• $9,5004
  • €11,065
  • 548.672
  • 1519.25
15 Ağustos 2014 Cuma

Seni kimse unutamaz Süleyman Ağabey!

Ben takım tutmam ama kimse inanmaz. Ama bazı futbol insanları da takımlardan daha üsttedir. Süleyman Seba böyle bir kişi idi. Hayatını Beşiktaş’a adamıştı ama spor ile ahlakı bir arada tutmuştu. Kulüp Başkanlığı döneminde iki anım nedeniyle onu yakından tanıyabildim. Ağabeyim ve dostum oldu. Örnek bir insandı, düzgünlüğüyle herkese örnek bir kişiydi. Ama futbol nankördür. Taraftarı “Ahmet Dursun, Seba gitsin!” diye bağırtanlar da oldu. Veya Feyyaz gibi her şeyini borçlu olduğu kulübün çekinin arkasını imzalatıp Seba’ya “sallamayı” ve başka kulübe transfer olmayı da ihmal etmeyenler de.

Süleyman Ağabey Başkanlığı döneminde bir tek kere hakemler ile ilgili konuşmuş ve şikâyet etmişti. Bir televizyon kanalı o hafta Ali Şen ile aynı programa, BJK futbolcusu rahmetli Vedat Okyar ile Süleyman Seba ve de beni davet etmişti. O gün Süleyman Seba’nın ne tür bir insan olduğunu öğrendim. Nasıl? Seba dedi ki, “Bizim takım kötü gidiyor ve ama hakemler hakkında bu nedenle konuşmuyorum. Bizim takımın gidişatı bizim yönetim olarak beceremememiz nedeniyle kötü gitmekte. Ben ise hakemlerin tutumu ligde kavga ve düşmanlık yaratacağı için ikaz yaptım. Yoksa bizim takımın aleyhine bir hakem tutumu yok!”
Süleyman Ağabey ile ikinci hatıram daha da farklı idi. Eski BJK basketbolcusu çocukluk arkadaşım Mustafa Tiryaki‘nin eşi Sema Hanım yağlıboya sporcu tabloları yapmış ve bunları sergilemişti. Bunlardan birinde Süleyman Seba’nın portresi vardı. Kupalar içinde oturan bir Seba tablosu! Bu tabloyu Süleyman Ağabey’e hediye etmek için aldım. Faik Gürses BJK yazarıdır ve Hürriyet gazetesinde beraber çalışmıştık. Seba’dan bir randevu aldık ve tabloyu ambalajlatıp Süleyman Ağabey’e beraberce götürdük. Seba kendisine gelen hediyelerin hepsini kulübe veren bir kimse idi. Ondan rica ettim, “Süleyman Ağabey bu çok güzel bir tablo, bunun ne olur evinde tut. Nasıl olsa senden sonra kulübe kalır. Ama sen bu portreye her gün bakmayı hak ediyorsun!” dedim. Gözünden gelen yaşları saklayamadı! Tabloyu aldı! Dostluğumuz daha sonra Bebek Balıkçısı’nda balık ve futbol sohbetleriyle devam etti, onun sağlığı bozulana kadar!
Dün 1926 doğumlu Süleyman Seba 88 yaşında vefat etti. 1984-2000 arasında kulübün maddi anlamda en çok zorlandığı dönemde 16 yıl peş peşe Başkanlık yaptı. Döneminde BJK 5 Süper Lig, 4 Türkiye Kupası, 4 Cumhurbaşkanlığı Kupası, 3 Başbakanlık Kupası ve 6 TSYD Kupası kazandı.
Süleyman Ağabey kendi gibi alçak gönüllü Gordon’a güvenmekle ülkemizde altyapıdan gelen oyuncular ve gençlerle tesadüfi olmayan şampiyonluklar elde edilebileceğini ve de devamlı adam adama savunma oynanan ülkemizde çağdaş futbolun 4-4-2 ve alan savunmasıyla oynanması gerektiğini ispatlamıştı. Ama ülkemizde “futbol cehaleti” hâkim olduğu için, Gordon da “modası geçmiş İngiliz futbolu oynatıyor” teziyle itham edilmişti. Tabii başarılar dizilince kimse konuşamaz hale gelmişti. Bugün tüm dünya alan savunması ve 4-4-2 varyasyonları oynuyor.
Seni unutmayacağız Süleyman Ağabey! Bizi eğittin sen!

<p> </p>

CHP-HDP ortaklığı... Çatlak kapıda mı?

Türkiye'ye has uçak! Motoru dursa bile uçuyor

Çorum'da anne ile kızı aynı üniversitede eğitim görüyor

Kayseri'de Geç Roma-Erken Bizans dönemine ait mozaikli yapı bulundu