• $9,3238
  • €10,8277
  • 530.471
  • 1416.76
9 Kasım 2016 Çarşamba

'Seçim' bitiyor, tekrar 'geçim' öne çıkıyor!

Bu yazı salı günü sabahı erken saatlerde Batı medyasından derlendi. Dünyanın bir numaralı ekonomisi ABD’nin seçimine saatler kala! Zaten son günlerde ABD medyasındaki genel görüş H.Clinton’un seçimi kazanacağı yönünde idi, bu da Meksika’yı çok rahatlattı. Clinton’un mektuplarının kötü şeyler içermediği de nihayet ilan edildikten sonra Clinton yeniden yüzde 4 kadar oy fazlası konumuna geri döndü.
Ama yazar N.Irwin, ABD ekonomisi aslında seçimden çok fazla etkilenmedi diyor. Cuma günü ilan edilen istihdam verileri ekim ayında işsizlik oranının yüzde 4.9 olarak yani oldukça oldukça düşük olarak durduğunu vurguluyordu. Son 13 ayın 12 kadarında işsizlik zaten ya yüzde 4.9 ya da yüzde 5 olarak gerçekleşmişti.
Çalışan insanları en memnun eden faktör ise ücretlerde son yedi yıldan bu yana en yüksek ücret artışının yaşanıyor olması idi. Özel sektör çalışanlarının saatlik ücretleri son bir yılda yüzde 2.8 artmıştı. Son dönemde de saatlik ücrette yüzde 0.4 artış vardı.
Diğer taraftan ABD enflasyonu da artmaya başlamış bulunuyor. Ama son dönemdeki enflasyon artışı enerji fiyatlarındaki artış ile ilişkili.
Tabii biraz kötü haberler de var. 444 bin ABD emekçisi de ya kötü işlerde çalışmaya mecbur kaldıklarını ya da hala işsiz olduklarını söylüyorlar. Ancak ekim ayında bu sayıdan 195 bin azalma da oldu. ABD’de, 'iş istiyorum' diyenlerin yüzde 95 kadarı iş sahibi ama gene de çalışan kişi oranı 2008 başında yüzde 62.9 oranında iken şimdi yüzde 59.7 değerinde bulunuyormuş. Tabii bu sorunun bir kısmı demografik. Ama gene de yeni seçilecek Başkan kim olursa olsun insanlara iş yaratmaya devam etmek gerekecek. Yani dünyanın bir numaralı ekonomisi ABD henüz tam huzura ermiş değil.
Dünyanın iki numaralı ekonomisi Çin de problemli. Çin parasının değerini yavaş yavaş düşürerek piyasaya uydurma çabası içinde idi ama ekim ayında 46 milyar dolar döviz rezervini ülkeden çıkış ortamında kaybetti ve toplam döviz rezervi de toplam 3.12 milyar dolara inmiş. Hong Kong’dan gelen haberlere göre, Çin'de eylül ayında da 78 milyar dolar ülkeyi terk etmişti. Geçen yılın aralığında ve bu yılın ocağında ise 100 milyar dolar Çin’den çıkmıştı.
Gelişen ülkeler ise 2016 yılında kendilerine gelişmiş ülkelerden bol kepçe sermaye geldiğini görmüşlerdi. Bono ve hisse senetleri gelişen ülkelere giderken toplam milyarlarca dolar gelişen ülkelere taşınmıştı. Toplam bono ve hisse senedi transferi ekim 2016 ayında kabaca 77.4 milyar dolar olarak konuşuluyor. Ama şimdiABD Merkez Bankası'nın aralıkta faiz artışı yapması kesin hale gelince de, gelişen ülkelerden geri gelişmiş ülkelere kaçış başladı.
Gelişen ülke bonoları bu yıl yüzde 13.1 getiri sağlamıştı. Diğer global bonolar ise J.P.Morgan endeksine göre sadece yüzde 5 getiride kalmışlardı. MSCI gelişen ülkeler hisse senedi endeksi de temettü dahil yüzde 13 civarında getiri sağlamış bulunuyor. Halbuki ABD hisse senetleri Wall Street Journal’e göre sadece yüzde 2 getiri sağlamış.
Ama şimdi başlamış olan ve eylülden bu yana görülen gelişen ülkelerden geri kaçış en çok Güney Kore’yi etkilemekte imiş.

<p><span style='font-size: 1.6rem;'>İnsanlar her yıl 4,5 trilyon sigara  izmaritini doğaya atıyor. B

Trilyonlarca sigara izmariti nereye gidiyor?

Cerrahpaşa'da yeni yoğun bakım servisleri açıldı

Kargaların şaşırtıcı zekası ve alet kullanabilme becerisi

Dev şirketlerinin logolarındaki gizli anlamlar