle diyor.
'Mali piyasalarla Merkez Bankası arasındaki kur üzerinden bilek güreşini macera filmi gibi heyecanla izliyordum. Neyse sonuç için fazla beklenmedi. Başkan Başçı Merkez Bankası'nın galibiyetini Bursa'da açıkladı.
Haziran'dan bu yana (0.5 Dolar+0.5 Euro ) döviz sepetini izlersek ne görülür? Sepet ilk dalgada 2.18 TL'ye geldi (22 Ağustos 2011).
Sepet ikinci dalgada 2.21 ile zirveyi gördü (20 Ekim 201).
Sonraki iki dalgada sepet 2.18'de kaldı.
6 Ocak 2012 Cuma günü ise sepet 2.13 TL değerine indi.
Bu sayıların hiç tereddütsüz Başçı'yı desteklediği çok açık.  Merkez Bankası kuru istediğim düzeyde tutarım dedi. Mali piyasalar yapamazsın diye karşı çıktı. Sonuçta Merkez Bankası'nın dediği oldu. Hepsi bundan ibarettir. Nasıl böyle oldu?
Çünkü Türkiye'deki büyük dönüşüm Merkez Bankası'nı mali piyasalar karşısında güçlendirdi. Oyunun kurallarını belirleme olanağını ve yeteneğini kazandırdı.
Birincisi kamu maliyesi kökenli kırılganlık bitti. Bütçe disiplini ve düşük borç oranı Hazine'yi rahatlatıyor. Mali piyasaların para politikasına koyduğu ipoteği kaldırıyor.
Diğeri kredi hacmindeki hızlı artışın banka bilançolarına ve para piyasasına yansımasıdır. Artık bankaları Merkez Bankası fonluyor. Dolayısıyla TL likiditesini ayarlayarak piyasayı yönlendirebiliyor. Eskiden piyasanın sopası vardı. Mali disiplin ve akıllı para politikası, piyasanın sopasını çöpe attı. Yerine Merkez'in sopası geldi. Tekdirle uslanmayanın!' 
Televizyon kanalları ve medya da söylem değiştirdi. Merkez Bankası Başkanı konuşurken ve konuşması canlı yayınlanırken, 'Başkan konuştu, TL değer kaybetti!' diyerek üfüren kişiler, başkan Bursa'da konuştuğu sırada TL değer kazanınca da 'Başkan konuştu, TL değer kazandı!' dediler. İkisi de üfürük tabii, ne zamandan beri korelasyon nedensellik sayılıyor?
Ancak işin bir de siyasi boyutu var. Asaf'ın CHP'de siyaset günlerinden 'kankası', benim doktora tez öğrencim (doktora tezi de Merkez Bankası ve para politikası üzerinedir), Babadan miras siyaset tutkunu, şimdilerin de CHP Milletvekili ve CHP Parti Meclis üyesi Hurşit Güneş de, faizlerin artması gerektiğini, rezervlerin tüketilmemesi, döviz satışının da kaldırılması veya azaltılması gerektiğini, kurun daha da yükselmesi gerektiğini 8 Ocak 2012 tarihli Milliyet Gazetesi'nin sekizinci sayfasında döktürmüş. Bundan sonra ona 'Tim Ash' diyeceğim.
Okurlarımdan özür dileyerek bir cümle de kişiye özel bir mesaj olarak ekliyorum.  Ömer kardeşim, siyasi ne demektir anlıyorsun değil mi? Medyada ve menkul kıymet şirketlerinde ve bankalarda ne 'Hurşitler' var biliyor musun? Asaf'ın teknik ve sağlam analiziyle, Hurşit'in siyaset kökenli tezlerinin farkını gör! İkisi de ikimizin de yakından tanıdığı kimseler!
Dünyada ve ülkede tehlikeli kaos varken ülke önemlidir, siyasi çekişmeler değil. Dünyada Cumhurbaşkanı ile Başbakan'ın Anayasayı birbirlerine atarak kriz çıkardığı tek ülke olarak dikkatli davranmak zorundayız!

<p>ABD Başkanı Joe Biden'ın talimatı ile Suriye'deki İran destekli gruplara hava saldırısı düzenlend

ABD'den Suriye'ye hava saldırısı: Suriye'deki İran destekli gruplar vuruldu

Taksim'deki Atatürk Kültür Merkezi'nde son durum havadan görüntülendi

Dünyanın en büyük tam panoramik müzesi 1 milyon ziyaretçi ağırladı

Mavi vatan nöbetinde geçen yıl 12 bin 655 hayat kurtarıldı