• $13,7194
  • €15,5684
  • 786.53
  • 1910.41
12 Temmuz 2013 Cuma

Şu enflasyon sayılarına bir bakın!

ABD’nin Johns Hopkins Üniversitesi’nden Steve Hanke uzun zamandan beri enflasyon ve döviz kurları konusunda sorunlar yaşayan ülkeleri izleyen bir iktisatçıdır. Hanke resmi verilerle gerçek veriler arasındaki uçurumu ortaya koyan bazı ülke araştırmaları yaptı. Hanke ayrıca katı bir para politikası yaklaşımı olan “currency board” veya Türkçe adıyla para kurulu yaklaşımı konusunda uzmandır ve birçok ülkenin de danışmanlığını da yapar. 
Aşağıdaki S.Hanke tarafından hazırlanan tabloda bugün zor durumdaki altı ülkenin geçen hafta itibarı ile “ekonomik sefaleti” sergilenmekte. 

 S.Hanke gerçek enflasyon ve kur araştırmalarında resmi kur ile karaborsa kur arasındaki farklılıklardan hareket ederek enflasyon tahminleri yapmakta. Bir iktisatçı olarak bu sayılara baktığım zaman tabii ki ilk gördüğüm bu ülkelerin hepsinin uzun zamandan beri popülizm ve dikta rejimiyle yaşamakta olmalarıdır. Zaten Güney Avrupa’nın sorunlu ülkeleri Portekiz, İspanya, İtalya, Yunanistan ve Eski Yugoslavya’dan koparak kurulan ülkelerin hepsinde uzun yıllara yayılmış dikta rejimleri vardı. Salazar, Franco, Mussolini, Tito, Papadopulus gibileri unutulabilir mi? Tablodaki ülkeler de bugün otokratik popülist veya aleni dikta ile yönetilen ülkeler. Bu ülkelerin bazılarında seçim bile yapılıyor ama seçimin türü anlamsız. 
GELENEK DEVAM EDİYOR
Arjantin bugün bile Peron’un geleneğini sürdürüyor. 1895-1974 arasında yaşayan, ordu kökenli  Peron üç defa 1946, 1951 ve 1973 yıllarında seçimle işbaşına gelen bir “popülist diktatör” idi. Bugün de Arjantin Kirchner ailesi tarafından onun “popülist dikta” yaklaşımıyla yönetilmekte! Venezüella’da 54 doğumlu ve bu yıl ölen Hugo Chavez de, Peron gibi ordu kökenli ve popülist bir diktatör olarak darbe teşebbüsleri ve darbeler yapmış ve “Chavism” denen yaklaşımıyla ve Küba’ya yakınlığıyla, 1998 ve 2000 yıllarında iki defa seçimle işbaşına gelmiş bir popülist diktatör idi. 1945 yılında iki Kore’nin bölünmesi ve 1950-1953 Kore savaşının da içeren süreçte yani 1948-1972 arasında lider Kim Yong İl bir dikta rejimiyle Kuzey Kore’yi nükleer silahlara ve dünyanın Çin, ABD ve Hindistan’dan sonra dördüncü büyük ordusuna sahip hale getirmişti. 1972-1994 arasında önce büyük oğlu Kim Yong İl ve daha sonra da en genç oğlu  Kim Yong Un 2011 yılında yönetimi ele aldı.  İran’da 1921 yılında ordu mensubu Reza Han ve  sonra 1941 yılından itibaren  oğlu Reza Pehlevi ile yönetilmiş,1979 yılında dini lider Humeyni Şah’ı indirmiş, onun döneminde 1980-1988 arasında Irak-İran savaşı her iki ülkeyi de perişan etmiş, Humeyni ölünce de dini lider A.Hamaney döneminde 2005 yılında seçilen Ahmedinecad iki dönemde iyice Batı’ya sırtını dönmüş ve ekonomiyi batırmıştı. 
Suriye ise 1946 yılında bağımsızlık elde etmiş ama ordu kökenli Hafız Esad 1970-2000 arası diktaör olmuş, arkasından mühürü oğlu Beşşar Esad’a devretmişti. Suriye 2011 yılından beri dikta rejimine karşı iç savaş yaşamakta. 
Sonuçlar açık: Huzurlu kalkınma popülizm veya dikta rejimiyle olmuyor!

 

<p> </p>

Parasosyal etkileşimi çocuklarımıza neden anlatmalıyız?

UNESCO'nun geçici listesindeki Yesemek'te 15 heykel gün yüzüne çıkarıldı

Cumhurbaşkanı Erdoğan Siirt'te toplu açılış törenine katıldı

Ürdün'ün Salt kentindeki müze dünyanın en küçük Kuran-ı Kerim'ine ev sahipliği yapıyor