• $8,2918
  • €10,1146
  • 489.121
  • 1444.87
10 Mart 2011 Perşembe

Sanayide çarklar durmuyor!

Sanayi sektöründe üretim temposu ocak ayında da beklentileri aştı ve yıllık büyüme oranı yüzde yirmiye yaklaştı. 2010'un Aralık ayında yıllık bazda üretim artışı yüzde 16.7 olmuştu. Bu oran ocak ayında yüzde 18.9 oldu. Beklentiler ise yüzde 13-15 aralığında bir orana işaret ediyordu.

Oysa, sanayi üretiminde aralık ayından itibaren, baz etkisi faktörünün devreden çıkarak büyüme oranlarının tek basamaklı seviyelere, hatta uzun dönem büyüme temposu olarak tahmin edilen yüzde 5 seviyelerine gerilemesi bekleniyordu. Ancak sanayi üretimindeki büyüme temposu bu beklentileri yanıltmaya devam ediyor.
Veriler mevsimsel etkilere ve tatil günlerine göre düzeltildiğinde de üretim temposunun oldukça güçlü olduğunu görebiliyoruz. Düzeltilmiş endeks bir önceki ay aylık bazda rekor kırarak yüzde 5.5 oranında artmıştı. Yıllıklandırıldığında yüzde 90 gibi yüksek bir seviyeye çıkan bu oranın ocak ayında aylık bazda eksi büyüme ile düzeltme yapması bekleniyordu.

Ancak düzeltilmiş verilerde ocak ayındaki aylık artış yine pozitif oldu ve sanayi üretimi bir önceki aya göre yüzde 0.5 oranında arttı. Son üç aylık ortalama büyüme oranlarını yıllıklandırdığımızda yüzde 23 gibi yüksek bir tempo görüyoruz. Aşağıdaki grafik düzeltilmiş sanayi üretiminde görülen güçlü büyüme temposunu özetliyor.

Diğer yandan son dönemde ihracattaki artış oranlarının da çift basamaklı seviyelere çıktığını hatırlarsak, sanayi üretiminin sadece iç talepten kaynaklanmadığını, hem iç hem de dış talebin sanayi üretiminde çarkları hızlandırdığını söyleyebiliriz. Aylık ihracat aralık ve ocak aylarında sırasıyla yüzde 17.8 ve yüzde 22.1 gibi yüksek çift basamaklı oranlarda artmıştı. 

Ancak, hem yükselen petrol ve enerji fiyatları hem de TL'nin son dönemdeki değer kaybı sonucu, sanayi üretimindeki yüksek büyüme oranları dış ticaret açığını ve dolayısıyla da cari açığı yükseltici yönde etki yapacak. Bu nedenle 2011'in ilk çeyreğinde dış ticaret dengesinde bozulmanın devam etmesi sürpriz olmayacak.
Zaten uzun zamandır tekrar ettiğimiz şekilde, Türkiye'nin dış açık ve cari açığın gelir elastikiyeti fiyat elastikiyetinden daha güçlü. Yani ithalatta ve dış açıkta asıl önemli etki kurlardan değil, büyük oranda dış gelirdeki artıştan ve iç büyüme temposundan kaynaklanıyor. Yine de, Merkez Bankası'nın son dönemdeki fren politikasının doğru olduğunu ve gecikmeli etkilerini yılın ikinci çeyreğinden itibaren göreceğimizi tahmin ediyoruz.

<p>Meteoroloji'nin son verilerine göre hafta ortasında hava sıcaklıkları yükselecek ve yağışlı hava

Ramazan Bayramı'nda hava durumu nasıl olacak?

Demir yoluyla taşınan bor, seramik ve mermer miktarı arttı

Bakan Karaismailoğlu, Trabzon'da inceleme ve ziyaretlerde bulundu

Osmaniye'de tarlada bulunan yaban kedisi yavruları bakıma alındı