• $7,4679
  • €9,0586
  • 441.709
  • 1565.01
01 Ağustos 2012 Çarşamba

Olimpiyatlar sorunlu başladı!

Londra Olimpiyatları başlayalı beş gün oldu ve gidişat hakkında bazı değerlendirmeler yapmak mümkün. Bu değerlendirmeleri yaparken 2020 Olimpiyatları'na talip bir ülkenin vatandaşı, bir iktisatçı ve bir spor medyası mensubu gözüyle değerlendirme yapmaktayım. Ayrıca son dönemin başarılı Olimpiyatları olan 2000 Sidney, 2004 Atina ve 2008 Beijink Olimpiyatları'nı (Çin Pekin adının kullanılmasını istemiyor) tüm süre ve çeşitli branşlarda yakından izlemiş biri olarak sağlıklı değerlendirme yapma birikimine sahibim diye düşünüyorum.
Londra ilk başta 4-5 milyar dolarlık bir tahminle yola çıkmıştı, şu andaki maliyet ise 14.5 milyar dolara çıkmış bulunuyor. Bu maliyetin yüzde 23 kadarı Milli Piyango gelirlerinden, yüzde 10 kadarı Londra Belediyesi bütçesinden ve yüzde 67 kadarı da merkezi bütçeden karşılanıyor. Yani vatandaş hem olimpiyat için vergi ödüyor, hem de olimpiyatı seyretmek için bilet parası ödemek zorunda. Biletlerin ucuz olduğu da sanılmasın.
İngiltere ve Londra aslında şanslı. Örneğin bizim bayan voleybol milli takımlarımızın oynadığı Earl's Court aslında şehrin merkezindeki eski bir fuar merkezi ve inşaat minimal yeniden düzenleme şeklinde yapılmış. Modern penthatlon ve atçılık da eski bir parkta. Boks, Eskrim, Teakvondo, Judo, Masa tenisi, Halter ve Güreş de kent içinde eski tesiste. Plaj voleybolu kent içinde açıkhava bir alanda. Futbol eskiden mevcut ve çoğu Londra dışında Coventry, Hampden Park, Millenium, Old Trafford, St James Park ve Wembley'de gerçekleşiyor. Bisiklet yarışı kent içinde emektar Hampden Court Palace tesisinde. Triathlon ve yüzme ve 10 km maraton kent içinde Hyde Park'ta. Okçuluk kent içi Lord's Cricket Ground tesisinde, Jimnastik, Trampoline ve Basketbolun bir kısmı Greenwich Arena denen eski dış tesiste. Badmington ve ritmik jimnastik Wembley Arena'da. Tenis mevcut Wimbledon tesisinde, atıcılık Royal Artillary barakalarında yapılıyor. Kano, dağ bisikleti, yelken, kürek gibi sporlar doğal olarak deniz kenarında ve minimal masraflı tesislerde kent dışında yapılıyor.
Yani olimpiyat köyü ve esas olimpiyat alanı en büyük inşaat gideri olan yer. Atletlerin kaldığı apartman şeklindeki Olimpik Köy, IPC ve MPC adlı büyük medya tesisleri ve diğer küçük tesislerin toplam maliyeti 157 milyon dolarmış ve sonunda konut olarak kullanılacaklar. Hokey oynanacak 16 bin kişilik Riverbank Arena, 12 bin kişilik Basketbol Arena 62 milyon dolar, 7000 kişilik hentbol ve modern pentatlon salonu Copper Box 64 milyon dolar, 6000 kişilik Velodrom ve BMX bisiklet alanı 134 milyon dolar ve 80 bin kişilik açılış ve atletizm stadı yeni yapılan inşaat olarak 673 milyon dolar gerektirmişler.  Bu inşaatlar da aslında minimal masraf ile ve çoklukla portatif, olimpiyat sonrası sökülerek kolayca başka kullanıma gidebilecek şekilde ve eski malzemeden yapılmış. Yani müthiş tasarruf var, ama buna rağmen maliyet üç mislini aşmış. Bu en önemli konu. 
Olimpiyat köyünden dışarıda olan ama Londra içindeki tesisler, şehrin alışveriş ve turistik bölgelerine yakın. Bu da olimpiyatları izlemek için gelenlere bir yandan da ticari ürün satmak için iyi bir ortam olarak düşünülmüş herhalde. Ancak ciddi sorunlar da var.
Birincisi, Londra ulaşım tesislerinin çok az yenilenme gerektirdiği bir kent. Ulaşım tesislerinin çoğu asırlık ve eski. Ama vatandaşlar olimpiyatta Londra dışına gitmeleri tavsiyesine rağmen minimal şekilde ayrılmış. Dolayısıyla olimpiyat faaliyetlerine gidiş zamanında hem kalabalık hem de uzun süren, bir saati aşan zamanlar geçmekte. Bu İstanbul'da daha büyük maliyet ve kısa sürede sıfırdan yapılacak yeni ulaşım tesisi gerektirecek ve sorun yaratacak bir durum. Bir takım faaliyetler Olimpiyat Merkezi'nde değil, kent içinde başka yerde yapılacaksa ortaya büyük zorluk çıkacak ve altyapıya yıllarca önceden, erkenden başlamak gerekecek. Zaten genelde de İstanbul trafiği Londra'dan daha zor ve kalabalık !
Olimpik tesislerde Sidney ve Atina çok iyi bilgilendirilmiş 50.000 kadar gönüllü kullanıyorlardı. Beijing'de ise inanılmaz bir otobüs servisi olduğu ve spor tesis ve alanları yan yana olduğıu için minimal ulaşım sorunu vardı. Tesislere giriş için kuyruk hiç yoktu. Ama  Londra gönüllülerinin çoğu eğitilmemiş, sadece bir noktanın nöbetçi askeri gibi duruyorlar.
İstanbul başarılı bir olimpiyat yapacaksa, büyük ulaşım altyapısı, olimpik köy içinde maksimum birbirine yakın tesis (tesislerin kent içine dağılması iyi bir  yaklaşım değil), güvenlikte ve gönüllülerde ciddi yaklaşım gibi şeyler çok önem kazanacak! Maliyet hesapları da iyi yapılmalı!

<p>Sağlık çalışanları ile ilgili önemli bir gelişme yaşandı. Sağlık Bakanlığı tarafından koronavirüs

Kısıtlamalar esnetilecek mi?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Mandaların eksi 10 derecede yemek arayışı

Hayvanat bahçesideki hayvanlar karın keyfini çıkarıyor