• $9,3293
  • €10,8642
  • 532.743
  • 1429.85
22 Nisan 2013 Pazartesi

Futbol ekonomisi üzerine!

Tuğrul Akşar Türkiye'nin en üretken  ve bilgili futbol ekonomisi uzmanıdır. Akşar 2000 yılından bu yana futbolun ekonomisi üzerine dördüncü kitabını yayımladı (ilk eseri Dr. K.Merih ile beraber yazmışlardı). 2013 Mart tarihli yeni kitabının adı "Krizdeki Futbol" olan  Tuğrul Akşar dostumuzun yeni kitabını Literatür Yayıncılık basmış. Akşar'ın kitabını İstanbul'da  Kabalcı Kitabevi'nde veya  tüm online kitap satış sitelerinde bulabilirsiniz.
Kulüplerde altyapıya ve kulüp yönetiminde para babası olmayan, profesyonel yönetici başkana dayanmak ve kulübün finansal yapısını da ön planda tutmak çok önemli.  Bugün Ş.Ligi'nde son dörtte iki Alman ve iki İspanyol takımı var. Alman B.München ve İspanyol Barcelona tamamen altyapıya, profesyonel başkana ve üyelik sistemiyle yüksek fon sağlamak yaklaşımına dayanıyorlar. Bu iki kulübün "para babası" başkanları yok,  yöneticileri var . Bu kişiler yönetici özellikli profesyoneller.
Ama esas incelenmesi gereken kulüp, Şampiyonlar Ligi'ndeki diğer Alman Borussia Dortmund. Dortmund, iflastan sonra altyapı ve profesyonel yönetime dönüşümün, nasıl 7 yıl gibi bir zamanda gerçekleştirilebileceğini gösteren bir örnek. 1909 yılında kurulmuş B.Dortmund 1963'te Bundesliga'da oynamaya başlamış. Kümeden düşme, finansal sorunlar ama ligde ve uluslararası alanda da başarılar yaşamış olan Dortmund  1993 yılında UEFA finaline çıkmış ama yenilmiş. 1995 ve 1996 yılında ise Bundesliga Şampiyonu olup, 1997 yılında da Juventus'u yenerek UEFA Şampiyonlar Ligi'ni ve sonra da Brezilya'nın Cruzeiro kulübünü yenerek İntercontinental kupayı kazanmış. Ancak bunlardan  sonra finansal çöküş başlamış. 2002 yılında borsaya açılarak şirketleşen ilk Alman takımı olan B.Dortmund  bu kaynağa da güvenerek çılgın transferler yapmaya başlamış. Müsrif transferlerin sonucu da  dev borç yükü olmuş.
2005 yılında sürekli zarar eden kulübün borsadaki hisse senedi değerleri yüzde 80 düşmüş ve iflasın eşiğine gelinirken de, sporcuların maaşları yüzde 20 kısılmış. Sonunda  Signal İduna adlı bir yerel sigorta şirketinin spornsor olması ve yardımıyla stat 80 bin kişilik ve Almanya'nın en büyüğü haline getirilmiş. Kulüp başkanlığına 2005 yılında Galatasaray'ı Neuchatel davasında savunan profesyonel avukat R.Rauball seçilmiş, takımın finansal yönetiminin başına geçen gerçekçi işadamı H.J.Watzke de takımı küçültmeye yönelik finansal tedbirleri almış. İlk iş olarak altyapıya dönülmüş. Kulübün borçları 180 milyon eurodan birkaç milyona indirilip gelirler ise 87 milyondan 215 milyona yükselirken mali başarının altında büyük stadı dolduran seyicilerin ve  genç oyuncuların katkıları ve hızla artan sponsor gelirleri varmış. Bu başarıda Mainz'den transfer edilen ve o küçük kulüpte de gençlere fırsat vererek başarılı olmuş  teknik adam Jürgen Klopp, altyapıya ve ucuz ama potansiyelli oyunculara dayanarak 2010-2011 ve 2011-2012 yıllarında Bundesliga'yı kazanmış. Son  Almanya Kupası'nı da Bayern'i yenerek almış. Bu yıl Şampiyonlar Ligi'nde de final yolundalar.
Futbolun ekonomisini ve iflasa götürmeyen başarı yollarını Tuğrul Akşar'dan okumanızı tavsiye ediyorum. Yarın İngiltere'deki kulüp iflaslarını aktaracağım

 

<p><span style='font-size: 1.6rem;'>Başkan Recep Tayip Erdoğan'a Angola ziyaretinde  eşlik eden eşi

“Geleceği kadınlar belirleyecek”

İstanbul'da sabah saatlerinde trafik yoğunluğu yaşanıyor

İstanbul'da muhteşem dolunay manzarası

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Togo'ya geldi