• $7,3666
  • €8,9801
  • 442.872
  • 1551.57
28 Ekim 2011 Cuma

Merkez ne yapacak?

Merkez Bankası eylem planını açıkladı. Önceden söylediği beş maddede özet yaklaşımını kendi ağzından aktarıyoruz.
Birincisi, fiyat istikrarında yani enflasyonda Merkez Bankası TL değer kaybı, işlenmemiş fiyatlardaki baz etkisi ve fiyatı yönetilen ürünler nedeniyle enflasyonun önümüzdeki aylarda belirgin şekilde artmasını beklemektedir. Bu olgunun orta vadeyi ve beklentileri etkilemesine de fırsat verilmeyeceğini söylemektedir.
İkincisi, faiz politikası konusunda daha önce alınan önlemlerle gecelik yani kısa vadeli faiz koridoru 5.75-12.50 aralığına çıkarılmıştı. Yüzde 12.5 fiyatından bankaların TL borçlanma talepleri teminat verildiği sürece sınırsız karşılanacaktır. Ancak faizler de, günlük duruma göre, belirlenen aralığın içinde her an yukarı aşağı oynayabilecektir.
Üçüncüsü, zorunlu karşılık politikasında ise AB liderler zirvesinden çıkabilecek olumlu bir sonuca ve dış piyasaya endeksli olarak, şartlar izin verirse, sınırlı bir indirim olanağı ortaya çıkabilir. Ayrıca zorunlu karşılıkların yüzde 40 kadar kısmının döviz olarak tutulmasına izin verilebilir. Hatta TL karşılıklarının yüzde 10 kadarının altın olarak tutulmasına izin de verilebilir. Bu değişiklikler bankaların maliyetini olumlu etkiler.
Dördüncüsü, döviz rezerv politikasına gelince 1991 yılından bu yana ilk defa kıymetli maden depo hesapları nedeniyle Merkez Bankası'nın altın rezervlerinde bir artış bekleniyor. Merkez Bankası 2009 Ağustos ayından bu yana, 2011 Temmuz ayına kadar 26 milyar ABD doları almış ve sonra da 8.5 milyar ABD doları satmıştır. Bu alım ve satışlar döviz likiditesini sağlamak için yapılmıştır. Ancak gerektiğinde dalgalı döviz kuruyla çelişmeyecek şekilde döviz satım ihaleleri ve doğrudan müdahale edebilecek, döviz depo piyasasında da aracılık faaliyetine yeniden başlanabilecektir.
Beşincisi, finansal istikrar konusunda ise özel sektörün dış yükümlülüklerinde gözlemlenen aşırı hızlı artışın yavaşlatılması ve yükümlülüklerin kalitesinin iyileştirilmesini sağlanmaya çalışılacak. Bu bağlamda cari açıkta Temmuz 2011 ayında başlamış olan düşüş eğiliminin yılın son çeyreğinde de devam etmesi beklenmektedir.
Enflasyon raporuna dönüldüğünde ise, Merkez Bankası'nın 2010 yılının sonlarından itibaren, orta vadeli enflasyon görünümünü bozmadan ekonomiyi kademeli olarak daha sağlıklı bir büyüme kompozisyonuna doğru yönlendirilmesi amaçlanmıştı. Bir yandan döviz kurunun aşağı veya yukarıya doğru aşırı sapmasına izin verilmedi, diğer taraftan da kredilerin artışının makul oranlarda tutulmasına çalışıldı. Merkez Bankası'nın ve BDDK'nın uyguladığı politikalar sonucu faizde artışı yavaş yavaş gerçekleşirken, kredilerdeki büyüme hızı da yavaşladı. Döviz kuru etkisinden arındırılmış yıllık kredi artışı öngördüğümüz gibi yıl sonunda 35 düzeyinden düşerek, yüzde 25 civarında gerçekleşecek. Ağustos ayından itibaren de risk algılamasının arttığı ve risk iştahının bozulduğu ortamda TL yüzde 30 civarında değer kaybetti ve bu enflasyon açısından önemli bir risk oluşturdu. Biz de enflasyon tahminlerinde bir güncelleme yapmak zorunda kaldık. Ekim ayındaki fiyat ayarlamaları sonucu da borç verme faizlerini önemli ölçüde arttırmak zorunda kaldık. Üçüncü çeyreğe bakıldığında ise özel kesim tüketim ve yatırım harcamaları artışı arttı, ama alınan ek önlemlerle de iç talep ve ithalat düştü. Uzun zaman sonra da dış talep büyümeye katkı yapar oldu. Yurtiçi talep de yavaşlamaya başladı. Tütün fiyatlarının artışı enflasyona 0.9 puan katkı yapacak, bu da enflasyonu 0.6 puan arttıracak. Bu nedenle de parasal sıkılaştırma gündeme geldi.

Adım atılmasaydı çift haneyi görürdük
İYİCE anlaşılmalı ki eğer Merkez Bankası politika tepkisi vermese ve önlemler almasa idi, yıl sonu enflasyon yüzde 10.1 ile çift haneye çıkmış olacaktı ve enflasyonu yeniden düşürmenin maliyeti çok artacaktı.
Avrupa sorunlu olacak gibi duruyor, ancak ülkemizde maliye politikası OVP çerçevesinde gerçekleştiği takdirde ve yapısal reform adımları atılmaya devam edildiğinde, uzun vadeli faizler yine düşük düzeyde kalacak ve enflasyon da yükselmeyecek.
Merkez Bankasının doğru adımlar attığını düşünüyorum!

<p>Başkan Erdoğan: Türkçe'de kelime katliamı oldu </p><p>KÜLTÜR VE TURİZM ÖZEL ÖDÜLLERİ </

21 Ocak 2021 Güncel Haberler

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Josep Borell ile görüştü

Merve Boluğur yalanlamıştı... Işın Karaca açtı ağzını yumdu gözünü