• $7,4126
  • €9,0363
  • 441.833
  • 1542.45
10 Mayıs 2011 Salı

Piyasalarda algılama değişti!

Geçtiğimiz hafta kapanırken haftanın son günleri uluslararası piyasalarda önemli sonuçlar getiren gelişmelere sahne oldu.
Önce, Avrupa Merkez Bankası oybirliğiyle temel politika faizini arttırmamaya karar verdi. Politika faizi yüzde 1.25 düzeyinde sabit kaldı. Bir evvelki ay, Avrupa Merkez Bankası üç yılda ilk defa faiz artırımı yapmıştı ve birçok kişi bu yıl içinde iki üç defa daha faiz artırımı beklemekteydi. Başkan Trichet tarafından yapılan açıklamalar bir sonraki faiz artırımının temmuz ayından önce gelemeyeceği şeklinde beklentiler getirdi ve bu açıklamalar sonrasında euro değer kaybetti, uluslararası yatırımcıların çok sağlam olarak gördükleri Alman borç senetleri (bonolar) de değer kazandı.   
Geçen ay Euro Bölgesi enflasyonu son 2.5 yılın en yüksek değeri olan yüzde 2.8 düzeyine yükselmiş ve Avrupa Merkez Bankası'nın hedefi olan yüzde 2 düzeyinin üstüne çıkmıştı.
Trichet, Avrupa'nın kuzeyi ile güneyi arasındaki ekonomik durum farklılıkların önemsiz olduğunu ve kararlarını 17 üye ülkenin ortalamasına bakarak verdiklerini de vurgulamış bulunuyor.
Avrupa Merkez Bankası'nın faiz kararı Portekiz'in Avrupa Birliği ile 116 milyar dolarlık (78 milyar euro) bir kurtarma operasyonu anlaşması imzalamasından sonra gerçekleşti. Bu anlaşma Portekiz'i birkaç yıl piyasa borçlanmalarından ve yüksek faiz ödemelerinden uzak tutacak ama çok ciddi reform adımları da atılmasını gerektirecek. Yüksek faiz hadleri Portekiz'in ekonomik sorunlarını arttırmış ve daha sert reformlar gerektirir olacaktı. Zaten bu yıl sürekli değer kazanmış olan euro da Portekiz ve diğer sorunlu ülkeler için ek bir yüktü.  
Euro yılbaşından bu yana dolara karşı yüzde 10 civarında değer kazanmıştı ve Avrupa Merkez Bankası'nın faiz yükseltmeyeceği açıklamasından sonra hızla değer kaybetti: Euro birkaç dakika içinde dolara karşı yüzde 2 değer kaybı yaşadı.
Doların değer kazanması ve petrol fiyatlarında düşüş başlaması ise son bir ayda önemli ölçüde artış sergilemiş olan tüm emtia fiyatlarında genel bir düşüş trendi başlattı. Emtia piyasalarına yatırım yapan yatırımcılar geri çekilmeye başlarken, özellikle petrol, bakır, altın ve gümüş piyasası başta olmak üzere tüm emtia fiyatları düştü. Petrol fiyatları 100 doların altına indi. Emtia fiyatları ekonomik verilerde genel bir bozulma olması ve faizlerin yükseleceği haberleri nedeni ile uzun zamandır artmaktaydı.
Ancak özellikle ABD'den gelen istihdam haberlerindeki iyi veriler emtia fiyatlarında toparlanmanın ve spekülatif alımların durmasının nedeni oldu. Gelişmelerin arkasında hem ABD'den gelen haberlerin hem de Çin ve Hindistan ekonomilerindeki gelişmelerin önemli etkisi var. Çin ve Hindistan bu hafta faizlerini arttırırken ve iki ülkede enflasyon yükselmesi konusunda sert konuşmalar gündeme gelirken, bu iki ülkenin büyümesinde hedeflenen yavaşlamanın emtia ticaretini yavaşlatacağı tezi de gündemi değiştirmekte etkili oldu.
Diğer taraftan da ABD'de yeni açıklanan, tarım dışı istihdamda nisan ayında 244 bin yeni iş yaratıldığı haberi konsensüs tahmini olan 185 bin adedi uzak ara geçtiğinden hisse senetleri ve dolar da yükselmeye başladı, bu gelişmeler ABD Hazine kağıtlarının getirilerinde düşüşü de frenledi. Brent petrol varil fiyatı da iki günde 15 dolar düşmüş ve son zamanların en yüksek düşüşünü gündeme getirmiş oldu.
Burada küçük bir ikaz da yapmamız gerekiyor. Şu andaki dünya verilerinde döviz kurları açısından uzun dönemde euronun değer kazanması bekleniyor. Ama kısa vadede haberler ve hatta Bin Ladin konusu bile piyasaları önemli boyutta etkileyebiliyor, dolar değer kazanıyor. Ancak zaman kısa vadeli spekülatif pozisyon alma zamanı değil, durup bekleyip gözlemleme zamanıdır.

<p>Çevre dediğimiz hadisenin sadece devletlere bırakılamayacağını söyleyen Oğuzhan Bilgin, konuya il

'Çevre, dünya ve tabiat bize emanet olarak bırakıldı'

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Kilo vermek için iştah kapatan besinler

Haftanın yalanları