• $7,3771
  • €8,9424
  • 436.263
  • 1465.46
16 Nisan 2012 Pazartesi

İniş yumuşak mı sert mi?

Son dönemde açıklanan verilerle Türkiye ekonomisinin 2012 yılında yavaşlayacağı açık şekilde ortaya çıktı ama yavaşlamanın sert mi yumuşak mı olacağı konusu henüz üzerinde karar verilemeyen bir konu. 2012 yılı  ilk çeyrek gelişmeleri için gerçekleştirilen ön tahminler de araştırma kuruluşları tarafından açıklanmaya başlandı. Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi 'betam' araştırmacıları Dr. Zümrüt İmamoğlu  ve Barış Özbilgen en son  araştırma notunda bu konuya ışık tuttular. 2012 ilk çeyreği için büyüme  tahminlerini özet olarak aktarıyoruz.
Araştırmacılar şubat ayında Sanayi Üretim Endeksi'nin   ocak ayına göre yüzde 0,7, ihracat miktar endeksi ise yüzde 4,8 arttığının altını çizerken  ithalat miktar endeksinin ise yüzde 0,2 oranında azaldığını vurguluyorlar. Veriler 2012 1. çeyrekte ekonomik büyümenin iyice hız kestiğine işaret ediyor. İhracattaki artış şubat ayının en umut verici gelişmesi oldu. İthalatta ise düşüş oldukça sınırlı kaldı.  
Bu verilere göre araştırmacılar 2012 1. çeyreğinde  GSYH'nın geçen yılın son çeyreğine göre yüzde 0,3 oranında büyüyeceğini tahmin ediyorlar. Gene bu verilere göre 2012 1. çeyrekte yıldan yıla büyüme oranını yüzde 3,5 olarak hesaplanabiliyor. 
Şubat ayında uzun zamandır ilk defa hem dış ticaret dengesinde hem de cari dengede geçen yılın aynı ayına göre belirgin bir iyileşme gerçekleşti. İhracattaki yüksek artış sayesinde şubat ayında cari açık $1,8 milyar azalarak $4,2 milyar oldu. 12 aylık cari açık 75,3 milyar dolara düştü. Önümüzdeki aylarda düşüşün devam edeceği ve 1. çeyrek sonu itibarıyla cari açığın GSYH'a oranının 9,9'dan 9,3'e gerileyeceği tahmin ediliyor.
2011 büyüme oranı gerçekleşmesi Betam'ın tahmini olan yüzde 8,4'e çok yakın, yüzde 8,5 seviyesinde gerçekleşmişti. Ancak yıllık büyümenin oldukça güçlü görünmesine karşılık, çeyreklik büyüme beklentilerin altında kaldı. Betam geçen yılın aynı çeyreğine göre 2011 4. çeyrek büyüme oranını yüzde 6,2 tahmin etmişti. Bu oran TÜİK verilerinde yüzde 5,2 olarak gerçekleşti. Her ne kadar bu yavaşlama, gene de yumuşak iniş senaryosuna uygun gözükse de 1. çeyrek verileri yavaşlamanın şiddetinin giderek arttığı sinyalini de veriyor.  Ocak ve şubat ayı verileri 1. çeyrekte sanayi üretiminin geçen çeyreğe göre azaldığını gösteriyor. İhracatta artış geçen çeyreğe göre daha kuvvetli iken, ithalattaki azalma miktarsal (fiyat etkisinden arındırılmış) olarak yavaşlıyor. Eğer mart ayında da ithalatta güçlü bir azalma olmazsa net ihracat kaleminin büyümeye katkısı sınırlı kalabilir.
Öte yandan yüksek petrol fiyatları ve Avrupa'da belirginleşen durgunluk Türkiye ekonomisi için de risk oluşturuyor. Euro bölgesinde sanayi üretimi şubatta geçen yılın aynı ayına göre yüzde 1,8 geriledi. Almanya'da 1. çeyrek sanayi üretimi ocak ve şubat aylarında son çeyreğe göre ortalama yüzde 0,8 azaldı. Yükselen petrol fiyatlarına karşın Merkez Bankası daha sıkı bir para politikası izleyeceğinin sinyallerini veriyor. Enflasyonu kontrol altına almak için Merkez Bankası'nın da öngördüğü sıkı para politikası gerekli. Bu durumda ekonomide yavaşlamanın yumuşaktan sert inişe geçmemesi için mali politikada gevşeme gerekebilir.
Mali politika gevşetilecekse gevşemenin miktarı kadar kompozisyonu da önemli. Bütçede atılan adımlarda tüketim yerine yatırımı destekleyici ya da işgücü maliyetlerini azaltıcı tedbirlere yönelinmesi enflasyonist ortamda daha olumlu olacaktır. Teşvik paketi de bu yönde atılmış olumlu bir adımdır.

<p><span>MHP lideri Devlet Bahçeli partisinin grup toplantısında önemli açıklamalarda bulundu. HDP E

PKK'nın bir kolu gibi çalışan HDP kapatılacak mı?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (27 Ocak 2021)

Muğla'da etkili olan kar yağışı güzel görüntüler oluşturdu