• $7,4126
  • €9,0363
  • 441.833
  • 1542.45
22 Temmuz 2012 Pazar

Merkel Almanya'da da ağır eleştiriler alıyor!

Geçtiğimiz hafta Avrupa önemli adımlar attı. Birincisi Alman Parlamentosu (Bundestag ) İspanyol bankaları için 100 milyar euroluk bir kurtarma planı ve fonunu 473 lehte ve 97 aleyhte oyla kabul etti. Almanya en büyük ekonomi olduğu için fonun yüzde 30 kadarını zamana yayılmış da olsa ödemek zorunda. Fakat plana güçlü destek ancak Angela Merkel Hükümeti vaad edilen paraların geri ödenmesinde bankaların değil, İspanyol Hükümetinin borçlu olacağı garantisini sağladıktan sonra oldu. Plana en büyük destek ise ilginç şekilde muhalefetteki yeşillerden ve soldan geldi. İspanya ise desteği sağlamak için 65 milyar euroluk kemer sıkma yani bütçe açığı azaltma önlem paketini kendi parlamentosundan geçirtmişti.   
Siyaseten sallanan Merkel bir de popülist adım attı. Bu sütunda geçen haftalarda yazdığımız gibi, bir Alman Mahkemesi milyonlarca müslüman ve yüzbinlerce museviyi kızdıran sünneti yasaklayan kararlar almıştı. Seçim endişeleri taşıyan Merkel burada da bir dönüş yaptı ve sünnet yasağının saçma bir karar olduğunu vurguladı. Oy kaygısı nelere kadir!
Ancak Almanya'da dozu artan Merkel'e eleştiriler Almanya dışındaki medyaya da sıçradı. Hans-Olaf Henkel adlı ve Almanya Sanayi Federasyonu eski Başkanı Financial Times'da yayınlanan makalesinde Merkel'i açık ve seçik şekilde eleştirdi ve Merkel'i sürekli yön değiştirmekle ve Fransızlara teslim olmakla itham etti..
Hans Olaf Henkel'e göre Merkel, İspanyol bankalarını kurtarma ve bir bankacılılık birliği kurulmasına destek vermekle ciddi bir savaşı kaybetmişti. Avrupa medyası Merkel'i Bayan 'No' olarak adlandırsa da Merkel aslında Fransızlara teslim olmuştu.
Yazara göre 2010 yılı başında Merkel, Yunanistan'ın euro bölgesini terk etmesini gündeme getirmiş, ancak Sarkozy onu Fransız-Alman işbirliğini bozmakla tehdit etmişti. Bu durumda Merkel derhal bir U-dönüşü yapmış ve Yunanistan'ı kurtarma planına evet demek zorunda kalmıştı. Ama esas kurtarılan Fransız bankaları idi. Bu gelişmeden sonra Fransa adım adım Almanya'yı, her fren girişiminde, Fransa'nın dediğini kabul etmeye mecbur bırakmıştı. Yazara göre bugün Fransa, artık her konuda Almanya'nın   karşı çıkmalarının ve fren girişimlerinin kolayca kaldırılabileceği bir duruma getirmiş oldu.
Yeni Fransız lideri Hollande da Sarkozy'nin bıraktığı yerden devam etmeye başlamıştı  ve borç artışına fren yaklaşımını desteklemedi. İlginçtir ki bu arada Fransa'nın kendisinin kurtarılma durumuna gelmesi de çok mümkün. Almanya emeklilik yaşını 67 değerine yükselterek önemli bir mali adım atmıştı. Fransız Hollande ise işe emeklilik yaşını 62 düzeyinden 60 yaşa indirerek işe girişti. Fransa'nın genç nüfus işsizlik oranı Almanya'nın dört misli ama Hollande bu arada Fransa'daki asgari ücreti de rekor düzeye çıkarttı. Üstelik geçen yıl Fransa'nın bütçe açığı Almanya'nınkinden üç misli kadar daha fazla idi. Yani Fransa'da bir kemer sıkma operasyonu hiç yok.
Yazar bir yanda Fransa'da bu adımlar atılırken, diğer taraftan Merkel İspanyollar daha kısa tatil yapsın, Yunanistan özelleştirme programını hızlandırsın, İtalya kamu sektörünü küçültsün gibi nutuklar atıyor diyor. Bu nutuklar gerçeklerden çok  kopuk vurgusunu yapıyor. Yazara göre Almanlar şu anda Avrupa'da en çok nefret edilen kimseler.
Peki Merkel neden olanları görmüyor? Aslında Merkel, Avrupa'da nasihatları yağdırırken aslında kendi ülkesine mesaj gönderiyor deniyor. Ancak her ne kadar Merkel'in partisinin bir temsilcisi 'Avrupa artık Almanca konuşuyor!' demiş de olsa, Avrupa, Almanca konuşan, ama Fransız gibi hareket eden bir noktaya gelmiş bulunuyor. Merkel'in sürekli sözlerinin tersine adımlar atması Almanya'da 200 iktisatçı tarafından vatandaşlara hitap eden bir açık mektup ile ağır şekilde eleştirildi. Alman Anayasa Mahkemesi de artık Merkel'e direnmeye başladı. Mahkeme Finlandiya'nın eurodan çıkması veya Brüksel'in gücünü arttıracak kural değişiklikleri gibi adımların gerçekleşme riski ortadan kalkıncaya kadar Merkel'in imzasını 'daha fazla Avrupa' yönünde kullanmamasını gündeme getirdi. Hatırlanırsa Merkel, Japonya'da Fukushima tsunamisi ortaya çıkınca sürekli desteklediği enerji politikasını da bir anda değiştirmiş ve nükleer enerjiyi bir anda ortadan kaldırmıştı. Şimdi Almanya'da 'Avrupa referandumu' bir euro referandumu şekline dönerse, benzer bir baskı altında kalacak olan Almanya Lideri bir spektaküler tersine dönüş daha yapabilir deniyor.
Bakalım zaman, Avrupa'daki gelişmeler ve Almanya seçimleri ne tür gelişmelere gebe! Almanya U-dönüş uzmanı Merkel'e artık pek güvenmiyor galiba!

<p>Gelişen piyasalara para akımının devam ettiği sürece Türkiye'nin önde olacağını söyleyen  Ekonomi

Merkez Bankası'nın faiz kararı piyasalara nasıl yansıyacak?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Bakanlar Gül ve Karaismailoğlu, Gaziray Projesi'nde incelemelerde bulundu

Doğada yaptığı yemeklerle kentleri tanıtıyor