• $7,4126
  • €9,0363
  • 441.833
  • 1542.45
26 Aralık 2011 Pazartesi

Paralar buzdolabına gitti!

Merkel ve Sarkozy'nin neredeyse bir yıldır karar alamaması ve şimdi de Almanya ve Fransa seçimleri geçene kadar ellerini ceplerine sokmamak için her türlü dümeni yapmaları, sorunların çözülememesine neden olmakta.
ABD'de ikinci bir durgunluk riskinin neredeyse sıfırlanmasına rağmen, Avrupa'da sorunlar çözülmüyor ve bazı ülkeler için ise büyüyor.
Bunun bir nedeni aslında Avrupa'da, bugün bütçe ve borç stoku sorunu olan ülkelerin, esas sorunlarının Merkel ve Sarkozy'nin zorla kabul ettirmeye çalıştığı kriz ortamında kemerlerin sıkılmasına zorlanma yaklaşımı. Bu tabii durgunluğu, işsizliği ve sosyal acıları arttırmak yönünde etki edecek bir şey.
REKABET GÜÇLERİ KALMADI
Halbuki Euro Bölgesi'nin sorunlu ülkelerinin esas sorunu, rekabet güçlerini kaybetmiş olmaları ve rekabet gücünü kaybettikleri dönemde de verdikleri cari denge açıkları sonucu, durgunluğu önlemek için kamu harcamalarını arttırarak bütçe açığı ve kamu borcu girdabında boğulmaları. Bu durumun sonucunda da bu ülkelerin borçlanma faizleri çok yükseldi, reytingleri düştü ve ülke kamu borçlarının geri ödenemeyecek olması riski ortaya çıktı. Ülke kağıtları da temelde birçok sorunlu ve daha az sorunlu ülke bankaları tarafından tutulduğundan Avrupa genelinde sadece ülkelerin değil, bankaların riskliliği de çok arttı. Böyle durumlarda merkez bankaları ABD'de yapıldığı gibi piyasaya likidite enjekte ederler. Ancak ABD'de de gözlemlenen zor olgu, hem şirketler, hem bankalar hem de hane halkı büyük boyutta likidite sahibi olsalar da, piyasada dolaşan ve krediye ve harcamaya dönüşen miktarların çok sınırlı kalması. Çünkü risk algılaması ve güvensizlik o kadar çok yüksek dozda ki, kimse kredi vermiyor ve harcamıyor.
Avrupa Merkez Bankası nihayet geçtiğimiz hafta ortasında çarşamba günü dev bir girişim yaptı. Resmi istatistiklere göre 523 banka 489 milyar euro borç aldı. Bu miktarda parasal genişleme Avrupa Merkez Bankası'nın euronun 13 yıllık tarihinin en yüksek likidite yaratma veya sokak tabiriyle 'para basma' operasyonu. Peki ne oldu?
Avrupa'nın Euro Bölgesi bankaları bu kadar yüksek oranda likidite temin ettikleri ortamda bile, kredi vermeye değil, aldıkları fonları merkez bankasına gecelik faize yatırma operasyonu yaptılar. Döndüler ve tam 347 milyar euro fonu düşük faizle Avrupa Merkez Bankası'na yatırdılar. 
NAKDİN ÜZERİNE OTURDULAR
Bankalar Merkez Bankası dışında bir kaynaktan fonlama bulamayacaklarını bildiklerinden Merkez Bankası'ndan nakdi alıp, en sağlam gördükleri yerde tutup, kredi kullandırmayarak üzerinde oturmayı seçtiler. Bu durumda da likidite operasyonu işe yaramamış oluyor.
Avrupa Merkez Bankası da ülkelere kredi vermeyi reddettiğinden piyasada efektif likidite artışı gerçekleşmeyecek olmakta. Korkan bankalar da kar edememekte. Tuttukları ülke bonolarının geleceğinden de şüphe ettiklerinden sıkışmış bulunuyorlar.  Bunun sonucu da banka hisselerinin değerlerinin çok oynak hale gelmesi ve kar edemeyen birçok bankanın sorunlarının ortalığa dökülmesi ve hisselerinin değerlerinin düşmesi.
Tabii ülkeler Merkez Bankası'ndan kredi alamayınca piyasaya dönmekteler. Ama bankalar, şirketler ve hane halkı da nakit üzerinde oturmayı seçince, sorunlara bir türlü çözüm gelemiyor. Örneğin Almanya ve Fransa'dan sonra Avrupa'nın en büyük üçüncü ekonomisi olan İtalya'nın borçlanma faizleri hala yüzde 6.90 düzeyinde.
Sonuçta  İtalya 30 milyar euro kemer sıkma kararı alırken, Yunanistan da alacaklılarını peşinen borçlarda yüzde 50 ziyanı kabul edecekleri gönüllü bir anlaşmaya zorlamaya çalışıyor.
Bu arada da birçok saf kişi sorunların 9 Aralık'taki zirve toplantısında aşıldığını düşünmeye devam ediyor.

<p>Peki, doğru beslenme nasıl olmalı? Vücudu yeni haftaya nasıl hazırlamalı? Beslenmede doğru biline

Beslenmede doğru bilinen yanlışlar neler?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Haftanın yalanları

Kilo vermek için iştah kapatan besinler