• $7,5277
  • €9,0089
  • 409.558
  • 1538.04
29 Nisan 2011 Cuma

Merkez ne yapıyor?

Bugünlerde kamuoyunda en az anlaşılan ekonomi politikası yaklaşımı Merkez Bankası'nın sıcak para girişini engellemek için gecelik faizi indirip, kredi artışı, iç talep artışı ve bunun sonucunda dış denge açığını önlemek için kanuni karşılık oranlarını yükseltmesi yaklaşımıdır. Bu politikaların neden gerektiğini bir kere daha açıklayacağız. İlk grafik Kredi/GSYİH oranı ve Mevduat/ GSYİH oranındaki yüzde artışları göstermektedir. Kredi ve mevduat oranlarındaki yüzde artışta döviz kuru sepeti kullanılarak döviz kuru değişmelerinin etkisi ayıklanmıştır. Grafikte kredi/GSYİH oranındaki artışın boyutu görülebiliyor.

"deniz1.20110428193702.jpg"
Türkiye'de 2010 yılındaki aşırı kredi zıplaması bir yandan iç talebi arttırarak ülkeyi tüm Avrupa'nın en hızlı büyüyen ekonomisi haline getirirken, diğer taraftan cari açığı da büyüterek ekonomi politikalarını zora sokmaktadır.
Bu şartlar altında sıcak para girişi, aşırı büyüyen kredi miktarı, iç talep artışı ve cari denge bozulması sorunları, faiz hadleri yükseltilerek engellense daha çok sıcak para girişi olacağı gibi, kamu bütçesi de artacak olan kamu borçlanma faizi nedeni ile zorlanacaktır. Bu nedenle de MB faizleri artırmak yerine kredilere sınırlama getirilmesi için bankaların zorunlu karşılık oranlarını yükselterek, kredi miktarını frenleme yaklaşımı içine girmiştir.

"deniz2.20110428193649.jpg"
İlginç olan, sermaye hareketi yasağı olan ve bu nedenle sıcak para girişini engelleyebilen Çin'de, hızla artan kredi ve enflasyon ortamında faizler hızla arttırıldığı gibi, ek olarak son dört ayda dört defa kanuni karşılık oranları yükseltilmiştir. Son artış geçtiğimiz günlerde yapılmıştır ve zorunluluk karşılık oranları da yüzde 20.5 düzeyine çıkmıştır.
Brezilya ise bizim gibi enflasyon hedeflemesi, dalgalı kur ve sermaye hareketi serbestisi uygulamaktadır. Başlangıçta sermaye hareketlerini Tobin Vergisi de denen vergilendirme ile frenlemeye çalışan Brezilya başarılı olamayınca, önce faizleri enflasyonun iki katına yükseltmiş, bu da ülkenin parasını aşırı değerlendirdiğinden, sonra da aynen Türkiye gibi banka zorunlu karşılık oranlarını yükseltmeye mahkum olmuştur.
Çin ve Brezilya artırdıkları zorunlu karşılık oranlarını yüzde 20 düzeyinin üzerine çıkartırken, ülkemizde TL üzerinde karşılık oranı ortalama yüzde 13.5 ve yabancı para üzerinde zorunlu karşılık oranı ortalama yüzde 11.8 düzeyine yükselmiş bulunuyor.
Zorunlu karşılık oranlarının kredi büyümesini aşağıya çekmesi zaman gerektiren bir süreçtir. 2010 yılı ikinci çeyreğinin sonunda kredi sayılarında politikanın etkilerini gözlemlemek mümkün olacaktır diye düşünülüyor. Türkiye'de politika belirleyicileri yaklaşımın cari denge üzerindeki etkilerinin ise 2011 yılının sonuna doğru belirgin şekilde ortaya çıkacağını düşünmekte.
Türkiye sürekli koşan ve sonunda duvara çarpan 'kamikaze' ülke olamaz, olmamalıdır. Zamanı geldiğinde fren çekecek, zamanı geldiğinde gaz verilmelidir. Bugün riski artan bir dünyada zaman gaz değil fren zamanıdır.

<p>Süper Lig'in 28. haftasında Ankaragücü sahasında Galatasaray'ı konuk etti. Bu zorlu karşılaşmada

Galatasaray-Ankaragücü Maç Yorumu

Kahramanmaraş'ta 3 mahalle karantinaya alındı

Türkiye'deki yaban hayatı fotokapana yakalandı

Güneş patlamalarının kaynağı ilk kez belirledi