• $8,4758
  • €10,0599
  • 493.702
  • 1413.8
18 Eylül 2015 Cuma

Fed faizi artarsa ne olur?

FED yani ABD Merkez Bankası bugün (yazı perşembe günü öğlen yazıldı) geç saatlerde son sekiz-on yıl içinde ilk defa ABD faizleri artırıp artırmayacağına karar verecek ve dünyaya açıklayacak.

Bu kararı en yakından izleyen ise dolar borçlu gelişen ülkeler ve gelişen ülkelerin dolar cinsinden borçlu şirketleri olacak. Zaten dünya çapında ya Çin iyice yavaşlarsa korkusu oluşmuştu ve de emtia fiyatları da iyice aşağıya inmişti, eğer bir de yaratılan trilyonlarca dolardan faydalanmış olan gelişen dolar borçlu ülkeler ve onların dolar borçlu şirketleri de bir darbe yerlerse işler çok karışacak. Tabii bir de işin diğer tarafı var. Faizler sonsuza kadar sıfır düzeyinde kalamayacağına göre elbet bir gün arttırılacak. O gün de bugün olabilir.
Peki faiz değiştirilir ve artarsa neler olacak?
Faiz artışı mevcut borç “dağlarının” yeniden finansmanını çok pahalı hale getirecek. Borç dağlarının bir kısmı da yenilenemeyecek.

Diğer taraftan da gelişen ülkelerin kendi paralarında bir kere daha kuvvetli devalüasyonlar gündeme gelecek. Zaten geçtiğimiz yıl da gelişen ülkeler yüksek dozda devalüasyon yaşadıkları için hırpalanmış durumdalar, halleri daha kötüye doğal olarak gidecek.
Tabii dolar cinsinden borçların ödenmesi de devalüasyonlar sonrasında bazı ülke ve şirketler için çok daha zor olacak. Böylece gelişen ülkelerin zaten oldukça kırılgan olan ekonomik yapıları daha da zor duruma gelecek.
IIF adlı “Institute of International Finance” kurumunun Yöneticisi Hung Tran durumu kısaca özetlemiş: “Önümüzde çok ciddi bir sorun oluştu!”
Sıkıntının önemli bir kısmı özellikle bu gelişen ülkeler şirketlerinin döviz borçlarının çok azının bir “hedge” yani kur riskinden koruma mekanizması altında olmaları. Tabii bir şirketin dolar cinsinden ihracatı var ise veya yurt dışında dolar veya döviz ülkesinde iş yapıp dolar kazanıyorsa ve dolar borcunun önemli bir kısmını da geliri ile kur değişmesine karşı önlem alabiliyorsa, risk çok büyük olamaz. Ama dolar geliri olmayan fakat açık kur riski taşıyanların durumu felakete dönüşmeye mecbur olabilir.
BIS adlı uluslararası kuruluş Merkez Bankalarının bankasıdır ve dolayısı ile sağlam veri sahibidir. BIS verilerine göre son on yılda tüm ülkelerin banka dışı özel şirketlerinin toplam döviz borcu 3.29 trilyon dolara çıkmış bulunuyor (2014 3. çeyrek verisi). Bu döviz borcunun 1.35 trilyon doları bono şeklinde borç ve geri kalanı da banka kredilerinden oluşuyor.
Yukarıda verilen sayılar büyük bir finansal daralma ve kriz yaratabilecek kadar büyük bir toplam. BIS’ın son dönemdeki bir araştırmasına göre bu toplamın dörtte birinin ise gelişen ülkelerin ve şirketlerinin borcu olduğu vurgulanıyor. Faizin artırılmasının da bu ülkelerden fon kaçışı yaratması olasılığı da temel risk unsuru.
Sonuçta ABD Merkez Bankası burada bahsedilen risk unsurlarına “bana ne” diyemez diye düşünüyorum. Yani Yellen ve ekibinin işi zor.

<p class='MsoNormal'>Yusuf Güney, geçtiğimiz gün Antalya Manavgat'ta Çardak  Mahallesi Balamut mevki

Yangın söndürme görevlileri ile tartışıp gözaltına alınan Yusuf Güney olay anının görüntülerini paylaştı

Tarihi değiştiren araştırma: Machu Picchu'nun bilinenden daha eski olduğu ortaya çıktı

Kemerköy Termik Santrali'ne yaklasan yangin havadan görüntülendi

Evsel atıklar burada elektrik enerjisine dönüşüyor