• $13,2453
  • €15,1031
  • 759.523
  • 1857.4
24 Temmuz 2013 Çarşamba

İran’ın Batı’ya direnme gücü var!

Bugün tüm ekonomi sayfalarında Merkez Bankası’nın koridor yaklaşımındaki üst limiti 0.75 arttırmasının etkileri yer alacak. Bu satırların yazarı piyasadaki gelişmeleri belli bir süre izledikten, inceledikten sonra yorum yapmayı tercih eden birisi. Bu nedenden dolayı bugün çok önemli başka bir konuya eğilip yarın para politikası konusuna geri döneceğiz. Hatırlanırsa hem dış âlemde, hem de iç piyasada mayıs ayından bu yana Amerika Birleşik Devletleri Merkez Bankası’nın (Fed) yaklaşımı tam olarak anlaşılamamıştı ve küresel piyasalarda yanlış yoruma angaje olunmuştu. Bu nedenden ötürü piyasaya kısa vadede güvenmemeye başladığımı söyleyebilirim. Yani biz işimize geri dönelim. 
Pazartesi günü İngilizlerin ünlü Financial Times (FT) gazetesinde bir yazı yer aldı. İki Amerika Birleşik Devletleri vatandaşı iktisatçı tarafından üretilen yazının başlığı “Şu an İran’a karşı ekonomik savaşı artırmak zamanı değildir!” idi. Tabii ki dışarıdan uygulanan kısıtlama ve yasaklar, ekonomik engellemeler İran’da finans ve ticaret hayatını oldukça derinden etkilemişti ve İran’ın parası Riyal 2010 yılından bu yana nerede ise değerinin yarısını kaybetmişti. 2012 yılının Ekim ayından başlayarak hızla artan İran yıllık enflasyonu yüzde 68 civarına yükselmişti (resmi enflasyon yüzde 36 civarında ilan edilmektedir).  

YA PETROL 80 DOLARA İNERSE?

İran İslam Cumhuriyeti’nin ekonomisi de daralmakta, bu doğru ama sanıldığından daha esnek bir yapıya da sahip olduğu görülüyor. İran İslam Cumhuriyeti ithalatını tam olarak 10 ay karşılayacak kadar yabancı para yani döviz rezervine sahip ve Amerika Birleşik Devletleri yasaklarına, ambargolarına rağmen cari dengesi hâlâ fazla vermekte. Üstelik İran yasak dışında kalan petrol dışı ihracatını tam olarak yüzde 20 kadar arttırmış bulunuyor. Çin Halk Cumhuriyeti, Hindistan, Malezya ve Güney Kore’nin tutumu Batı’nın yasaklarının etkinliğini azaltırken, Türkiye, Irak, Rusya ve Birleşik A.Emirlikleri de destek verenler arasında bulunuyor. İran’ın şu andaki mali yapısı, Brent ham petrolü varil başına 145 dolar iken dengeye gelir deniyor. 
Brent petrolünün bugünkü düzeyi 105 dolar civarında bulunuyor ve bu durumda İran küçük bir bütçe açığı verebileceği konuşuluyor ayrıca nükleer harcamalara  da devam edilebilir. Ancak petrolün varili 80 dolara inerse ne olacak? Bütçe açığı ve cari denge açığı çok büyük hale döner diye düşünmek gerekiyor. Tabii bu durum ancak Amerika Birleşik Devletleri ve Suudi Arabistan piyasayı petrole boğarsa gerçekleşebilecek bir olay. Ancak bu tür bir ekonomik ağır şok İran ekonomisini yıkabilir. 

DİPLOMASİDEN BAŞKA YOL YOK

Bu nedenle de İran konusunda diplomatik bir çözümden başka bir yol pek kalmamış gözüküyor gibi duruyor. İran İslam Cumhuriyeti toplam da 77 milyon nüfusu olan,  satın alma gücü paritesiyle 1 trilyon dolar civarında GSYİH sahibi, kişi başına gelir de S.A.G.P ile 13 bin 127 dolar olan bir ülke. Nominal GSYİH 549 milyar dolar, nominal kişi başına gelir de yıllık 7211 dolar. 2013 reel büyümesi için eksi yüzde 2 tahmini yapılmakta. İran dünyanın bir numaralı doğalgaz zengini ve üç numaralı da petrol zengini. İran yüzde yılda yüzde 32 civarında yatırım yapıyor, buna rağmen kamu bütçesi yüzde 7 fazla vermekte. Kamu borcu da GSYİH oranı olarak yüzde 20 civarında, yani çok küçük. İşsizlik oranı yüzde 15.5 civarında. İhracat 65 milyar dolar ve yüzde 80 kadarı petrol. İhracatın yüzde 20 kadarı Çin’e. İthalat ise 67 milyar dolar ve yüzde 32 kadar B.A.Emirlikleri’nden. 
Özetle bu rakamlar İran’ın direnme gücünün kuvvetli olduğu tezini destekliyor.

<p class='MsoNormal'>Peki, Başkan Erdoğan grup konuşmasında hangi mesajları  verdi? Asgari ücretin n

Başkan Erdoğan açıkladı: Asgari ücrette tarihi zam

Harran Sarayı'nın 9 asırlık salonu gün yüzüne çıkarıldı

2. el dükkanından aldı servet sahibi oldu

Kolanın daha önce duymadığınız 8 farklı kullanım alanı