• $8,171
  • €9,7566
  • 457.251
  • 1393.24
02 Şubat 2014 Pazar

Merkel bile popülist oldu

Enteresan günler yaşanıyor, "enteresanlığın" yedinci yılına geldik! Önce Batı ikinci büyük depresyonu yarattı, sorunları aşmak için para bastı ve faizleri düşürdü. Sermayeleri dış aleme, gelişen ülkelere göç etti. Biz dahil olmak üzere birçok gelişen ülke sırıta sırıta gelen parayı aldık ve kullandık. Gelişen ülkeler büyüdü ve global ekonominin yarısını geçti! Ama bir gün fonların geri gideceğini düşünmedik. İthal fonlar da sırıta sırıta başka yerde alamayacakları getiriyi sağladı. Krizin yedinci yılında artık Batı sermayecileri kendi ekonomilerinin yeterince toparlandığı gerekçesiyle fonları geri taşımaya başladı. Bu sefer de gelişen ülkelerin birçoğunun başı belaya girdi, paraları değer kaybetmeye, faizleri yükselmeye başladı. Bu sefer de biz öfkelendik!

Avrupa Birliği dağılabilir mi?

Dün medyaya aksetti. Raghuram Rajan Hindistan Merkez Bankası Başkanı, ülkemize de defalarca gelmiş ve uluslararası şöhret sahibi, bilgili ve kıymetli bir insandır. Eskiden IMF'in baş iktisatçısı idi. 2013 yılında Hindistan Merkez Bankası'nın başına geçti ve reformlar başlattı. Cuma günü gazetelerde FED'in en son likidite artışını 65 milyar dolara indirdiği gün Rajan patladı ve faizi yüzde sekiz oranına yükseltmeye mecbur kalmış olmanın öfkesi ile Bloomberg'e verdiği beyanatta "Batılı ülkeler krizi ve dengesizlikleri üreten taraftır ve şimdi de kendimiz için ne yapmamız gerekli ise onu yaparız, başkalarına bakmayız yaklaşımına geçemezler!" dedi! ABD'nin gelişen ülkelerdeki dalgalanmayı gözardı edemeyeceğini vurguladı. Üstelik ABD daha birkaç yıl evvel gündeme getirilen G20 mekanizmasını, gelişen ülkelerin de sözünün ve tezinin dinleneceğini unutmuştu. Aslında birçok ülkede sorunların yarısı kendileri tarafından üretilmiş sorunlardı, ama diğer yarısı da Batı'nın saçmalaması nedeniyle oluşmuştu. Unutulan bu!
Tabii uzun vadede kimse kimseyi kandıramaz. Geçen haftalarda Paris'te eski Avrupa Merkez Bankası Başkanı Trichet, Coface adlı kurumun yıllık risk toplantısında konuştu. Ben de orada idim ve "Avrupa Birliği millet devletler olarak kalmaya devam eder ve siyasi birliği oluşturmazsa ve de ABD'de olduğu gibi merkezde bir federal devlet ve federal bütçe yapısı kurmazsa, Avrupa daha çok sorunlar yaşar ve dağılırız" dedi. Ondan sonra konuşan OECD Genel Sekreter yardımcısı ünlü İtalyan iktisatçısı Padoan ise Avrupa'da yapısal reform yapmaya ihtiyacı olup da yapmayan iki ülke kaldı. Biri Fransa diğeri de Almanya diye veriştirdi.

Merkel kimbilir daha neler yapar?

Bir örnek verelim. Ülkemizde erken emeklilik 1991 yılında geldi. Şu anda ortalama emekli 44 yaşı civarında, hayat beklentisi de 77 yıl civarında. Yani ülkemizde 33 yıl emeklilik var. Bu saçmalamanın sonucu bugüne kadar toplam 700-800 milyar dolarlık delik yaratmıştır. 2013 yılında da kabaca milli gelirin yüzde 4.5 kadarını oluşturuyordu. Neresinden bakarsan bak yılda 35-40 milyar dolar açık demekti bu.
Dünkü Batı medyasında ise komik bir durum vardı. Almanya'da seçimi kazanamayan ve koalisyona mecbur olan Merkel 2007 yılında sosyal demokratlar tarafından Schroeder önderliğinde 67 yıla çıkartılan emeklilik yaşını yeniden düşürmeye çalışıyor. Merkel bir kanun hazırlatmış bulunuyor ve kanun yakında Parlamentoya gelecek. Yeni kanun emeklilik yaşını yeniden indirecek ve yapılan hesaplara göre 2030 yılına kadar yaratacağı maliyet 220 milyar dolar civarında. Merkel de seçmenlere rüşvet vermeye ve popülizme sonunda başladı! Yeni kanunda emeklilik yaşının 65 yıldan 63 yıla (bazı şartlar altında) indirilmesi de gündemde. Merkel de seçim kazanma uğruna genç nüfusa inanılmaz bir popülist haksızlık yapmaya hazırlanıyor, aynen bizim geçmişte yaptığımız gibi. Alman şirketleri ise yeni emeklilik yasasına karşılar. Son dönemin katı realisti Merkel, sosyal demokratlarla koalisyona mecbur kalınca seçmeni tavlamak için kimbilir daha neler yapabilecek!

<p>Koronavirüs salgınının uzun süredir kontrolden çıkmış olduğu ABD'de son durum ne? Aşılama süreci

ABD'de koronavirüs salgınında son durum

Beşiktaş, Erzurum'a ayak bastı

Zonguldak'ta dereden akan çamurlu su denizin rengini değiştirdi

Nisan ayında yağan kar Domaniç Dağları'nı beyaza bürüdü