• $8,4726
  • €10,0611
  • 493.47
  • 1413.8
28 Ağustos 2013 Çarşamba

Merkez’den iddialı tahminler!

Dün sabah önce Merkez Bankası Başkanı Başçı konuştu, arkasından da Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, kısaca da olsa kendi görüşünü ifade etti. Sürpriz yok. Çağlayan ihracatçıların yanında yer alıyor, TL daha değer kaybedebilir diyor. Merkez Bankası ise tüm ekonomiyi düşünüyor.  
Dün sabaha kadar benim şahsi görüşüm Merkez Bankası’nın politika faizinin az da olsa yükseltilmesi  ve faiz koridorunun üst limitinin de beklentileri değiştirmek için yukarıya alınması gerektiği yönünde idi. Ancak Başçı’nın konuşması sonrasında Merkez’in politika faizi ve faiz koridoru ile oynamaya pek niyeti olmadığı ortaya çıktı ve bu önemli, çünkü Merkez’in elindeki veriler bizden çok daha güncel ve detaylı! 
Sanıyorum ki Merkez Bankası da ABD ve likidite daraltılması konusunda benim gibi düşünmekte. Likidite daraltılması 2014 yılının başlarına kadar gündeme gelmez fikri daha doğru. 
Hatırlanırsa piyasa her ABD Fed açıklamasında veya sonra toplantı özeti açıklandığında açıklamadan evvel komaya giriyor ve gelişen ülkelerin piyasalarına önemli boyutta tahribat veren yorumlar üretiyordu. Ama sonra ortaya çıkıyordu ki, ABD Merkez Bankası 2014 yılından önce bir şey yapmayacağını bir kere daha kamuoyuna duyuruyordu. Ben de sermaye çıkışının artması için en az bir yıl kadar vakit olduğunu ve bir yıl içinde ülkenin kur riskli unsurlarının, kur riskini azaltabileceğini düşünüyorum. 

ENFLASYON KONUSUNDA ENDİŞE YOK

Merkez Bankası aslında gerçek sermaye çıkışı sayılarını ve de ülke içinden döviz talebini daha iyi  bilmekte, en azından oldukça sağlıklı bir şekilde tahmin edebilmekte. Ben kabaca  ülkeden 10 milyar dolar kadar bir sermaye çıkışı olduğu ve bir o kadar da, içeriden döviz talebi olduğunu düşünmekteyim. Tabii içeriden döviz talebi artsa da, dövizi dışarıya taşımıyor, sadece döviz içeride el değiştiriyor, ülke içinde kalıyor ama kurların hem düzey hem de volatilesi değişiyor, artıyor. 
Başçı konuşmasında döviz kuruna karşı bu sefer faiz silahını sık sık kullanmak istemediğini belirtti. Döviz kurunun yakında 1.92 TL dolar başına  civarına veya altına bile inebileceğini, kur endişesi olmadığını tekrarladı. Başçı  enflasyon konusunda da çok endişeli olmadığını ve uzun vadeli faizlerin de yıl sonunda tek dijite ineceğini belirtti. 40 milyar dolar boyutundaki net döviz rezervinin döviz kurunu kontrol altında tutmak için fazlası ile yeterli olduğunu, net döviz rezervlerinin her gün 70 milyon dolar arttığını açıkça söyledi. Merkez Bankası’nın yakında, faizlerle oynamasa da, kur konusunda çok daha kararlı olabileceğini belirtti. 

2012 BAŞINDA DA BÖYLE İDDİALIYDI

Başçı’ya göre 2013 reel büyümesi yüzde 3-4 aralığında olacak. Kurların TL’nin aşırı değerli olmasına işaret ettiği türü değerlendirmelere Merkez hiç itibar etmiyor.  
Ama Merkez ileride de gene olağan dışı günler gerçekleşebileceğini, örneğin 2 Eylül gününün böyle bir gün olacağını, ama politika faizinin yükseltilmesinin gerçekleşmeyeceğini defalarca tekrarladı. Hatırlanırsa Başçı kur ve faiz konusunda güçlü ve iddialı davranmayı daha önce 2011 yılının sonunda ve 2012 yılının başında da yapmış ve haklı çıkmıştı. 
Önemli olan piyasanın açıklamalara ne kadar itibar edeceğidir. Ben şahsen Merkez Bankamızın ne dediğini bilen bir yönetimi olduğunu düşünmekteyim. Bu nedenle kendim de, yukarıda yazdığım gibi biraz farklı düşünmeme rağmen, Merkez’in yaklaşımının piyasa üzerinde zaman içinde etkili olabileceğini, bankanın geçmiş performansına bakarak kabul edebilirim.

<p class='MsoNormal'>Yusuf Güney, geçtiğimiz gün Antalya Manavgat'ta Çardak  Mahallesi Balamut mevki

Yangın söndürme görevlileri ile tartışıp gözaltına alınan Yusuf Güney olay anının görüntülerini paylaştı

Tarihi değiştiren araştırma: Machu Picchu'nun bilinenden daha eski olduğu ortaya çıktı

Kemerköy Termik Santrali'ne yaklasan yangin havadan görüntülendi

Evsel atıklar burada elektrik enerjisine dönüşüyor