• $8,4705
  • €10,2921
  • 501.151
  • 1441.33
06 Mart 2015 Cuma

Faiz ve kur!

Kafamızı kaldırıp dünyaya bir baksak, bugünlerde bir sürü faizi düşüren ülke gördüğümüz gibi birçok da faizi arttıran ülke görürüz. Ancak birkaç temel ilkeye dikkat etmemiz gerek. Bugün faiz indirenleri konuşacağız.

Birincisi, önemli olan reel faizdir. Yani enflasyon nominal faizden düşülerek elde edilen reel faiz.
İkincisi, sermaye hareketi yasak olan ülkelerde (örneğin Özal öncesi Türkiye’sinde veya bugünün Çin ekonomisinde) hem kur hem de faizi kontrol etmek mümkündür. Ama sermaye hareketi serbest olan bir ortamda kur ile faizden sadece bir tanesini kontrol edebilirsiniz, diğerini ise piyasaya bırakmak zorundasınız.
Üçüncüsü, bir ülkede hem yerel para değer kaybetmekte ise, hem de enflasyon yüksekse, elinizdeki en etkili silah faizdir. Çünkü hem enflasyonu hem de kur değeri düşüş sorununu eşanlı etkiler.
Dördüncüsü, para politikası eskiden enflasyonu ya para miktarını ya da döviz kurunu kontrol ederek frenlemeye çalışırdı. Ancak son dönemde çok sayıda ülke enflasyon hedeflemesine geçti. Biz de geçtik. Bu yaklaşımda basit ifade edilirse salt faiz kontrol edilerek enflasyon kontrol edilmeye çalışılır, kur piyasaya bırakılır, büyüme işsizlik gibi konular da maliye politikası ve diğer ekonomik önlemlere bırakılır.
Bu ilkelere dikkat etmek zorundayız ama diğer taraftan da hiçbir ülkenin durumu başka ülkelerin durumuna benzer değildir konusuna da dikkat etmek zorundayız. Ülkeler birbirinden farklıdır. Birbirinden çok farklı olan ülkeleri incelenebilir ama hepsinde de kur, faiz ve enflasyon ilişkisi aynıdır.
Güncel bir örnek Danimarka. Onların problemi ülke parasını Euro’ya endekslemiş olmaları. Hatta 1982 yılından bu yana paralarının değeri sabitleştirilmiş durumda. Krone’yi hep Euro’ya karşı artı eksi yüzde 2.25 marj içinde tutuyorlardı. Bu durumda yabancılar ne yapıyorlar? Kendi ülke paraları Euro’nun değer kaybedeceğini düşündüklerinden ellerindeki Euroları Danimarka piyasasına satıp Danimarka parası satın alıyorlardı. Bu da Danimarka parasının değerini yükselmeye zorluyor. Bu durumda Danimarka Merkez Bankası ne yapacak? Ülkenin faizini indiriyor. 5 şubattan başlayarak faizi tekrar tekrar düşürdüler, bu da paranın değerinin yeniden düşmesini getiriyor. Diğer taraftan da Merkez Bankası sadece şubat ayında 25 milyar dolar eşdeğeri kadar Euro satın aldı. Bu Danimarka GSYİH sayısının yüzde 9 kadarı, yani dev bir miktar. Hem faizi düşürülüp, hem de Danimarka parasına aşırı talebin sonucunu Merkez Bankası’nın Euro alarak engellemesi ile paralarının değerinin artmamasını sağladılar. Bu arada da düşürülen Danimarka faizi de eksi 0.75 oldu. Yani Danimarka parası alanlar faiz elde edemiyorlar, üstüne faiz ödemek zorunda kalıyorlar. Negatif faiz bu demek.
Şimdi bunu neden yazdık? Bir ülkede faiz düşürülürse bunun sonucu yerel paranın değer kaybı olur. Bu bilinmeli! Danimarka bu faktör paranın aşırı değerlenmesini engellemek için kullanıyor. Bizde ise faiz düşürülmesi, düşürülme beklentisi ve düşürülmenin daha da devamı beklentisi, yerel parayı global çapta en çok değer kaybeden paralardan biri yaptı (en kötü durumda Ukrayna parası ama orada savaş var). Bunu istiyor muyduk ( hele yabancı finansal sermaye ülkemizde bol miktarda varken ve kaçmaya hazırken )? Ülkede de zaten iç dolar talebi varken?
Türkiye son dönemde yüzde 3 kadar büyüyor. Ama parası hızla değer kaybederse GSYİH sayısı, dolarla ifade edildiğinde azalır. Bunu istiyor muyuz? 2023 hedefleri ne olacak?
Yarın faiz arttıran ülkelere bakacağız!

<p>Libya açıklarında batmak üzere olan şişme bottaki 97 düzensiz göçmen, bölgedeki Deniz Kuvvetleri

MSB duyurdu: Mehmetçiğin dikkati faciayı önledi

Milli Eğitim Bakanı Selçuk, emekli öğretmenlerle çevrim içi bayramlaştı

İşgalci İsrail, içlerinde hamile bir kadınında bulunduğu ailenin tüm fertlerini öldürdü

Mehmetçiğin dikkati Doğu Akdeniz'de faciayı önledi