• $13,7219
  • €15,5285
  • 785.979
  • 1927.39
3 Temmuz 2013 Çarşamba

Transfer hovardası başkan iflas ettirir

Brezilya’nın ekonomisi düzeldiği ve BRIC kategorisine girdiğinden beri Brezilyalı futbolcular kendi memleketlerinde de yüksek dozda para kazanmaya başladılar ve daha kolektif ve daha defansif futbol oynanan Avrupa’ya gideceklerine bireysel futbolun çok önemli olduğu Brezilya’da kalmaya ve yüksek ücretler almaya başladılar. Ancak Neymar gibi yeni ve çok genç (sadece 22 yaşında) yıldızlar çok yüksek paralarla dış âleme transfer oluyorlar. Nitekim Neymar 50 milyon dolara Barcelona’ya transfer oldu. Fakat bu çılgın transfer ücretlerinin İspanya’ya faturası felaket. 
İspanya Spor Konseyi’nin Başkanı Miguel Cardenal geçen hafta İspanyol kulüplerinin gerçeğini açık seçik ortaya dökmüş. İspanyol kulüplerinin toplam borcu 5.2 milyar dolarmış. Ve bu borcun 874 milyon doları da kulüplerin devlete ödemek zorunda oldukları ama ödemedikleri vergi borcu imiş. 
Bu arada da unutmayalım, İspanya’da vatandaşların dörtte birinden biraz fazlası işsiz, gençlerin işsizlik oranı ise yüzde 55 oranının  üstünde. Her yaz başında okuldan mezun olan binlerce genç iş bulamadan işsizler ordusuna katılıyorlar. 
Öbür tarafta ise dev ücretler alan futbolcular ve onları besleyen takımlar da vergi ödemiyorlar. Messi gibi iyi niyetli bir genç bile vergi kaçağı suçu nedeniyle mahkemelere düştü. Kaldı ki kulüplerin taraftarlarının ödedikleri gişe hasılatı, televizyon gelirleri ve sponsorlar toplamı bile kulüpleri kurtarmaya yetmez.Akademisyen Jose Maria Gay şöyle diyormuş. Bana hangi kulüp takımların yok olması riski var diye sorduklarında, onlara İspanya’da zaten sadece üç takım var diyorum: “Barcelona, Real Madrid ve A. Bilbao!”  
Barcelona Katalanların, Bilbao Baskların ve R.Madrid de İspanyolların “milli gurur ve propaganda takımı” aslında. Yani siyasi motif olmasa, takımlar ulusalcılık sembolü olmasalar, bu üç takım da tüm diğerleri gibi yok olma riski taşır, batar gider. Barcelona’nın 99 bin kişilik canlı seyircisi bile bu masrafları kurtarmaya yetmez. Atletico Madrid takımı ünlü oyuncuları Sergio Aguero ve Radamel Falcao’yu neden satmak zorunda kaldı ki? Dev televizyon gelirleri bile sorumsuz yöneticilerin transfer hovardalıklarını karşılamaz. Platini, FIFA ve UEFA tarafından gündeme getirilen ve Financial Fairplay adıyla bilinen ve Türkçede adı “batmayı önleme operasyonu” olması gereken yaklaşım aslında takımları kurtarmak için son çaba.

Futbol ihracatçısı olmalıyız
Peki Türkiye bu tehlikenin dışında mı? Cevap hayır. Ülkemizde takımların hovardalıkları en az İspanya’dakiler kadar. Ama bizde bir de gerçeği saklama becerisi var. 
Türkiye, para babası, kısa vadeci, transfer hovardası kulüp başkanı sorunundan kurtulamazsa, bizim futbolumuzun da geleceği batıştır. Ülkemizde bu gerçeğin ilk önce taraftarlara açıkça anlatılması gerekiyor. Türkiye emekliliğe yaklaşmış ve çoğu da sakat futbolcuların son limanı olan ithalatçı ülke yapısından çıkmak, genç ve yetenekli sporcular yetiştirmek, ihracatçı bir futbol ülkesi olmak zorunda!

<p> </p>

Mesut Özil - Vitor Pereira arasında soğuk savaş devam mı ediyor?

İsrail hapishanesinden kaçan Filistinli tutuklular mahkemede darbedildi

Bir çiftçi tarafından bulundu! İçinden servet çıktı

Kedilerin en çılgın halleri