• $8,2865
  • €10,0851
  • 489.596
  • 1444.87
13 Haziran 2014 Cuma

Favori ve ev sahibi hep kazanır mı?

Dünya Kupası perşembe günü akşamı Brezilya ile Hırvatistan arasındaki ilk maç ile başladı. Ancak Brezilya’da o kadar çok sorun var ki, turnuva nasıl bitecek kimse pek bilmiyor. Turnuvanın başlangıcı ciddi şekilde tehdit altında idi. Statlar bitmemişti, hâlâ da bitmiş değil. Zaten bir yıldan bu yana devam eden “11.6 milyar doları statlara ve turnuvaya harcayacağınıza sağlık ve eğitim yatırımı yapsa idiniz ya!” temalı protestolar tüm dünyaya yayılmıştı. Bir de turnuvanın başlamasına birkaç gün kala açılış maçının oynanacağı Sao Paulo’da metro çalışanlarının önce yüzde 35 maaş zammı talebiyle başlayan grev, sonra da 42 arkadaşlarının işten atılmasıyla, grevin atılma kararının durdurulması ve atılanların yeniden işe alınmaları talebinin eklenmesiyle ortalık iyice karışmıştı. Metro çalışmaya başladı mı bilmiyoruz.

20 kilometre uzaklıkta

Sao Paulo metrosu her gün bir milyon kişi tarafından kullanılıyordu. Açılış maçının oynanacağı Arena de Sao Paulo 48 bin kişi alıyordu, yapılan tahminlerde 24 bin kadar yerli ve yabancı kişinin kent merkezinden 20 kilometre kadar uzaktaki stada gitmek için metroya binecekleri de hesaplanmakta idi . Sao Paulo’daki greve Rio metro çalışanları da katıldı. Zaten hem Rio hem de bir diğer kupa stadı kenti olan Salvador’daki otobüs şoförleri de epey zamandır grevde idi. Bakalım ne oldu, maç sonrasındaki gün uluslararası medyadan öğreneceğiz.

Maça değil yemeğe geliyorlar

Tabii bu arada tahminciler de ortalığa düştü. Tabii konuşmaya başlayan her kişi (tüm dünya futbol uzmanıdır ya!) Brezilya’nın her şeye rağmen turnuvanın şampiyonu olacağını düşünüyor. Ama mesela ünlü futbol yorumcusu Simon Kuper, farklı düşüncelere sahip. Ona göre genelde Dünya Kupası favori olanlara ve ev sahibi olanlara geçmişte çok kötü sürprizler yapmış. Kuper’e göre bazı teknik nedenler de mevcut. Birçok insan Latin Amerika’daki altı Dünya Kupası’nın da Latin Amerika takımları tarafından kazanıldığını vurgulasa da bu sonuçlar 1930 ila 1986 arasında gerçekleşmiş. Bu arada Kuper der ki Latin Amerika’ya gelen yabancılar keyifli yemeklere kurban olup deli gibi tıkındıklarından örneğin Meksika 1970 turnuvasında İngiliz kaleci Gordon Banks aşırı yemek sonucu midesini fena halde bozduğundan İngiltere’nin ümitleri gerçekleşememiş!
Tabii başka faktörler de devreye girebiliyor. 1978'de Arjantin’in zaferi o günlerdeki Arjantin Diktatörü General Videla’nın Arjantin- Peru maçı öncesi Peru soyunma odasına girmesi ve Peru takımı oyuncularını ikna etmesi (!) ile gerçekleşmiş. Gene de son sekiz Dünya Kupası’ndan sadece biri ev sahibi tarafından kazanılmış.

11 kişiyle savunma yapılmalı

Brezilya’nın teknik sorun yaşaması da mümkün. Bugün Dünya Kupaları ve Avrupa Şampiyonalarında savunma 11 kişi tarafından yapılmakta. En yüksek maaşlı ve şöhretli forvetler bile savunma çabası sergilemekte, geriye koşmakta. Ama Brezilya futbolunda bu pek gerçekleşmiyor. Teknik adam Scolari 2002 Dünya Kupası turnuvasında Belçika’nın kendilerini nasıl perişan ettiğini iyi bildiği için bu seferki takımı bu yaklaşımı değiştirebilecek kişilerden oluşturma çabasında idi. Çünkü bugünün futbolunda forvetler geriye gelmezse büyük olasılıkla orta alan hakimiyetini kaybediyorsun. 2006 çeyrek finalinde Fransa, Brezilyayı 1-0 yenerken bu yaklaşım içinde idi, orta alana hakim olmuştu. Top sende olmayınca çalım atamıyor, adam geçemiyorsun! Ben de Simon Kuper gibi bu turnuvadan çok şey öğreneceğimizi düşünüyorum!

<p>İşgalci İsrail'in işgal altındaki Doğu Kudüs'te Filistinlilere yönelik müdahalesi devam ederken,

Kudüs'te tepki çeken görüntü! Mescid-i Aksa'dan alevler yükselirken Yahudiler Kudüs Günü'nü kutladı

Demir yoluyla taşınan bor, seramik ve mermer miktarı arttı

Bakan Karaismailoğlu, Trabzon'da inceleme ve ziyaretlerde bulundu

Osmaniye'de tarlada bulunan yaban kedisi yavruları bakıma alındı