• $8,3245
  • €10,1035
  • 490.117
  • 1442.8
14 Mart 2011 Pazartesi

Şoför koltuğu boş!

Yazı dizimize bugün başlıyoruz. Siyasi risk uzmanı ve Eurasia Group Başkanı, Ian Bremmer (Serbest Piyasanın Sonu adlı kitabın yazarı) ve Dr.Doom lakaplı NYU Stern School Profesörü Nouriel Roubini (Kriz Ekonomisi adlı kitabın da yazarı) 'G-0 Dünyası' adlı bir makale yazmışlar ve Foreign Policy dergisinin Mart-Nisan 2011 sayısında yayınlamışlar. Bu makaleyi çok kısaltarak ana fikrini buraya taşıyoruz.
Ne diyorlar ? 'G-7 1976 yılında ABD, İngiltere, Fransa, Almanya, İtalya, Japonya ve sonra eklenen Kanada'dan oluşmuştu. 1990'lı yıllar gelene kadar G-7 olgusu oldukça başarılı sayılabilirdi. 1997 yılında, değişen dünya gerçekleri sonrasında, Rusya da devreye sokularak G-8'e geçildi.
Ancak 2008 krizi, Sovyet Bloğu'nun çöküşünden çok daha  büyük bir deprem yaratınca, G-20 kavramı, yani genişletilmiş ve gelişen büyük ekonomileri de içeren bir işbirliği platformu gündeme geldi (Türkiye de G-20 içine girdi). G-20 ilk defa 2008 yılı Kasım ayında  Washington'da toplandı, sonra Nisan 2009 tarihinde de Londra'da toplanarak global boyutta ortak parasal ve kamu harcaması genişlemesi gibi kararlar aldı. Ancak kriz yavaş yavaş geçmeye başlayınca Çin ve diğer gelişen ülkelerin global krizde daha az tahribat gördükleri ortaya çıktı. Brezilya, Hindistan, G.Kore  ve Türkiye gibi ülkeler hızla büyümeye başlarken gelişmiş ülkelerin çok anemik bir iyileşme sergiledikleri görüldü. Avrupa Euro bölgesinin kendi iç mali sorunlarına döndü, Japonya, kendi birikmiş siyasi ve ekonomik sorunlarının altında ezildi. Konumların farklılaştığı bu ortamda G-20 hiçbir önderlik ve koordinasyon sergileyemiyecek ve sağlayamayacak bir hale geldi. Sonunda G-20 adeta G-2 yani ABD-Çin diyaloğuna geriledi. G-2 de bir türlü anlaşamayınca 'Şoför koltuğunda kimsenin oturmadığı' sözü ile tanımlanabilecek ve 'G-0' denilebilecek yapıya gerilendi.
G-0 döneminde her şey durdu. Örneğin nükleer silahsızlanma anlaşmasından 40 yıl geçmiş olmasına rağmen etkin bir silahsızlanma rejimi zaten devreye girememişti. Dünya Ticaret Örgütü tarafından sürdürülen Doha Round görüşmeleri durdu, kimse şu anda korumacılığın önüne geçme girişiminde değil. Nerede ise her koyun kendi bacağından asılır hale geldi.
Birçok ülkede ekonomiyi yönetenler IMF'e güvenmemeye başlayarak, döviz rezervi biriktirerek, cari denge fazlası vererek ve paralarının değerini düşürerek önlem almaya başlamışlardı. Ama ABD  bütçe açıklarının ve parasal genişlemesinin sonucu doların değerini düşürünce yıllar önce ünlü iktisatçı Triffin tarafından gündeme getirilmiş olan, 'rezerv para ülkesi aşırı açık verdiği takdirde parasının değerinin düşeceği tezi gündeme geldi ve doların hakimiyetine alternatif arama yaklaşımları gündeme oturdu. Zaten ABD de doların değerinin  düşmesini de adeta arzu ediyor. Diğer taraftan Çin parası da rezerv para statüsüne pek gelemez, doların yerine oturamaz. Bu çok uzun bir süreçten geçmek ve siyasi ve ekonomik stabiliteyi de zaman zaman tehlikeye sokmak anlamına gelir. 1945 yılından bu yana, 1990 yılına kadar,  global güç tanımı askeri güçteki farklara dayalı olmuştu. Sovyet bloğunun hamlesi de çıplak askeri güce dayanıyordu. Bugün  ise Çin'in ve diğer gelişen ülkelerin atılşımı asker sayısı veya silaha dayanmıyor, ekonomiye dayanıyor. Bugün hem ABD'de hem de Çin'de önemli olan, ekonominin büyümesi ve iş yaratılması. Dünyayı yönetme arzusu ikinci derecede önemli hale gelmiş.
Bugün ne 'Washington Consensus var' ne de 'Beijing (Pekin) Consensus'! Her ülke kendi güvenliğini ve refahını kendisi sağlamak zorunda, kendi ekonomik, coğrafi, siyasi, kültürel ve tarihi şartlarına göre farklı bir yaşam seçmek zorunda.
Kimsenin G-20 bildirilerini taktığı yok. Bu nedenle de yeni bir global finansal mimarı kurmak çok zor, adeta imkansız. Bu nedenle de G-0 dönemi yeni bir Bretton Woods geliştimek yerine sürekli anlaşmazlık vekavga (conflict) üretecek gibi gözüküyor. Kooperasyon üretmesi pek olası ve kolay değil!'
Kötümserler Bremmer ve Roubini'den herhalde iyimserlik beklemiyorduk, değil mi?

<p>İşgalci İsrail'in işgal altındaki Doğu Kudüs'te Filistinlilere yönelik müdahalesi devam ederken,

Kudüs'te tepki çeken görüntü! Mescid-i Aksa'dan alevler yükselirken Yahudiler Kudüs Günü'nü kutladı

Adana'da polis, Engelliler Haftası dolayısıyla engellileri evlerinde ziyaret etti

''Mucize bitki''nin hasadına başlandı

Define arar gibi aradılar! Yüksek fiyatlara alıcı buluyor