• $9,6055
  • €11,2042
  • 553.992
  • 1479.93
3 Nisan 2015 Cuma

Son üç yılda ekonomi zayıf

Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi BETAM, TUİK tarafından yayınlanan 2014 yılı büyüme verileri sonrasında yaptığı incelemede 2002 yılından 2011 yılına kadar olan ortalama ekonomik gelişmeler ile son üç yıl olan 2011-2014 arası ortalama ekonomik gelişmeleri karşılaştırmış.

Resmi verilere göre 2014 yılında, hem iç hem de dış talebin zayıf olduğunu bu nedenle büyümenin yavaşladığını görüyoruz. Ancak bu yeni bir durum değil. Son üç yıldır bu zayıf büyüme trendi devam ediyor.
Ekteki tablo son üç yılda ortalama yıllık büyümeyi ve alt kalemlerdeki değişimleri 2002-2011 dönemi ile karşılaştırmalı olarak gösteriyor.


Üç yılda ortalama yıllık büyüme Türkiye'nin potansiyel büyümesi olan yüzde 5'in oldukça altında yüzde 3,1 olarak gerçekleşti. Tüketim yılda ortalama yüzde 2 oranında artarken özel yatırımlar yılda ortalama yüzde -1,3 oranında azaldı. Bu oranları 2002-2011 yıllarıyla karşılaştığımızda iç talepteki zafiyet açıkça ortaya çıkıyor. 2002-2011 döneminde tüketim harcamaları yılda ortalama yüzde 5,6, özel kesim yatırımları ise yüzde 11,5 oranında artıyordu. 2002-2011 döneminde yılda ortalama yüzde 4 oranında artan kamu harcamaları ise son üç yılda hızlanarak yılda ortalama yüzde 6,3 oranında arttı.
Türkiye'nin son üç yıldır ciddi bir büyüme sıkıntısı ile karşı karşıya olduğu açık. Para politikası kullanımının küresel koşullar ve enflasyonla mücadele nedeniyle büyümeye destek vermesini beklemek de çok gerçekçi görünmüyor. Zaten son üç yıldır sermaye akımlarını yavaşlatmak için Merkez Bankası'nın uyguladığı faiz tedbirlerinin sıkı bir politikaya işaret ettiği de söylenemez. Bunun yanında kredi büyümesini sınırlamak için alınan bir takım makro ihtiyati tedbirlerin iç talebi yavaşlattığı ve cari açığın düşmesi karşılığında büyümeden bir miktar ödün verildiği görülüyor. Mali politika ise zaman zaman büyümeye destek vermek için kullanılsa da bütçe hedeflerini gerçekleştirmek için hükümetin gerektiğinde sıkılaştırma yapmaktan kaçınmadığı gözleniyor.
Sonuçta, büyümenin arzu edilen yüzde 5 düzeyine çıkılabilmesi için, küresel koşulların düzelmesi doğal olarak gerekli ama diğer yandan da içeride de büyümeyi ve yatırımları yeniden canlandıracak ciddi yapısal reformların yapılması da gerekiyor.

<p>Futbol, sahaları aşıp evlerimizdeki televizyonlara, günlük  aktivitelere ve tabi ki son olarak oy

Neden PES Atarız?

Kütahyalı marangoz ahşaptan susuz ceviz soyma makinesi icat etti

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (22 Ekim 2021)

Eren-13 operasyonları kapsamında 4 terörist etkisiz hale getirildi