• $7,4627
  • €9,024
  • 437.81
  • 1524.49
09 Nisan 2012 Pazartesi

Futbol ve Siyaset!

1962 yılından beri öğrenci ve öğretim üyesi olarak hep üniversite ortamında yaşamış bir kişi olarak dikkatimi çeken en tuhaf tutum, genelde sosyal bilimcilerin futbola olan ilgisizliğidir. Bir Türkolog olan babam bile futbol sahasına  'hergele meydanı' adını takmıştı ve üstelik  60 yıl evvel  Sayıştay, Yargıtay gibi kelimelerin yanına, 'Tepiştay' kelimesini de futbol için ekledi. 
Bugün de üniversitelerimizde özellikle sosyolog ve siyaset bilimci arkadaşlarım ve kadınlar toplumun çok büyük kesimini ilgilendiren futbol konusunun tartışılmasından hiç zevk almadıklarını sık sık görürüm. Ama bu tutumun kendilerini toplumdan uzaklaştırdığını da hiç de düşünmezler.
Konuyu aklıma getiren Mısır, bugün değişen ve çok karışan bir ülke. 1 Şubat günü Süveş Kanalı'nın ağzındaki Port Said'de yerel takım Al Masry ile ziyaretçi takım Kahire'nin Al Ahly takımı arasındaki maçta çıkan arbedede 74 kişi ölmüştü.  Mübarek'in hükümetten indirilmesini organize edenlerin arasında oldukları iddia edilen Al Ahly kulübünün taraftarlarının , Mubarek'in düşürülmesine kızan devletin güvenlik kuvvetlerinin saldırısı ile, kapılar kapatılarak, ışıklar söndürülerek, tribünlerden aşağıya itilerek öldürüldüğü ve bunun organize bir cezalandırma olduğu iddia edilmişti. 17 Nisan günü olayın mahkemesi başlayacak.
Futbolda taraftar tutumu aslında siyasete çok bağlıdır ve durum Mısır'da da böyledir. Al Ahly takımı 1907 yılında Kahire'de kolonial güçlere karşı çıkan öğrenciler tarafından kurulmuş milliyetçi bir camianın takımıdır. Al Ahly tüm Afrika için sembol bir takımdır. 50 milyona yakın (yabancılar dahil)  taraftarı  vardır. Al Ahly'nin 100 yıl önce başlayan İngiliz hakimiyetine karşı direnen en büyük sosyal ve siyasi grubu temsil ettiği de bilinir ve zamanında Nasır sempatizanı da oldular.  
Al Ahly'nin en büyük rakibi Zamalek adını taşıyan ve 1911'de Belçikalı avukat Merzbach adlı kişi tarafından Kahire yakınındaki Giza'nın takımdır. Zamalek kuruluşta kapıları herkese açık olan ve üyeleri de hemen her milletden bir takım idi. Fakat  1940 yılında kulübün adı Kral Faruk olarak değişti ama 1952 devriminden sonra da işler karıştı. Takım o günlerden beri birçok general tarafından yönetildi. Al Ahly'nin tersine Batı'ya dönük ve statükocu taraftarları olan bir takım olarak tanınır.
Geçtiğimiz günlerde 1 Şubat günü Port Said'de  1920'den beri yerleşik bir kulüp olan Al Masry ile Al Ahli arasındaki maçta tam 74 kişi öldü ve Al Masry kulübü gündeme oturdu. Al Masry kulübü de Al Ahli ve Zamalek gibi beş büyük Mısır futbol takımından biri ve 1920 yılında Süveyş Kanal Bölgesi'nde kurulmuş ve yabancılara karşı çok direnmiştir. Al Masry taraftarları 1 Şubat'taki 74 ölümün aslında güvenlik kuvetleri ile Al Ahli arasında değil, kulüp taraftarlarının Ultra adını taşıyan grupları arasında bir savaş olduğunu söylüyorlar.
Ultra'lar spor kulübü taraftarları tarafından kurulan sosyal birlikler olarak düşünülmeli. Örneğin ülkemizdeki Galatasaray'ın Ultraslan  ve Fenerbahçe'nin Genç Fenerliler veya Four You gibi grupları veya Beşiktaş'ın Çarşı grubu gibileri.
Port Sait'te 74 kişinin ölümü ile sonuçlanan acı olayın Al Ahly Ultra'ları ile yerel ve diğer Ultralar arasında çekişme sonucu gerçekleştiğinin de altı sık sık çiziliyor. Kulüp rekabeti ile din, milliyetçilik ve siyasi bölünme şiddet olaylarının arkasındaki esas güç olarak görülüyor. Entresan olan Ultra denen taraftar birliklerinin üyelerine bu kuruluşların neden ortaya çıktığı sorulduğunda 'Ülkemizde gerçek anlamda siyasi partiler hiç olmadı, demokrasi gerçekleşmedi ve  öğrenci kuruluşları da hep frenlendi. Her kişi bir şeye ait olmak ihtiyacında olduğundan bu spor kökenli kuruluşlara giriyoruz!' diyerek durumu açıklıyorlar. Bu kuruluşlar da genişleme sürecinde  giderek eğitimi az kişileri de içlerine aldıklarından işsizlik, geçim sorunları, geleceği görememe gibi  sosyal olgular ile de beslenerek, ortalığa siyasi söylemlerle dökülüyorlar ve şiddetin temel unsuru oluyorlar. Geçen yıl Mübarek'in ortadan kalkmasından sonra da bu futbol kökenli 'Ultra çeteleri' isyanı gerçekleştiren liberal ve sol siyasi gruplar ile birleşerek Tahrir Meydanı'nın temel aktörleri arasına girmişler. Birçok Mısırlı onlara siyasi mücadeleleri nedeni ile sempati ile bakmakta, ama şiddet uygulamalarını da desteklememekte. Diğer taraftan bugünlerde ön plana çıkan İslami siyasi kuruluşlar da Ultra'ları desteklememekte. Futbol Federasyonu ise ligi ve futbol maçlarını külliyen iptal ederek Ultra'ları sokağa salmış oldu.
Al Ahly bu yazının yazıldığı pazar günü Afrika Şampiyonlar Ligi maçlarında Ethiopya  takımı ile oynayacak. İçişleri Bakanlığı bu maç için güvenlik hizmeti vermeyeceğini açıklamış. Futbol Federasyonu da askeri hükümetten maçları taraftarsız oynamak için izin çıktığını belirtiyor.
Aslında  iyaset ve futbolu ayrı düşünmek bence hiç mümkün değil.

<p>Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla, koronavirüs aşısına dai

Bakan Koca paylaştı: Aşı uygulaması hakkında pratik bilgiler

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

İzmir'de aslan yavrusu bulundu

İran, Hint Okyanusu'ndaki temsili hedeflere uzun menzilli balistik füzeler fırlattı