• $7,4126
  • €9,0363
  • 441.833
  • 1542.45
01 Mayıs 2011 Pazar

Hindistan'ı izleyelim!

Godrej&Boyce adı ülkemizde bilinen bir isim değil. Ama Hindistan'da çok meşhur bir markaydı. Bir daktilo markası! Medya haberlerine göre daktiloların üretimi 2009 yılında durdurulmuştu. 2009 yılından bu yana da firma depoda kalmış olan 200 kadar daktilo stokunu daktiloları hatıra olarak saklamak isteyenlere satmakla meşguldü. Fabrika daktilo fabrikası olarak devam etmeyecekti, fabrika soğutma aygıtları üreten bir fabrikaya dönüştürülmüştü ve personel yeniden eğitilerek yeni ürün üretimi için hazırlanmışlardı.
Ancak bu daktiloların çok önemli, sembolik bir değeri vardı. Başbakan Nehru 1955 yılından Mumbai'de daktilo fabrikasının kurulmasını ülkenin teknolojik bağımsızlığının sembolü olarak kabul edip, desteklemişti. O günün düşüncesine göre Hindistan tamamen kendi kendine yeterli olmalıydı ve daktilo fabrikası 1800 adet parçadan oluşan daktiloyu, sadece dört adet ithal parça kullanarak imal etmişti. Fabrikanın daktilo üretmede başarılı olması üzerine Başbakan Nehru şahsen fabrikaya gelerek fabrikanın sahibi Bay Godrej'i tebrik etmişti.
Ülkede önemli bir sembol haline gelen daktilo bugün Hindistan'da birçok ailenin misafir odasında, ülkenin bağımsızlığının en önemli sembollerinden biri olarak bir köşede muhafaza ediliyor.
1960'lı yıllarda Godrej daktilosu devlet ofislerinde bürokrasi, bankalar ve şirketlerde önemli bir aygıt olarak kullanılmıştı. Daktilo üretiminin zirvede olduğu 1960'lı yıllarda Godrej yılda 40 farklı dilde 50 bin kadar daktilo üretiyordu. Godrej markası ülkenin daktilo piyasasının yüzde elli kadarına hakim olmuş ve ithalatı azaltmıştı. Aynı zamanda Kuzey Afrika ve Ortadoğu'ya önemli sayılarda Arapça klavyeli daktilo ihracatı yapmaya başlamıştı.
Tabii değişim önemli bir şey. Bugün daktilonun yerine bilgisayar geçti ve Godrej daktilo değişmez kural olan 'değişimin' kurbanı oldu. Ama Hindistan J. Lamont'un yorumuna göre, bugün gene yeni bir yarışta.
Jawaharlal Nehru 1951 yılında ülkenin ilk beş yıllık planını başlattığında ülkenin büyüme hedefi olarak yüzde 2.2 alınmıştı. O günün büyüklüklerine göre bu çok büyük bir yıllık reel büyüme oranı hedefi idi. Nehru'dan önceki dönemde, ülke İngiliz yönetimindeki ikinci Dünya Savaşı öncesi döneminde,  kişi başına gelirde yılda sadece yüzde 0.1 büyüme sağlamıştı.    
Hindistan'ın plancıları bugün de büyümeyi hızlandırma yarışındalar. Bugün de Hindistan bir planlama komisyonu tarafından yönlendiriliyor. Planlamanın başında da ayni zamanda saygın bir iktisatçı olan Başbakan Manmodan Singh var. 2012 yılından 2017 yılına kadar geçerli olacak olan 12'inci plan oluşturulurken yüzde 9-9.5 arasında bir büyüme planlanıyor. Ülke bugün IMF verilerine göre yüzde 8.6 hızla büyümekte. Hindistan da, Çin gibi, Sovyet stili bir planlama yaklaşımını çok seviyor ve kullanıyor. Bu iki ülke şimdi büyüme yarışındalar. IMF verilerine göre Hindistan şu anda Çin'i büyümede geçme durumunda.
Ancak ülkenin dünya çapında saygın ve Nobel'li iktisatçısı ve Başbakan Singh'in yakın arkadaşı Amartya Sen Çin ile büyüme yarışına girmeyi mantıklı bulmuyor ve sadece büyüme oranının ön plana çıkarmanın da önemli olmadığını vurguluyor. A.K. Sen beslenme, sağlık gibi konuların ön plana çıkarılmasını arzu ediyor.
Ülkenin 'ithal' parti başkanı (Ghandi ailesinin dul gelini, İtalyan asıllı ve Katolik, Kongre Partisinin Başkanı) Sonia Gandhi ise büyümenin ülkede yolsuzluğu da arttırdığını gündeme getiriyor. Araştırmalara göre yolsuzluk ülkenin liberalleştiği 1991 yılından bu yana artmış.
Diğer taraftan da Hindistan'da enflasyon da artmakta ve Hindistan yüzde 9 ile Asya'nın enflasyon şampiyonu. Yükselen enflasyon nedeni ile Hindistan gösterge politika faizini son bir yılda sekiz defa yükseltmek zorunda kalmış.
Planlama Komisyonu Başkan Yardımcısı ve çok ünlü de bir iktisatçı olan Montek Singh Ahluwalia da 1.2 milyon nüfus varken Çin'i geçmek için yüzde on büyüme yarışına girmeyi mantıksız buluyor.
Türkiye geçtiğimiz 2010 yılında yüzde 8.9 büyüme ile Avrupa'nın en hızlı büyüme sağlayan ülkesi oldu. 2011 yılında da yüzde 5 üzerinde büyüme sağlayarak gene Avrupa'nın en hızlı büyüme sağlayan ülkesi olacak gibi duruyor. Merkez Bankası fren çekiyor, kredi, ithalat ve cari dengeyi yavaşlatmaya, sıcak para girişini engellemeye çalışıyor. Bu nedenle de gecelik faizi düşürüyor ve bankaların zorunlu karşılık oranlarını yükseltiyor. Bu arada enflasyonun da zaman içinde yükseleceğini açıklıyor. Ama çok da eleştiriliyor.
Bence Hindistan'daki tartışma bizi de yakından ilgilendiriyor.

<p>CHP’nin yayın organı Halk TV’de program sunan Özlem Gürses MHP lideri Devlet Bahçeli&

Sağlık Bakanlığından Halk TV sunucusu Özlem Gürses'e yalanlama: Öyle bir personelimiz yok

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Jason Statham Antalya'da kurşun geçirmez camlı villada kalıyor

MİLGEM Projesi'nin 5'inci gemisi denize indi