• $7,4546
  • €9,0643
  • 443.819
  • 1565.01
01 Aralık 2011 Perşembe

Kapasite kullanımında yükseliş devam ediyor

Kasım ayına ilişkin imalat sanayi kapasite kullanım oranı yıllık bazda yükselişini sürdürerek yüzde 76.9 oranına ulaştı. Geçen yılın aynı ayında bu oran yüzde 75.9 olmuştu. Geçen yılın kasım ayında imalat sanayiinde üretim artışının yıllık yüzde 10.1 oranında gerçekleştiğini hatırlamamız gerek. Geçen yılki yüksek üretim temposuna ek olarak bu yıl kapasite kullanımın artıyor olması imalat sanayiinde oldukça güçlü bir üretim temposuna işaret ediyor, ama bu iyi mi?
Mevsimselliğe göre düzeltilmiş kapasite kullanım oranlarında da  sanayi sektöründeki canlı tempoyu görmek mümkün. Düzeltilmiş kapasite kullanım oranı temmuz ayından bu yana yükselişte! 2011'in Ocak ayından Temmuz ayına kadar yaklaşık 3.5 puan düşüşle yüzde 73.5 seviyesine gerileyen mevsimselliğe göre düzeltilmiş kapasite kullanım oranı, temmuz ayından itibaren yükselişe geçti ve kasım ayı itibarıyla yüzde 75.5 oranına ulaştı. Bu yükselişin etkisi iki ay gecikmeyle açıklanan sanayi üretim endeksinde de görülecek.
Aşağıdaki grafikte kapasite kullanım oranlarının ve sanayi üretim endeksinin mevsimselliğe göre düzeltildikten sonra izledikleri seyir yer alıyor. İki grafik arasındaki paralellik ve son aylarda kapasite kullanımında görülen yükseliş hemen dikkat çekiyor.
 Hatırlanırsa eylül ayında sanayi üretimi yıllık bazda yüzde 12 oranında artmıştı. Nisan-Ağustos döneminde kısmen yavaşlayan ve yıllık bazda tek basamağa düşen sanayi üretimi söz konusu olmuştu. Ekim ve kasım ayına ilişkin kapasite kullanım oranlarını kullanarak yaptığımız hesaplamalarda sanayi üretimindeki çift basamaklı yıllık üretim artış oranlarının devam edebileceğini görüyoruz. Buna göre, sanayi üretimi ekim ayında yıllık bazda yüzde 8-11 arasında, kasım ayında da yüzde 10-12 arasında artacak. Dolayısıyla, üçüncü çeyrekte yavaşlamaya başlayan üretim temposunun dördüncü çeyrekte yeniden hızlandığını görüyoruz. Bu arada cari açığın azalmasını da bekliyoruz!
Diğer yandan, grafikte de görüldüğü üzere, kapasite kullanım oranı 2008-2009 küresel krizi öncesinde yüzde 80 civarında dalgalanmaktaydı. Dolayısıyla, son dönemdeki yükselişin şartlar elverdiği ölçüde aynı seviyelere kadar yükselmesi şaşırtıcı olmaz. Fakat dünyada küresel krizin etkilerinin sıfırlandığını söylemek de mümkün değil. Avrupa'da kangren haline gelmiş problemler hem küresel ekonomiyi ve piyasaları hem de Türkiye'yi yakından etkiliyor.

2012 ZOR BİR YIL OLACAK
KAPASİTE kullanım oranlarındaki (ve dolayısıyla sanayi üretimindeki) artış, içeride ekonomi politikalarının etkili olduğunu gösteriyor. Önce Kasım 2010 tarihinden başlayarak freni çekmiştik. Yavaşlama geldi. Ağustos 2011 tarihinde ise politika değiştirerek durgunluğa karşı önlem almıştık. Kapasite kullanımı bu politika değişikliklerinin etkilerini hep gösteriyor.  Ancak dışarıdan gelen risklerin boyutu da dikkate alındığında 2012'nin zor bir yıl olacağını söylememiz gerek. İçerideki güçlü dinamikler cari açıkta riskleri artırıcı olabiliyor. Merkez Bankası da bu dinamikleri hem cari açık açısından hem de enflasyon açısından kontrol altında tutmaya çalışıyor. Avrupa'nın hızlı bir şekilde durgunluğa girmesi ise dengeleri olumsuz bir şekilde değiştirebilir.

<p>‘Dünya artık dijitalleşiyor’ demek son yılların en popüler söylemi oldu. Dijital düny

Doymayan emperyalistler ve aşı eşitsizliği

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Gediz Deltası'nda kış kuşları kayıt altına alınıyor

İran Ordusu, Umman Denizi'nde askeri tatbikat başlattı