• $8,4816
  • €10,0604
  • 493.917
  • 1413.8
22 Ağustos 2013 Perşembe

Piyasanın çoğu yanıldı!

Son dönemde global kriz ortamında finansal piyasalar oldukça yanılmakta. Millete, altının dolar fiyatının 2000 dolar ons başına değerinin üstüne çıkacağı tezi ile altın aldırılmış ama sonunda büyük kayıplar yaşanmıştı. Sonra ABD Merkez Bankası’nın derhal likidite azaltmaya girişeceği konusunda (hem yurt dışı ve hem de yurt içinde )  yanlış bir teze angaje olunmuştu. 

Bu hafta da piyasa ajanlarının çoğunluğu (birkaç kişi ve kurum hariç) Merkez Bankası’nın para politikasında bir değişiklik yapmayacağını düşünmüştü. 
Yanlışlara angaje olmayan birkaç kişi ve kurum tabii vardı ama sayıları çok azdı. Bu farklı düşünebilenler ne diyorlardı? 

MERKEZ DEFALARCA ANLATMIŞTI

Enflasyon yüzde 5 hedefine karşılık, yüzde 9 civarında dans ediyordu. Büyük bela kredi büyümesi yüzde 15 civarındaki hedef büyüme hızına rağmen yüzde 30 civarında bir artış temposu ile  dengeleri zorluyordu. TL reel döviz kuru endeksi 115-120 aralığında arzu edilen düzeyden 115 sınırının altına düşmüş, çok değer kaybetmişti. Beklenti anketleri enflasyon beklentilerinin kötüleştiğini gösteriyordi. Merkez Bankası fonlamasının faizi yüzde 6.5 civarında dolaşmakta iken piyasadaki faizler yüzde 9 eşiğini aşmıştı. Piyasalar ABD konusundaki kötü yorumlara FED, Avrupa Merkez Bankası ve İngiltere Merkez Bankası’nın defalarca tekrarladığı “likiditeyi derhal ve barbarca artırmayız, faizler yükselmeyecek söylemlerine rağmen derhal angaje oluyorlardı! Yani FED içindeki birkaç “münafık” üyenin tezlerine daha çok itibar etmekte idiler. Bu şartlarda risk algılaması artarken Merkez Bankası pasif kalabilir miydi? Kalamazdı ama, piyasa piyasadır, kriz ortamlarında dengesinin bozulması normaldir. 
 Merkez Bankası bize defalarca analatmıştı: Ortalıkta risk algılaması arttığı zaman, son iki yılda defalarca belirttiği gibi ve bir evvelki para politikası adımında yaptığı gibi, faiz koridorunun üst limitini yukarı kaldırır, kısa vadeli fonlama faizinin düzeyinin günlük işlemlerde yani kısa vadede yükselebilmesine izin verirdi. Tabii gerekirse politika faizini de yükseltmek, karşılık oranlarını artırmak ve rezerv opsiyon katsayısını yükseltmek yoluna gidebilirdi. Bunlar kısa vadeli önlemlerdi, BDDK da uzun vade önlemleri alırdı, hafta içinde olduğu gibi! 

ÜST LİMİT DAHA DA ARTABİLİR

Merkez Para Politikası Komitesi toplantısında piyasanın çoğunluğunu  şaşırttı ve kendisine düşen görevi de yaptı. Toplantı öncesinde hiçbir sinyal vermedi. Ama yavaşlayan toparlanma sürecine uzaktan bakamazdı, enflasyonun ağustos sonrasında ineceği tahminine rağmen artan kurların enflasyonu da etkileyeceği gerçeğini de pasif seyredemezdi. Politika faizini yüzde 4.5 ve koridor alt limitini yüzde 3.5 düzeyinde bıraktı. Koridorun üst limitini ise 0.5 zam yaparak yüzde 7.25 düzeyinden yüzde 7.75 düzeyine yükseltti. Piyasa yapıcısı bankaların fonlama faizi ise  6.75 düzeyinde kaldı, ama anormal günlerde onların fonlaması faizi de yüzde 7.75 olacak! 

Merkez Bankası cari denge konusunda daha iyimser, ama enflasyon ve kur konusunda tedbir almaya meyilli. Büyüme konusunda yorumları ise orta yol diye adlandırılabilir. Sonuçta Merkez bugünün parasal sıkılaştırma günü olduğunu düşünüyor ve öyle yaptı. Yaptığı da bizce doğrudur! Faiz koridoru içindeki faizler yükselecek ve dış alemin davranışına göre daha da koridor üst limit faizi artışı gündeme gelebilir. 

<p class='MsoNormal'>Ören'de söndürme çalışmaları devam ederken bir isim  dikkatleri üzerine çekti.

İbrahim Çelikkol termik santrale yaklaşan alevleri söndürmek için ekiplere destek oldu

Tarihi değiştiren araştırma: Machu Picchu'nun bilinenden daha eski olduğu ortaya çıktı

Kemerköy Termik Santrali'ne yaklasan yangin havadan görüntülendi

Evsel atıklar burada elektrik enerjisine dönüşüyor