• $8,4008
  • €9,9763
  • 488.979
  • 1408.81
16 Eylül 2015 Çarşamba

Otoritelerden ikaz üstüne ikaz geliyor!

Eylül ayının 16-17 eylül tarihlerinde, yani bu hafta çarşamba ve perşembe günlerinde, ABD Merkez Bankası FED önemli bir toplantısını daha yapacak ve bazılarına göre belki de faiz yükseltme konusunda önemli açıklamalar yapabilecek veya önemli kararlar bile alabilecek. FED faiz artırır diyen de bol, FED faiz arttırmaz diyen de. Ama bu arada iki adet prestijli tahmin kurumu ve de şöhretli araştırmacıları pazartesi günü, yeni risk alarmlarını gündeme getirdiler.

Nobelli ve global çapta şöhretli Yale Üniversitesi Profesörü Robert Shiller araştırmalarına dayanarak hızla büyüyen sayıda ABD hisse senedi piyasası yatırımcısının piyasanın aşırı değerli olduğundan ve çökebileceğinden korktuklarını ve korku düzeyinin 2000 yılındaki “dotcom buble” denen dönemdekinden daha fazla olduğunu medyaya açıkladı. Shiller 2009 yılından bu yana geçen altı yılda hisse senedi piyasasındaki fiyatların üç misline çıkmış olmasının bir yanda gerçekleştiğini, diğer taraftan da yatırımcıların güven kaybettiklerini eşanlı ifade etiklerini belirtti. Hatırlanırsa Shiller ayrıca ABD konut sektöründe global kredi krizinin geldiğini de önceden vurgulayan araştırmacılardan biri idi.

Aşırı değerlenme çok riskli

Shiller “Tabii piyasa her zaman düşebilir, FED de her an faiz kararı verebilir” diyor. Ama hisse senedi piyasasına faiz etkisi ayrı bir konu diyen Shiller geçmişte faizlerin yükselmesi sonucu çöken bir hisse senedi piyasası yaşanmadığını, faiz hadleri ile borsada değerler arasında ilişki pek olmadığını da vurguluyor. Ancak Shiller’in “Cape” adı verilen ve bilimsel bir endikatör olan (cyclically adjusted price/earnings multiple) endeksi hisse senedi fiyatlarını son on yılın ortalama kazançlarıyla karşılaştırıyor. Shiller endikatörünün hisse senetlerinin 2000 ve 2007 yıllarında da hisse senedi piyasasında çöküşü işaret ettiğini kamu oyuna açıklamıştı. Tabii 2008 yılındaki büyük resesyon, değişen muhasebe ve vergi kuralları bugün değişik durumlar yaratmış olabilir diyor ama ABD borsasındaki şu andaki aşırı değerlenmenin oldukça riskli olduğunun altını da kuvvetle çiziyor.
Diğer taraftan BIS (Bank For International Settlements ) adlı Basel’de yerleşik Merkez Bankalarının Bankası da global kriz öncesi ikazlar yapan ama dinletemeyen bir kurumdu. Bu kurumun baş iktisatçısı uluslararası şöhret sahibi Claudio Borio da bugünlerde bir diğer ikaz yapan otorite.

'Merkez' her sorunu çözer mi?

IMF ve Dünya Bankası FED’in 2015 içinde faiz indirimi yapmasının riskli olacağını ifade ederek FED’in faiz artışını daha sonraya geciktirmesi için ikaz etmişlerdi. Ancak BIS ve Claudio Borio yeni yayımlanan son raporlarında gelişen ülkelerde görülen ekonomik problemlerin faizlerin global krizden bu yana çok uzun zaman çok düşük düzeyde tutulmasından kaynaklandığını söylüyor ve para politikasının ve Merkez bankalarının bütün sorunları çözebileceği inancını da yanlış buluyor. Finansal piyasalardaki son dönem dalgalanmalarının ve Çin’de olan değişimlerin gelişen ülkelerdeki finansal olmayan şirketlerin dolar bazındaki borçlarından kaynaklandığını ve bu dolar borçlarının 2015 yılının ilk çeyreğinde yeniden 3 trilyon dolara çıktığını ve doların değer kazanmasının kredi akışını durdurarak, gelişen ülkelerde giderek ekonomik yavaşlama getireceğini söylüyor. Doların yüksek faiz nedeniyle değerlenmesinin finansal sistemin gidişatını da tersine çevireceğini ve gelişen ülkelere kredi akışının iyice yavaşlayarak sorun çıkaracağını da belirtiyor. Nitekim gelişen ülkelere dolar bazında kredi akışı 2014 yılı son çeyreğinden beri düşmekte. Gelişen ülke hisse senedi piyasaları da bu süreçte aşırı dalgalanma yaşamakta.
Bakalım FED 17 Eylül’de yapacağı açıklamalarda bu ikazlara ne kadar değer verecek veya vurgu yapacak?

<p class='MsoNormal'>'Help  Turkey' etiketinin gerçek yüzü... Kara propagandayla kim neyi hedefledi?

'Help Turkey' etiketinin arka planında ne var?

Orman yangınlarında yaralanan hayvanlar tedavi ediliyor

Uluabat Gölü, yeşile büründü

Çevre ve Şehircilik Bakan Yardımcısı Suver, Van'da incelemelerini sürdürüyor